İstanbul Indie Sahnesi #7
Wufi Röportajı
Bugüne kadar müzikle çeşitli şekillerde ilgilenen üç kişinin bir araya gelişiyle oluşan WUFI, 2008’de yayınladığı ilk albümün üstünden geçen tam bir yılda elektronik müzik dinleyicilerinin favori isimlerinden biri haline geldi. Türkiye’de gittikçe yaygınlaşan elektronik/dans müziğinin öncülerinden sayabileceğimiz WUFI ile albüm öncesi ve sonrası üzerine konuştuk.
Reset! Magazine : İlk olarak WUFI’yi bize kendiniz anlatır mısınız? Nedir WUFI’nin hikayesi?
WUFI: WUFI`nin temelleri Can ve Cem ortaokulda The Beatles dinleyip, konuşup çalarken atıldı. Lisede Cem`in İzmir’e taşınmasıyla yolları ayrılan ikili üniversitede tekrar karşılaşınca önce serbest formlarda müzik yapmaya sonra cover grubu kurup sıkı repertuarlı konserler vermeye başladılar. İki sene sonra ortaya besteler de çıkınca bir stüdyo arayışına giren ikili tesadüfen yollarını Ali Rıza Şahenkle kesiştirdi ve albümlerini kaydetmeye başladı. Kayıtlar esnasında Ali Rıza`nın göz ardı edilmeyecek katkıları sonrası WUFI oluşmuş oldu.
Reset! Magazine : Albümünüz yayınlanalı tam bir yıl oldu. Nasıl geçti albümden sonraki bu bir yıl?
WUFI: Çok genel kapsamlı bir soru. Ama kısacası hem eğlenceli, hem sancılı hem de tecrübe edinilesi anılarla dolu.
Reset! Magazine : Her şeyden önemlisi, albüm sizin içinize sindi mi? “Evet bu yapmak istediğimiz albümdü” diyebiliyor musunuz?
WUFI: Yapmak istediğimiz albüm, hedef bir sound ve prodüksiyon yoktu ama albüm gerçekten içimize sindi.
Reset! Magazine : Her grup için albüm çıkarmak –özellikle Türkiye’de- bir eşik niteliğindedir. Türkiye’de gruplara karşı “albümlü grup” , “albümsüz grup” gibi sert bir ayrımdan söz edebiliriz. Siz bu “albümlü grup” olmanın artılarını gördünüz mü?
WUFI: Albümsüz grup olmanın dezavantajlarını yaşamamış olmamızdan kaynaklanıyor olsa da, albümlü grup olmanın pek bir avantajını göremedik. Zaten albüm bir kartvizitten öteye gitmiyor ki, WUFI alternatifliğinde ve rahatlığında gruplar için çok daha fazla geçerli bu.
Reset! Magazine : Türkiye için aslında “yeni” tabir edebileceğimiz bir müzik yapıyorsunuz. Şu an için Türkiye’den WUFI’ye ilgi ne durumda?
WUFI: İlgi gittikçe yükseliyor. İlk günler (aylar) herkes ağzı açık bir şekilde ne yapıyor bu adamlar diyordu, şu an şarkıları söyleyen bir kesim insan var. Bakalım neler olacak?
Reset! Magazine : Albümünüz ilk çıktığı zaman internette okuduğum bazı yazılarda sizin için “Daft Punk’ın kopyası”, “Bunlar Bedük 2 ya!” gibi yorumlar vardı. Bu yorumları ne kadar takip ediyor ve/veya ne kadar ciddiye alıyorsunuz?
WUFI: Değer verdiğimiz bir iki blog, gazete ve dergi dışında pek takip etmiyoruz ve de önemsemiyoruz. “Bunlar Bedük 2 ya!!” yaklaşımına değer vermemiz bir sürü nedenden dolayı mümkün değil. En önemlisi yorumlarına önem vereceğimiz insanın öncelikle Bedük’le tek ortak noktamızın ‘İngilizce (!)’ olduğunu hemen anlaması gerekiyor. Bu durumda biz sadece Bedük 2 değil, binlerce grubun kopyasıyız.

Reset! Magazine : İster istemez, benzer türlerde müzik yaptığınızdan Portecho, Post Dial, Bora Uzer gibi isimlerle aynı sınıfta görülüyorsunuz. Türkiye’deki diğer elektronik müzik gruplarıyla ilgili neler düşünüyorsunuz?
WUFI: Portecho (bu noktada belirtmeliyiz ki Deniz Cuylan bir sürü anıyı paylaştığımız bir dostumuzdur) uzun süredir diyalog halinde bulunduğumuz bir grup. Yine aynı şekilde “elektronik” çatısı altında toparlanabilecek de olsak, gerek kullanılan sample’ların yapısı gerek enstrüman seçimleri, vokal yorumları, beste nitelikleri, armoniler, düzenlemeler göz önüne alınırsa gerçekten farklı noktalarda duruyoruz ve farklı yönlerde ilerliyoruz. Keşke Portecho ve WUFI gibi aynı arsada bulunup farklı çatılardan farklı açılara ateş eden 5-6 grup daha olsa.
