KISA KISA HABERLER |
 |
- Filmekimi’nde galası yapılan ‘The White Ribbon’ filmi ile Cannes’da Altın Palmiye
Ödülü alan Michael Haneke yeni film projesi için çalışmaya başladı. İsmi henüz belli olmayan filmin konusu yaşlıların fiziksel anlamda bozulmaları ve gördükleri aşağılanmalar olacak. Fransız medyasında, bu filmde yer alacak iki isim olarak Isabelle Huppert ve Jean-Louis Trintignant açıklanmış olsa da, filmin yapım şirketi Les Films du Losange, filmin oyuncularının daha kesinleştirilmediğini belirtti. Isabelle Huppert, Haneke’nin ‘La Pianiste’ filminde Erika Kohut karakterinin olağanüstü bir performansla canlandırmış ve yönetmenin ödüllü birçok filminde de rol almıştı.
- İsmail Necmi, ‘Should I Really Do It? (Bunu Gerçekten Yapmalı Mıyım?)’ adlı ilk sinema filmi ile Montreal Yeni Sinema Festivali Uluslar arası Yarışma’da, en yaratıcı ve yenilikçi filme verilen ‘Daniel Langlois Innovation Award’ ödülünü kazandı.
- Son filmi ‘The Curious Case of Benjamin Button’ ile büyük bir başarı elde eden yönetmen David Fincher, 1990’lı yılların mini serisi ‘House of Cards’ filmini günümüze uyarlamak için çalışmalara başladı. Michael Dobbs’un romanından uyarlanan seride Ian Richardson’ın canlandırdığı ‘Francis Urquhart’ karakterinin Parlamento’daki hedeflerine ulaşabilmek için uyguladığı manipüle yöntemleri anlatılıyordu. Fincher, ‘The Curious Case of Benjamin Button’da birlikte çalıştığı Eric Roth ile bu projeyi tekrar mini TV serisi olarak hazırlayacak.

|
|
 |
- 70’li yılların Yeşilçam bilimkurgu filmi ‘ Kaptan Feza’ tutkunu altı yaşındaki bir çocukla, bir mafya tetikçisinin bir günlük öyküsünü konu edinen ‘Kaptan Feza’ filminin çekimlerini tamamlayan yönetmen Ümit Ünal yeni filmi ‘Ses’in çekimlerine geçtiğimiz günlerde başladı. Senaryosunu “Anne Tut Elimi” ve “Büyük Deniz Yükseliyor” adlı romanların yazarı Uygar Şirin’in yazdığı filmin konusu özetle şöyle; “Derya (Selma Ergeç) bir bankanın çağrı merkezinde çalışan ve annesi (Işık Yenersu) ile yaşayan genç bir kızdır. Derya'nın rutin giden hayatı gaipten duymaya başladığı bir sesin ortaya çıkması ile altüst olur. Genç kız, başlangıçta sesi duymazlıktan gelmeye çalışsa da ses kısa sürede genç kızın hayatını kontrol etmeye başlar. Derya'dan iş yerindeki patronu Onur'u (Mehmet Günsür) takip etmesini isteyen ses, genç kızın hayatını giderek korkunçlaşan bir kâbusa çevirir.”
Korku-gerilim türündeki bu filmde sekiz yıl aradan sonra Ümit Ünal ile Serra Yılmaz birlikte çalışacak. Serra Yılmaz’ın konuk oyuncu olacağı filmden önce ikili Ümit Ünal’ın 2001 yılında gösterime giren ‘Dokuz’ adlı filmde de birlikte çalışmışlardı.
|
|
 |
- Federico Fellini’nin ‘8 ½’ filminden uyarlanan, Rob Marshall’ın yönetmen koltuğunda oturduğu ‘Nine’ filminin oyuncuları Marion Cotillard, Kate Hudson, Stacy Ferguson, Nicole Kidman, Penelope Cruz, Judi Dench ve Sophia Loren, Vogue Dergisi’nin Kasım 2009 sayısı için ünlü fotoğrafçı Annie Leibovitz’e poz verdiler.
