|
İstanbul Indie Sahnesi # 6
Remoov Records Röportajı
Yeni sezonun açılması ile eş zamanlı tanıştığımız Remoov Records, bağımsız müzik sahensine ani bir giriş yaptı. Taksim’de çeşitli mekanlarda gerçekleştirilen yüksek katılımlı tanıtım partileri ve konserler sonrası Remoov ekibi ile bünyesindeki gruplar, Türkiye’de müzik yayımcılığı ve gelecek projeleri üzerine konuştuk. Fikirleri ve yapmak istedikleri ile bizi oldukça heyecanlandıran Remoov ekibine bir de siz kulak verin.
Reset! Magazine: Bize biraz Remoov Records’dan bahseder misin? Nasıl ve ne zaman kuruldu Remoov ?
Doruk: Remoov Records eylül sonu ekim başı gibi hayata geçti. Remoov’un kurulmasındaki ana fikir grupları bir yayımcı çatısı altında toplayıp, tanıtım ve dağıtımını yine bu çatı altında sürdürmekti. Gerçekleştireceğimiz etkinlik ve geceler ile henüz gelişim aşamasında olan bağımsız yerel müzik sahnesini kuvvetlendirmek ve bir kimlik kazandırmak amacındayız. Bunu gerçekleştirdikten sonra ise daha güçlü bir sahne ile yerel müziği yurt dışına açmayı planlıyoruz.
Reset! Magazine: Remoov’un arkasında kimler var? Kaç kişilik bir ekipsiniz ve şu an neler ile uğraşıyorsunuz?
Doruk: Remoov aslında benim. Bu fikrin bulucusu, kurucusu ve uygulayıcısı, sonuç olarak ortaya çıkan müziğin yayımcısı da benim. Tüm bunların yayında yönetim ve prodüksüyon anlamında da bana baya bir iş düşüyor. Bon Mod’u burada yapıyoruz. Aynı şekilde Ramadan’ın da alt yapılarını burada şekillendiriyoruz. Ramadan ile ilk tanıştığımızda kendi besteleri ve kayıtlarını getirdi. Burada beraber alt yapılarını oluşturduk şarkıların. Bir nevi stilislik yapıtım denilebilir. Aynı zamanda sahnede de eşlik ediyoruz Ramadan’a grup olarak. Şu anda Gözyaşı Çetesi’nin mix’lerini yapıyorum, She Past Away’inkileri tamamladık.

Reset! Magazine: Bu kadar işin arkasındaki isim olarak Doruk, biraz da kendinen bahseder misin? Seni Supermatik döneminden tanıyanlar da olacaktır muhtemelen.
Doruk: 1997 yılında İngiltere’ye gittim ve orada müzik teknolojileri üzerine eğitim aldım. 2000 yılında mezun oldum ve tekrar Türkiye’ye döndüm. Aslına bakacak olursak çok uzun yıllardır hep bir şekilde müziğin içindeydim. Ufak çaplı gruplarım ve projelerim oldu, davul çalıyordum ben o zaman. Bu projelerden biri de Süpermatik’di.
97’de İngiltere’ye gittiğimde ufaktan başlamıştım elektronik müzik yapmaya. MPC 2000 sampler’ım vardı ve bu alet ile bir şeyler üretip kayıtlar yapıyordum. Sonrasında sampler’ı satarak bir PC satın aldım ve o zamandır da müzik yazmak, yayımlamak konusunda tutkum devam ediyor.
Reset! Magazine: Türkiye’de bağımsız müzikleri yayımlamak fikri nereden çıktı? Seni bu konuma iten neydi?
Doruk: Birinci olarak müzik yayımlamak hoşuma giden bir şey ve aslında iş anlamında yapmak istediğim şey de buydu. Yeni müzikler beni her zaman heyecanlandırmıştır. Yayımcı olarak bu işin merkezinde olduğumda ise aldığım haz sanırım bu işi yapmak için geçerli sebebi sağladı bana.
Bir diğer neden ise sanırım, plak şirketine bağlı olarak müzik üretmenin bana çok zor gelmesiydi. Birine bağlı olarak çalışmanın, müzik üretirken beni zorlayacağını düşünüyordum. Teknolojinin de gelişmesi ile edindiğim imkanlar bana kendi müziğimi üretip yayabilme özgürlüğünü verdi ve bir şekilde bu işe koyulmuş oldum.

