|
Geçtiğimiz İki Hafta'da İstanbul Müzik Sahnesi’ne Bakış
Bayram dönüşü bir Cuma gecesi. Bayram nedeniyle İstanbul il sınırları dışına çıkan bünyem bir an önce Taksim civarlarına atmak istiyor kendini, atıyorum da. Indigo’nun sokağına gidiyorum. Son zamanların gözdesi, nam-ı diğer Sokak Projesi. Wufi’nin performansını izleyeceğiz. Yanımda dergimizin müzik editörlerinden Gönenç ve birkaç arkadaş var. Havanın da güzel olmasından hareketle sokakta epey takılıyoruz. Indigo’da konserler oldukça geç başlıyor malum, bir de sigara yasağı eklenince herkes sokakta takılıyor artık.
Wufi’yi en son Rock N Coke’ta izlemiştim, gayet iyiydiler. Şimdi ise hem çalacaklar, hem de kliplerini gösterecekler. Konser başlar başlamaz Indigo tıklım tıklım oluyor. Seveni çok Wufi’nin. Gayet de iyi çalıyorlar. Harun İzer’i görüyorum, o benimle aynı görüşte değil. Türkiye standartlarına göre iyi diye ekliyorum. Geçtiğimiz sene yayınlanan Le Titre albümlerinde olmayan bir şarkıya çekilmiş bir klip izliyoruz. O da gayet iyi.
Aralık ayının 5’i, yine aynı sokaktayız. Dergi ekibinden Hikmet, Hemi ve Radyo Eksen’den Şehnaz var yanımda. Nasıl bir cumartesi gecesi ise; facebook’taki tüm eventlere göz gezdirmemize rağmen gidecek tek bir konser bulamıyoruz. Ayaküstü müzik sektörü sohbetleri, Reset!’in ileriki dönem planları derken gece bitiyor, haftasonu bitiyor.
Geçtiğimiz Salı gecesi Reset! tayfası olarak buluşup dergimiz müzik editörlerinden Gazali’yi askere uğurluyoruz. Urban’da artık son muhabbetleri de edip, Cem Kayıran ve Hemi’nin, B-Yüzü isimli programına katılmak için Açık Radyo’ya gidiyoruz. Oldukça eğlenceli bir program oluyor, bir yandan sohbet edip, diğer yandan müzik dinliyoruz. Gecenin sonunda Gazali’ye veda.
Reset!’in 46. Sayısında röportaj yaptığımız N.A.K.İ.T. grubunu izlemeyi istiyorum uzun süredir. Geçen sene bu zamanlar Onur sık sık bahsederdi gruptan. Ardından askerlik, yaz sezonu falan derken bir türlü kısmet olmamıştı grubu izlemek. Çarşamba akşamı Dogzstar’dayım. Konser öncesi Hemi’nin seti var, fazla takılamıyorum; terasa, grup elemanlarının yanına çıkıyorum. Daha öncesinde tanışmıştık. Herkesin derdi aynı, nerede bu müzikseverler. Öyle bir noktadayız ki artık, dışarıya müzik dinlemek için çıkan bir kitle yok gibi. Cover müziği saymıyorum, hepsi tıklım tıklım dolu. 10 senedir tüm cover grupları aynı şarkıları çalıyor, müzik sektörüne hiçbir katkıları yok. Diğer tarafta ise N.A.K.İ.T. gibi kendi müziğini yapan gruplar ise neredeyse boş salonlara çalıyorlar. Bir çözüm bulmak lazım.
N.A.K.İ.T. hem müzik kalitesi açısından, hem de sahne açısından başarılı bir grup. Birkaç güzel cover araya sıkıştırsalar da kendi şarkılarını çalıyorlar, sahneden inip seyircinin arasına karışıyorlar. Konser bitiyor, yine terastayız. Ertesi gün iş olmasına rağmen devam ediyorum geceye. Gruptan Birkan ve İbrahim’le komşu çıkıyoruz.
Gorillaz Sound System Otto Santral’deydi geçtiğimiz Cuma. Aynı gün Peyote’de ise She Past Away ve Bon Mod’lu Remoov The Night. Ama nasıl bir Cuma. Mevsimin ilk soğuk gecesi, gündüz DTP kapanmış, herkes tedirgin. Gorillaz biletleri de 70 ytl gibi uçuk bir meblağda. Yok canım çıkmıyorum ben bu gece. Sonradan öğrendiğim kadarıyla en boş günlerinden birini yaşamış Taksim. Normaldir.
Pozitif’ten ve dergimizden Hayalsu’yla Babylon’un önündeyiz cumartesi gecesi. Q dergisinin, ölmeden önce görmemiz gereken 10 DJ’den biri olarak lanse ettiği Dj Yoda geçecek birazdan setin başına. Gelmeyenler üzülsün, Q dergisi haklıymış. Hip-hop ve soul setiyle Dj Yoda fena dans ettiriyor. Görselleri de cabası. Fazla duramıyoruz ama. Gitmemiz gereken bir parti var; Insomnia by Beck's.
The Hall’da uzun süredir görmediğim bir kalabalık var. Becks hiçbir masraftan kaçınmamış, eşantiyonlar her yerde. Setin başında ise Murat Beşer. Parti 60’lar konseptinde. Şarkılar da o dönemden, herkes dans ediyor. Ocak ayında 70’ler partisi olacaktır muhtemelen, heyecanla bekliyoruz.
Gecenin ve haftasonunun kapanışını Peyote Teras’ta; veya N.A.K.İ.T. elemanlarının deyişiyle “çay bahçesinde“ yapıyorum. Saat dörde çeyrek var, son siparişler alınıyor. Kalkalım diyoruz, Peyote giriş katında adım atacak yer yok, bırakalım dans etsin herkes.

|
|
|
|
|
|
|
|