DOSYA |
 |
Roll Over Part 2: Oscar Wilde Busesi |
Takip edenler bilir, Roll özellikle pek kimsenin aklına gelmeyecek tuhaf başlıklarıyla meşhurdur. Bu yüzden bir Morrissey konseri için atılmış ve kesinlikle favorilerimden biri olan bu başlığı yazım için ödünç almakta sakınca görmedim. Alternatifleri; Madem ki Realizm Diye Bir Şey Var, Şeytan Aldı Götürdü ve Kutup Ayıları Sarmaşıklarda Sallanabilir mi? idi, aralarından bunun yerinde olacağını düşündüm.
Devam > |
|
 |
Amsterdam Dance Event # 2 |
ADE 2009 için hazırladığım yazının ikinci bölümünde sizlere katılmayı seçtiğimiz eventlerden izlenimlerimizi paylaşacağımı belirtmiştim. Bu yazıda mekân olarak Melkweg, Sugar Factory ve The Powerzone’da düzenlenen eventlerden bahsedeğim.
Devam > |
|
 |
Beat Generation Vol.2
Beat Kuşağının yaratıcısı: Allen Ginsberg
|
Elbette “Uluma” (Howl) sadece Beat edebiyatının değil, o güne kadar yazılmış tüm lirik edebiyatın en gaddar dille yazılmış ancak bir o kadar da etkileyici, gözlerimizi kimi zaman yuvalarından çıkaran, kimi zaman ise yaşlarla dolduran şiiridir. Uluma terbiyesizce yazılmıştır,
Devam > |
|
|
|
|
|
RÖPORTAJ |
 |
Black Lips Röportajı |
Atlanta’nın kötü çocukları olarak tanımlanan Black Lips’in solisti Jared’la kısaca müzikten konuştuk. Meğer kendisi Selda Bağcan hayranı olan müzisyenlerdenmiş!
Devam >
|
|
 |
Transformer Röportajı
|
28 Kasım Bronx Pi Sahnesi’nde gerçekleşen konser öncesinde, 2005 yılında Johny Giles (vokal, trompet, keyboard) ve Craig Mack (bass) tarafından kurulan ve daha sonra Fransız Stephane Hourdille (davul) ve Belçikalı Ben Adamo’nun (gitar, keyboard) da gruba eklenmesiyle günümüz kadrosuna kavuşan, funk’tan new wave’e bol etkileşimli electro pop grubu Transformer ile röportaj yapma fırsatı bulduk. Menajerleri Tom Nettleton’ın da katıldığı röportajda gayet eğlenceli dakikalar yaşadık.
Devam > |
|
 |
İstanbul Indie Sahnesi #7
Wufi Röportajı |
Bugüne kadar müzikle çeşitli şekillerde ilgilenen üç kişinin bir araya gelişiyle oluşan WUFI, 2008’de yayınladığı ilk albümün üstünden geçen tam bir yılda elektronik müzik dinleyicilerinin favori isimlerinden biri haline geldi. Türkiye’de gittikçe yaygınlaşan elektronik/dans müziğinin öncülerinden sayabileceğimiz WUFI ile albüm öncesi ve sonrası üzerine konuştuk.
Devam >
|
|
|
|
|
|
|
|
BAZILARI UZUNÇALAR |
 |
| Bazıları Uzunçalar |
// Emperor Machine – Vertical Tones and Horizontal Noise (Part 2)
// The Juan McLean - Give Me Every Little Thing
Geçen hafta gerçekleştirdiğim Londra gezisinin ardından edindiğim bir çok plak arasından iki 12” formatlı single’dan bahsetmek istiyorum. Bunlardan ilki DFA’nın gurur kaynaklarından The Juan Maclean’ın 2005 tarihli Give Me Every Little Thing single’ı, bir diğeri ise space disco’nun en karanlık deliğinden hınzırca müzik yapan DC Records’un en popüler isimlerinden Emperor Machine’iın 12” formatlı 6 parçaya bölünmüş Vertical Tones and Horizontal Noise serisinin 2. numaralı mini albümü.