Reset! Magazine: Remoov bir plak şirketi değil bir yayımcı değil mi?
Doruk: Evet, kesinlikle. Bunu özellikle vurgulamak istedim. Şu anda bir müzik yayımcısı Remoov.
Reset! Magazine: Remoov bünyesindeki gruplardan biraz bahsedelim istersen. Hangi isimler var şu anda Remoov’a bağlı olarak?
Doruk: Şu an resmi olarak dört grup ile çalışıyoruz, Bon Mod, Ramadan,Gözyaşı Çetesi ve She Past Away.
Bon Mod, ben ve Aslı’dan oluşuyor. Müzikleri beraber yazıyoruz. Alt yapı ve prodüksüyon kısmını ise ben hallediyorum. Bu formasyonda devam ediyoruz şimdilik. Tür olarak ise elektronik müziğin bir uzantısı denilebilir. Bir çok alt türden bir şeyler duymak mümkün Bon Mod dinlerken. Dans müziği olmak için oldukça kısa ve söz bazlı besteler, fakat electro-pop için de bir o kadar sert. Belirli bir kategoriye koyamıyorum ki güzel olan da bu sanırım.
Ramadan kendi bestelerini yapıyor, kendi sözleri. Sahne tavırları ve gösterisi tamamen kendi fikirleri. Bu açıdan bakıldığında Ramadan’ın müziği kendini ifade ediyor denilebilir. Tür olarak ise 80’lerin synth-pop’un bolca beslenmiş müziğine, kendi yaratıcı fikirlerini de entegre ederek farklı bir pop müzik formülü uyguluyor Ramadan.
She Past Away de aslında Ramdan gibi müziğinde kendini, Bursa’nın endüstiryel çevresini, olmayan gece hayatını ve daha fazlasını anlatıyor. Karanlık gitar riffleri ve gotik vokaller kullanıyorlar müziklerinde ve bu şekilde kendilerini ifade ediyorlar. Tarz olarak ise endüstriyel, gotik ve post-punk etkileşimleri olduğunu düşünüyorum.
Gözyaşı Çetesi Umut ve Pınar çiftinden oluşuyor. Besteleri daha çok Pınar üstleniyor aranjman kısmında ise Umut devreye gidiyor ve sahne grubunda basları çalıyor. Türkçe sözlü electro-pop grubu denilebilir Gözyaşı Çetesi için.
Reset! Magazine: En pop grubunuz galiba, değil mi ?
Doruk: Çalıştığımız gruplar için bir marjinallik - pop’luk skalası yaptığımızda en pop tarafta Gözyaşı Çetesi kalıyor denilebilir evet.
Reset! Magazine: Remoov’un bir grupla çalışması için aradığı özellikler neler?
Doruk: Bir grubun Remoov ile çalışabilmesi içim aslında tek kıstas benim beğenim oluyor. Ben ise müziğin ne kadar samimi ve olgun olduğuna bakıyorum temel olarak. İnsanların yaptığı müziği taşıyıp taşıyamadığını görmek istiyorum. Yani müziği eğlence için mi yapıyorlar sadece yoksa ciddiye mi alıyorlar, bu benim için önemli bir kriter oluyor.
Reset! Magazine: Belli bir çizgisi olacak mı Remoov’un yoksa bir Hard Core albümü de yayımlayabilir mi ?
Doruk: Bazı istisnalar dışında, Remoov adı altında indie-dance çizgisinde grupları yayımlamaya devam edeceğiz gibi görünüyor.
Reset! Magazine: Remoov’un yurt dışı planları olduğunu biliyoruz. Bunlardan biraz bahseder misin?
Doruk: Remoov’un asıl fonksiyonu, misyonu ve vizyonu bu noktada ortaya çıkıyor diyebilirim. Öncelikli hedefimiz burada bir sahne oluşturabilmek ve yerel sahneden destek olarak yurt dışında bu müziği yaymak. Aslına bakarsanız Peyote’nin önderliğinde gelişen bir bağımsız müzik sahnesinden söz edebiliriz. Eskisine göre çok daha ilerideyiz yani bu konuda.

|
|
|
|
|
|
|
|