Reset! Magazine : Önyargısız bir dinleyici aslında şarkıların içindeki farklı etkileşimleri kolaylıkla sezebilir. Ama WUFI’nin kendi ağzından kimlerden esinlendiğini, ilham aldığını duymakta fayda var sanırım. Kimlerdir WUFI’yi heyecanlandırıp bu müziği yapmaya iten?
WUFI: Dinlediğimiz müziğin genişliği üçümüzü toplayınca gerçekten yüksek. Kimlerden ilham almış olduğumuzu bilmesek de farklı tatlarda bir sürü genreyi seneler içinde tükettik ve yeniden tükettik. Bunlar içinde JS Bach, Rachmaninoff, The Beatles ve Queen’in yeri çok ayrı. Ama kim Barış Manço’dan etkilenmediğini söyleyebilir ki?
Reset! Magazine : Peki şarkı oluşum sürecinizden biraz bahsedebilir misiniz?
WUFI: Albümdeki parçaların çoğunluğunun hikayesi Cem’in bir riff ve yarım yamalak sözleriyle başlıyor. Sonra kapanıyoruz ve kavga ediyoruz, bir şeyler çıkıyor, yeniden kavga ediyoruz, dinlyioruz ve hepsini çöpe atıyoruz. Yeniden çalmaya başladığımızda geriye kalanlar besteyi oluşturmuş oluyor. Ama 4-5 tane sadece üçümüzün tuhaf hareketleri, hataları ve enstrümanlarla (vs) yaptığı deneyler sonucunda ortaya çıkmış parça var ve onlarla da gayet barışığız ve bu parçaları da hemen hemen her konserde çalıyoruz.
Reset! Magazine : Bu tip yüksek tempolu dans müziğinde şüphesiz bir grup için en önemli nokta sahne performansıdır. WUFI’nin sahne performansı hakkında ne diyebilirsiniz? Albümdeki parçaların orijinal hallerine sadık mı kalınıyor yoksa sahnede farklı şeyler ortaya çıkıyor mu? Bir de tabi ki görsel olarak bir şeyler kullanılıyor mu?
WUFI: Bizim gurur kaynağımız performanslarımız. Hiçbir şeye sadık kalmıyoruz. Sadece albüme değil, bir önceki konsere de sadık kalmıyoruz. Görsel düzeyde de kötü veya zayıf bir başlangıç yapmak istemedik, müziğimizden gurur duyduğumuz için olabilir. Ama kağıt üzerindeki bazı konser görseli projelerini gerçeğe çevirme ihtimalimiz çok yükseldi.
Reset! Magazine : Türkiye’deki birçok müzisyen ve grup için en büyük sıkıntı yeterince konser verecek alan olmaması. Bu durum çok seyrek konser verilmesine yol açıyor. Sizin için bu durum nasıl seyretti bugüne kadar?
WUFI: İstanbul’da konser verebileceğimiz 3-4 yer var. Zaten düzgün performanslar dönüp döndürülüp aynı yerlere konuluyor. Birinci yılımızda bunun sıkıntısını pek çekmeyecek sıklıkta konser verdik. Zaten kitle yaratırken bol konserden önemlisi düzgün konserler vermek. Onun için venuelerin artmasındansa düzgün performans yapan grupların artması, venuelere daha fazla ihtiyaç duyulması ve kalite şeylere alışan bir kitle oluşturulması çok daha iyi olur. Zaten booked out venueler ve performans yapamayan müthiş gruplar senaryosu yok ortada.
Reset! Magazine : Peki konserlerden bahsetmişken, yaklaşan etkinlikleri, konserleri de sizden öğrenebilir miyiz?
WUFI: 4 Aralık’ta Indigo’yu sarsmayı düşünüyoruz Rock’n Coke beşlisiyle. 8 Aralık’ta ilk defa Anadolu yakasında çalacağız, Suadiye JazzStop.
Reset! Magazine : Hem İngilizce sözlü müzik yapıyor oluşunuz hem de aslında yurt dışında çok daha fazla tüketilen bir müzik yapıyor oluşunuz akıllara “yurt dışı hedefleri arasında var mı?” sorusunu getiriyor. Müziğinizi yurt dışına taşımak konusunda bir arzunuz, çalışmanız var mı?
WUFI: Yurt dışına taşıma arzumuz tabii ki var. Ama bu konuda aceleci davranmak yerine İstanbul gibi müthiş bir şehirde tecrübe kazanmayı tercih ettik. 2010 yazı WUFI için çok şey değiştirecek.

|