Devam >
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ALBÜM LİSTELERİ |
|
1-Arctic Monkeys - Humbug |
|
2-The Marry Onettes - Island |
|
3-Kings of Convenience - Declaration of Dependence |
|
4-Real Estate – Real Estate |
|
5-Animal Collective – Fall To Be Kind (EP) |
|
6-Bottin - Horror Disco |
|
7-Little Dragon - Machine Dreams |
|
8-Fuck Buttons – Tarot Sport |
|
9-The Cribs - Ignore the Ignorant |
|
10-Editors – In This Light And On This Evening |
|
|
|
BU HAFTA NELER DİNLEDİK |
1-Hurts – Wonderful Life |
2-Vampier Weekend - Cousins |
3-Animal Collective – Brother Sport |
4-The Marry Onettes - Dare |
5-Lcd Soundsystem – Bye Bye Bayou |
|
|
|
|
|
KULAKTAN KAÇANLAR |
 |
Alpinestars - White Noise |
Alpinestars, elektronica rock sound'unu iyi bilen ve icraat eden arkadaşlardan oldu tam 5-6 yıl boyunca. Bu süre zarfında 2 stüdyo albümü çıkardı Alpinestars. 2003 sonuna kadar da birçok yerde hem canlı performans hem de DJ set yaptılar, fakat esas güzel iş 2.albümleri olan White Noise oldu.
Bu albümün bana göre en önemli özelliği, Placebo’da Brian Molko’nun Carbon Kid
Devam >
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ALBÜMLER |
 |
Animal Collective -Fall Be Kind - EP |
Ocak ayında çıkardıkları sekizinci stüdyo albümleri “Merriweather Post Pavillion”la, bütün bir yıl boyunca isimlerini en iyiler arasında yer alan Animal Collective
Devam > |
|
 |
Annie - Don’t Stop |
Annie’nin Island Records’tan çıkması planlanan ikinci albümü “Don’t Stop”, ilk single “
I Know Ur Girlfriend Hates Me”’ye klip çekilmesiyle sabırsızlıkla beklenir olmuştu
Devam > |
|
 |
Dashboard Confessional - Alter the Ending |
Chris Carrabba’nın yan projesi olan Dashboard Confessional yeni albümleriyle karşımızda. Amerikalı alternatif rock grubunun son albümü Alter the Ending
Devam > |
|
 |
Ebony Bones - Bone of My Bones |
Birçok kez bir şeylerin geçmişteki izlenimlerin yarattığı önyargıyla harcandığına tanıklık etmişizdir.
Devam > |
|
 |
Muse – The Resistance |
Bellamy’nin kafası git gide karışıyor olmalı. Muse’un da yeni albüm öncesi ve sonrası alevlendirdiği tartışmalar albümün müzikalitesinden ziyade
Devam > |
|
 |
Real Estate – Real Estate |
70'lerin sonuna doğru, disco kültürünün yerini yavaş yavaş synth tarafından domine edildiği günlerdeki sound, Simian Mobile Disco'nun
Devam > |
|
 |
Saltillo - Ganglion |
Elektronik müziğin son zamanlarda çok fazla popülerleşmesi, arkaya “dum tıs” efektini veren herkese albüm yapma cesaretini verir oldu.
Devam > |
|
 |
Telepopmusik - Ghost Girl EP |
Fransız elektronik müzik gruplarından Air ve Les Rythmes Digitales’in takipçileri olarak kabul edilen Telepopmusik, beyninizi ele geçirme gücüne sahip
Devam > |
|
 |
Them Crooked Vultures - Them Crooked Vultures |
“Bir sonraki projemde ben davulları çalacağım, gitarda Queens Of The Stone Age’den Josh Homme, baslarda ise Led Zeppelin’den John Paul Jones olacak”
Devam > |
|
 |
tUnE-YaRdS- Bird-Brains |
Paylaşım bloglarının ve korsancıların insafına dayalı; indirile paylaşıla yayılan; değeri, anlamı, yorumlanması dinleyici ve üretici için değişik bir hissiyat
Devam > |
|
 |
Wolfmother – Cosmic Egg |
2010’a yaklaştığımız şu günlerde, eminim sık sık “2000lerin en iyi albümleri”, “son 10 yılın en iyi grupları” temalı listeler okuyorsunuzdur.