- Clint Eastwood’un Nelson Mandela’nın 1995 yılında Afrika’da yapılan rugby şampiyonası sırasındaki başkanlık dönemine odaklanan ve John Carlin’in “Playing the Enemy: Nelson Mandela and the Game That Changed a Nation” isimli kitabından uyarlanan “Invictus”un ilk fragmanı yayınlandı. Filmde Mandela’yı usta oyuncu Morgan Freeman canlandırırken Güney Afrika rugby takımının kaptanı Francois Pienaar rolünde ise Matt Damon var. Filmin fragmanına buradan ulaşabilirsiniz.
|
|
 |
- Buffy the Vampire Slayer ve Angel dizileriyle tanıdığımız şimdilerde Dollhouse dizisinin yönetmenliğini üstlenen Joss Whedon, Amerika’da Fox kanalında yayınlanan müzikal dizi ‘Glee’nin bu sezonu bitmeden bir bölümünü yönetecek. Daha önce Buffy the Vampire Slayer’ın ‘Once More, With Feeling’ adlı müzikal bölümünü de yazıp yöneten ve ‘Dr.Horrible’s Sing-Along Blog’ un da yaratıcısı olan Whedon müzikallere aşina. Amy Winehouse ve Journey coverlarıyla izlenme rekorları kıran Glee’ye bu sezon Pushing Daisies’in ‘Olive Snook’u Kristin Chenoweth de bir bölümlüğüne konuk oyuncu olarak katıldı.
- 1995’ten beri ödülleri sunanlar dışında sunucu olmadan gerçekleştirilen Altın Küre Ödülleri’ni bu yıl ‘The Office’ dizisinin senaryo yazımında yer alan komedyen Ricky Gervais sunacak. 67.si gerçekleşecek olan ödül töreni 17 Ocak 2010’da NBC kanalından canlı olarak yayınlanacak.

|
|
|
|
|
|
|
DOSYA |
 |
|
Filmekimi, sekizinci yaşında 17-25 Ekim tarihleri arasında Beyoğlu Emek Sineması'nda İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlendi. Beyoğlu Emek Sineması'nın yanı sıra bu yıl 23-24-25 Ekim tarihlerinde Cinebonus Maçka G-mall Sineması da Filmekimi filmlerine ev sahipliği yaptı.
Devam > |
|
|
|
|
|
RÖPORTAJ |
 |
|
“On Kadın”, “Polis”, “Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey”, “Beyoğlu’nun Arka Yakası” adlı filmlerin ve “Baba Evi” adlı dizinin senaristliğini yapmış olan Hüseyin Kuzu, senaryo yazımı ile ilgili düşüncelerini ve güncel sinemaya dair görüşlerini Reset Magazin'le paylaştı.
Devam >> |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
SİNEMA LİSTELERİ |
|
1- Nefes |
2- Yukarı Bak |
3- Kanalizasyon |
4- İki Dil Bir Bavul |
5- Drag Me to Hell |
6- Jennifer's Body |
7- The Time Traveler's Wife |
8- (500) Days of Summer |
9- Fame |
10- OceanWorld 3D |
|
|
|
YENİ ÇIKAN DVD'LER |
|
1-Star Trek 2 Disc Special Edition |
2-Transformers 2: Revenge Of The Fallen |
3-Kyle XY Sezon 2 |
4-Eden Lake |
5-Transformers Box Set |
|
|
|
|
|
ÖZEL DOSYA - SON 10 YILIN EN İYİ PERFORMANSLARI |
|
|
|
|
|
|
VİZYON |
1.jpg) |
(500) Days of Summer – Aşkın (500) Günü |
Bu “bir erkek bir kızla tanışır” hikâyesi ama yanlış anlaşılmasın bu bir aşk hikâyesi değil uyarısı ile başlıyor, “(500) Days of Summer”.
Devam > |
|
 |
Drag Me To Hell – Kara Büyü |
Kendimi bildim bileli sinemacı olmak istemişimdir. Çocukluğumda babamın hediye ettiği Super 8 mm’lik kamera ile dehşetengiz kısa filmler çekmişliğim vardı.
Devam > |
|
 |
İki Dil Bir Bavul |
Haftada beş gün bu ülkede okul çağına gelmiş çocuklar bu tekerlemeyi hep bir ağızdan söylüyorlar. İçerdiği şeyin ne olduğunu elbette bilmiyorlar;
Devam > |
|
 |
Jennifer’s Body – Kana Susadım |
Biraz aklı başında, omurilikten ziyade beyin üzerinden komut yürütüp çalışan, yeni öğrendiği kelimeleri cümle içinde
Devam > |
|
 |
Nefes: Vatan Sağolsun |
Son zamanlarda medyayı ve haber bültenlerini takip ettiğimizde Türkiye’de önemli değişimler olduğunu görmekteyiz.
