Kate Moss Olmak veya Olmamak…

Kate Moss’un bundan 21 yıl önce nasıl keşfedilip, sansasyonlar yaratarak zamanın Cindy Crawford, Claudia Schiffer, Helena Christensen gibi amazon modellerinin arasında “minik-dev” model olarak ünlendiğini, yıllar boyu stil ikonu sıfatını büyük bir istikrarla taşıdığını, modacıların o biricik ilham perilerinden biri haline geldiğini birçoklarımız defalarca okuduk, dinledik. Tarzıyla o sezon neyin, nasıl giyileceğine yön verdiğine şahit olduk.

Moda dünyasında geçirilen bunca ultra-mega başarılı yıldan sonra Moss, 2007 yılında Topshop ile anlaşıp karşımıza “designer” statüsüyle çıktığında hiçbirimiz şaşırmadık. Bu noktada belirtmeliyiz ki Kate Moss’un bu “tasarımcı” unvanı biraz şaşırtmacalı, çünkü Moss için o tasarımları yapan bir ekip var aslında. Kate Moss’un Topshop’la imzaladığı üç milyon poundluk anlaşmanın karşılığındaki görevi ise koleksiyon için tasarımcıları yönlendirip, koleksiyonun modelliğini yapmak ve adının kullanılmasına izin vermek.

Ünlü top model bu işi üstlendiğinden beri moda basını tarafından çeşitli eleştirilerle karşılandı. Bazıları onu “aşırı zayıf, gerçek üstü kadınlar” için tasarımlar yapmakla suçladı, bazıları ise kendi gardırobunu marka için kopyalamakla… Bütün bu yorumlarla geçen üçüncü yılın ardından Kate Moss son olarak Topshop için bol “oryantal esintili” dördüncü koleksiyonunu hazırladı. Bambu baskıları, nilüfer çiçeği desenleri, kimonoyu andıran kesimler ile Asya kökenli materyallerin kullanıldığı bu koleksiyonda, fiyatlar 25 YTL ile 370 YTL arasında değişiyor. Koleksiyonu oluşturan parçalarda Moss’un ayrıntılara verdiği önem de oldukça dikkat çekiyor.

Kate Moss’un tasarımcılık macerası eleştiriye açık olabilir ama kendisinin zamanımızın stil ikonlarından biri olduğu tartışılamaz. Belki bu yüzdendir ki Moss’un dizaynlarına ilgi gösteren kesim “Kate’i idol alıp onun gibi görünmek isteyen genç kızlar” olarak tanımlanıyor moda basını tarafından. Kate Moss ise şöhretinin, koleksiyonun başarısıyla çok az ilgisi olduğunu düşünüyor. Ünlü model “Bence insanlar bu kıyafetleri benim gibi görünmek için almıyorlar, benim tasarımlara moda hakkındaki yirmi yıllık birikimimle katkıda bulunduğumu bildikleri için alıyorlar” diyor ve artık bir tasarımcı olarak ciddiye alınmak istediğini ilan ediyor. Topshop Moss’un bu sözlerini önemsemiş olmalı ki Kate Moss for Topshop’ın fiyatlarında genel bir artışa gitme planı yapılıyor. Ayrıca ‘limited edition’lara ve 200 YTL üstü kıyafetlere daha çok yer vermek de markanın Kate Moss için planladıkları arasında.

Moda otoritelerine kalırsa Moss’un tasarımlarının içinde ortalama bir bayanın “Kate kadar güzel” görünmesi imkânsız. Markanın satışlarına ve Moss koleksiyonlarının başarılarına bakarak söyleyebiliriz ki bu iddianın doğruluk payı oldukça az ve bu “çok zayıf kadınlar için yapılmışlık” oklarının inatla Moss’a yöneltilmesi de biraz adaletsiz. Özellikle günümüzün zayıflık takıntılı moda piyasasında “averaj bayanları” göz ardı eder bir imaj çizen tek modacının Kate Moss olmadığı çok açık. Ben açıkçası Kate Moss for Topshop parçaları giyen çoğunluğun “Moss gibi olmak” amacıyla hareket ettiğine inanmıyorum, ayrıca Moss koleksiyonundan giyinip “Kate kadar güzel” hatta daha güzel olmayı başarmış birçok “sıradan/ortalama bayan” gördüğümü de rahatlıkla söyleyebilirim. Bu durumda moda otoritelerinin bizlere: altından heykeli yapılan, günün ideal güzellik anlayışını yansıttığı düşünülen “Moss standartlarına” onun tasarımlarını giyerek ulaşılamayacağını dikte etme çabaları da boşa gidiyor.







 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010