Devam > |
|
 |
Devendra Banhart - What Will We Be |
Son zamanlarda Devendra Banhart ile ilgili sakalını bıyığını kesmiş, elini yüzünü yıkamış olması dışında gelen haberler ile ilgilenmiyordum.
Devam > |
|
|
|
|
|
|
|
|
GRUP - MÜZİSYEN |
 |
| Grafton Primary |
Van She, Pnau, The Presets, Empire of the Sun derken hergün hayatımıza yeni bir Avustralyalı grup girmeye başladı. Dünyanın önemli müzik ülkeleriyle aralarındaki fiziksel mesafeyi internet yoluyla kırmayı başaran Avustralya’da geçmişlerinde yerel olarak iş yapmış olan gruplar, artık Asya’ya, Avrupa’ya hatta Amerika’ya açılabilir hale geldiler. Özellikle elektronik müzik sahnesinde adından söz ettiren Avustralya, artık insanların yakından takip ettiği ve araştırdıkça çok başarılı, adı sanı pek duyulmamış grupların günışığına kavuştuğu, ünlendiği bir ülke haline geldi. Yazımızda bu ülkeden, adı özellikle son zamanlarda kulaklarımızda çınlamaya başlayan ve birçok elektronik öğeyi içinde barındıran, Sydneyli grup Grafton Primary’den bahsedeceğiz.
Benjamin (vokal,synth) ve Joshua Garden (synth,keytar) kardeşlerin besteleri ürettiği ve canlı performanslarda davulda Robbie Mudrazija’nın katkıları ile 2006’nın başında kurulan ve kısa bir sürede Sydney’de çalmaya başlayıp daha sonra da Melbourne ve bir çok Avustralya şehirin çalmaya başlayan grup, 2007’de çıkardıkları “Relativitiy” adlı 6 parçalık EP’leri ile isimlerini yerel olarak daha da duyurmaya başladılar. Synth’in ön planda olduğu parçalarında günümüzün eletropop ve dance öğelerine ağırlık verdiler.
Devam > |
|
 |
 |
| Moderat = Modeselektor + Apparat |
“It is the shit” diye tanımlanan bir grup düşünelim önce. Böyle bir tanımı en son hangi müzisyen veya grup için yaptığımız düşünüldüğünde, böylesi içtenlikle bu kadar basitçe sevgi ve hayranlığı dile getirmenin yollarını aratabilecek, haiku kadar kısa bir cümle kurdurtup her dinlendiğinde daha da mutlu edebilecek kaç yeni grup veya proje kalıyor elimizde? Şimdi de bu cümlenin sahibine bir bakalım. Son yüzyılın belki de en başarılı grubu olan Radiohead’in Thom’undan bahsediyoruz, evet. Takdir edersiniz ki bu adamın ağzından böyle bir söz duymak bu kadar da kolay değildir. Sevilse de sevilmese de bir şekilde her birimizin hayatının bir dönemini işgal etmiş bu adamın aklına Modeselektor için gelen tanım buydu. Apparat ise Berlin semalarından buralara uçarken, içimizde heyecan kabarcıkları oluşturacak kadar eğlenceli bir idm sunuyordu bize bugüne kadar. Her ne kadar Modeselektor kadar ele avuca gelir bir ağırlığı yoksa ve övgü skalası geniş değilse de Ellen Allien’ın beraber çıkardıkları albümün neredeyse tümüne baskın olmasına izin vereceği kadar çok sevdiği bir proje bu da.
Devam > |
|
 |
|
|
|
|
|
| |
|