The Daily Show With Jon Stewart

The Daily Show 1999’ta Jon Stewart’ı ekibe katmasıyla birlikte zaten varolan popüleritesini katlayarak ABD’nin özellikle liberal kesimi arasında en fazla etki yaratan programların başını çeker hale geldi. Jon Stewart hem sunucu hem de programın yapımcısı olarak arkasında şahane bir yazar ekibiyle yıllardır başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor. Emmy’den tutun Peabody ödüllerine kadar öyle çok prestijli ödül aldılar ki onları listelesem bu yazının sonu gelmez. Onun yerine size bu şovun ülkemizde çeşitli kanallarda gösterilen diğer “late night” komedi talk show’larından neden daha farklı olduğunu anlatayım.
The Daily Show’u izlemeyenler kumanda ellerinde zap yaparken haber programı olduğu izlenimine kapılabiliyorlar. İşin içinde seyirci ve kahkahanın olması bir yana, The Daily Show günlük haberleri verip daha sonra onların üzerinden espriler yaratan bir program da sayılmaz. Her yeni bölümün açılışında kullandıkları kaynak ve bilgilerde doğruluk kaygısı taşımadıkları uyarısı yapılıyor. The Daily Show; Comedy Central kanalının hicivsel, sivri dilli ama bir o kadar da kıvrak zekâlı komedi programı. Olayları liberal gözlerle değerlendirip, abartma yoluyla olduğundan da komik hale getirmek bir numaralı işleri. ABD’de haftanın dört günü yarım saatlik bölümlerle adının hakkını veren the Daily Show’un maalesef biz haftada bir gün “dünya baskısı (global edition)” versiyonu ile yetiniyoruz.
The Daily Show Bush hükümeti döneminde malzeme bolluğu yaşıyordu. Eleştirilecek konuların ardı kesilmiyordu. Seçim kampanyalarının başlamasıyla Barack Obama, John McCain ve Hillary Clinton’ı programa konuk oldu. Fikirlerini ne kadar keskin bir şekilde dile getirmeye alışık olsa da farklı görüşten insanları programına çağırdığında saygılı ama zeki sorularıyla onları terletmeyi iyi beceriyor. Eşcinsel evliliklerin yasallaştırılmasını öngören ‘Proposition 8’ oylaması ve aldığı tepkiler, Irak ve Afganistan’daki Amerikan askerleri, Fox kanalının değişmeyen cumhuriyetçi yanlısı haberleri geçtiğimiz yıl sık sık işlediği konular arasında yer aldı. Obama hükümeti ise onu ne yumuşattı ne de sıkıcı hale getirdi. Sağlık reformu karşıtı yorumlar, haberlerde sansür, ırkçı görüşler Amerikan siyasetini the Daily Show için her zamankinden verimli bir kaynak hale getirdi.
The Daily Show uluslararası bir seyirci kitlesi için hazırlanmış olsa da Amerikan kültürel göndermeleri ile dolu olduğu için bazı espriler havada kalabiliyor. Tüm program haberleri değerlendirme ve eleştirme ile geçmediği için bu çok büyük bir problem sayılmaz. Arada yazar ekibinin üyelerinin de katıldığı skeçler The Daily Show’un diğer favori etkinliği. Geçen haftalarda yayınlanan ekonomik kriz hakkındaki rap klibi bunun sadece bir örneği.
Jon Stewart arada ciddileşmeyi en azından yarı ciddi bir tavır takınmayı da ihmal etmiyor. Birbirinden ilginç ve alanlarında uzman olan yazar, bilim adamı ve oyunculardan oluşan pek çok konuğu programda ağırlıyor. CNBC’de Mad Money adlı ekonomi programında verdiği finans tavsiyeleri yüzünden sunucu Jim Kramer ile programları üzerinden ileri geri atışan Stewart, sonunda Kramer’i programında konuk etti. The Daily Show’un reytinglerinin tavan yaptığı bu bölümde, çoğunluğun düşüncelerini dile getiren eleştirileriyle CNBC kanalını alaşağı etmişti. ABD’nin terörist şüphelilerini sorgularken uyguladığı işkence taktiklerinden, yanlı televizyon kanallarının tarafsız haber yapamamalarına kadar her çeşit konuda düşündüğünü hiç sansürlemeden olduğu gibi seyirciyle paylaşması insanların kendisine güvenmesinde büyük bir etken.
Herkes politikanın ve ülke problemlerinin dalga konusu olmasını veya alaycı bir şekilde ele alınmasını sevmeyebilir. Bazıları bu yaklaşımın konuların ciddiliğini hafiflettiğini düşünecektir. Bana kalırsa Jon Stewart en alaycı haliyle bile hem Türkiye hem de Amerika’daki haber bültenlerinden çok daha mühim konulara dikkat çekmeyi başarıyor. Herkesin atladığı ufak ayrıntıları buluyor ve bunları hiç bir şeyi sorgulamadan medyaya güvenen sıradan izleyicinin gözleri önüne seriyor. Bu sırada kahkahalarla güldürebilmesi bir diğer avantajı.
The Daily Show kadrosunun popüler üyelerinden olan Stephen Colbert spin-off şovu The Colbert Report ile Comedy Central’ın diğer bir başarılı programına imza attı. Jon Stewart’ın da yaratıcılarından biri olduğunu düşünürsek The Daily Show’dan zevk alanları The Colbert Report hayal kırıklığına uğratmayacaktır.
Not: Cumartesi geceleri evde değilseniz ve Pazar günü 20.00’de tekrarını kaçırırsanız, the Daily Show’un “dünya baskısı” bölümünün en dikkat çekici kısımlarını resmi sitesinde bulabilirsiniz. Daha önce gelmiş konuklarla röportajları ve en iyi the Daily Show anlarını da bu siteden izleyebilirsiniz.
http://www.thedailyshow.com/

|