Devam > |
|
 |
|
2003’te yayınlanan bu kitabı keşfettiğimde henüz ‘best-seller’ kategorisinde olmasa da kendine has bir hayran
Devam > |
|
 |
|
Lisede, mevcudu 27 olan bir kızlar sınıfının sayıları bir elin parmakları kadar olan erkek grubunun sporla da pek alakası olmayan bir üyesi olarak iştirak ettiğim
Devam > |
|
 |
|
Bir filmi izlemeden önce bazı beklentilerim oluyor. Hatta bu konuda Pavlov’un köpekleri ile benzer bir kaderi paylaşıyorum
Devam > |
|
|
|
|
|
VİZYON DIŞI |
 |
Citizen Kane – Yurttaş Kane |
Tek bir kelimeyle hayatımızı anlatmaya çalışsak acaba ne derdik? Bizi çok etkileyen bir eşyadan mı bahsederdik yoksa sadece birkaç sıfat
Devam >
|
|
 |
|
Sinema tarihinin görüp görebileceği en “pislik” filmlerin yönetmeni olarak hafızalara kazınan John Waters’ın 1977 yapımı filmi Desperate Living yönetmenin
Devam > |
|
 |
Jeux d'enfants – Cesaretin Var Mı Aşka? |
Ağlamaklı yüzler, baygın müzikler, gereğinden fazla bir hüzün ve durağanlık. Bu saydıklarım, “ klişe patlaması” aşk temalı
Devam > |
|
 |
Mammoth - Mamut |
Deneyimlerimizden dersler çıkarırız; fakat bu deneyimlerin ve dolayısıyla derslerin yerini yenileri alır ve biz o eski dersleri
Devam > |
|
|
|
|
|
|
|
YEŞİLÇAM |
 |
|
Aslında Yılmaz Güney’le ilgili düşünmek, yazmak çok zor bir is gerçekten, baya 40 50 fırın ekmek yemiş olmanız lazım (tabiri caizse) lakin çapımızca sinemasından, hatta sinemasından iddialı olur, filmlerinden birini diyelim konu edinmeye kalksak pek saygısızlık etmiş olmayız kanımca.
Neyse tedbirli başlangıcımızın ardından, “Ağıt”, “Zavallılar”, “Sürü”, “Yol”, “Duvar” gibi büyük filmlerini de saygıyla anarak ve tenzih ederekten bu sayıda ele aldığımız filmine gelelim.
Devam > |
|
|
|
|
|
KISA FİLM |
 |
Vincent |
Gözlerimi bir kapatıyorum elimdeki küçük oyuncak birden daha yırtıcı oluyor. Ama onu bu haliyle de seviyorum. Gözlerimi bir açıyorum yine o çocuk halime geri dönüyorum. Gözlerimi kapatıyorum ölmek isteyen biriyim, gözlerimi bir açıyorum daha henüz 7 yaşındayım… Deve cüce oyunu gibi… Bir yandan kocamanım ama bir yandan da aslında küçücük… Gözlerimi açıp kapatmak aslında sadece iki oyun dünyasındaki hızlı adımlarım. Bir yandan “Vincent Price” gibi davranırken bir yandan da “Vincent Malloy” oluyorum. Karanlıkla küçük bir çocuğun oynaması gibi…
Devam > |
|
|
|
|
|
|
|
ANİMASYON |
 |
| Neko No Ongaeshi - The Cat Returns |
Çözemediğiniz bir sorun yüzünden kendinizi üzgün hissederseniz, yardım almak için gidebileceğiniz bir yer vardır. Orası öyle bir yerdir ki...
''Spirited Away''iizledikten sonra anime dizilere başlamaya ve Studio Ghibli'nin bütün filmlerini edinip izlemeye karar vermiştim; bu kararım ''Tonari No Totoro''yu izledikten sonra kesinleşti. Fakat Imdb ve The Auteurs sitelerini açıp film listesi yaparak DVD dükkânına gitmem gibi bu da yalan oldu. Anime maratonu henüz yapamadım; fakat Studio Ghibli'nin, özellikle Miyazaki'nin filmlerini kaçırmamaya çalışıyorum. En son ''Ponyo on the Cliff by the Sea''yi izledim; ki bu filmi izledikten sonra da kararım değişmedi, en iyi Miyazaki filmi ''Tonari No Totoro''.
Devam > |
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
| |
|