Nefes: Vatan Sağolsun

Son zamanlarda medyayı ve haber bültenlerini takip ettiğimizde Türkiye’de önemli değişimler olduğunu görmekteyiz. Bu değişimlerin belli başlı öğelerinden biri de herhalde Kürt açılımı olarak karşımıza çıkmaktadır. Haber bültenlerinin ve gazetelerin hemen her gün üzerinde durdukları konulardan biri olan bu açılımın ve terör sorununun hem Türk siyasi hayatında hem de Türk halkı nezdinde eski bir geçmişi olduğunu belirtmek de herhalde yanlış bir tespit olmayacaktır. Böylesine eski bir konu da bu zamana kadar sadece haber sayfalarında ve haber programlarında değinilen bir konu olarak karşımıza çıkmaktaydı. Fakat son zamanlarda ortaya çıkan yumuşak havanın etkisi ve farklı konular işlemek isteyen sinemacıların sayısının artması sonucunda, sinema sektörü aslında Türkiye’de ki sosyal hayatı en çok etkileyen bu konuya el atmaya başlamıştır.

Nefes de sinema sektöründeki bu açılım ile birlikte vizyona giren bir sinema filmi olarak karşımıza çıkıyor. Levent Semerci tarafından yönetilen filmin senaryosu ise eski bir asker olan ve Güneydoğu ile ilgili kitaplar yazan Hakan Evrensel tarafından oluşturulmuş. Film doğuda yaşanan terör sorununu ve karakol baskınlarını bize Türk askerinin gözünden sunuyor ve bunu yaparken de salt milliyetçilik eksenine doğru bir kayma olmuyor. Yani ortaya konulan proje milliyetçilik öğeleriyle betimlenmiş sadece gişe kaygısı olan ve halkın duygularını sömürmeye çalışan ve bununla bir prim elde etmek isteyen bir yapım olarak önümüze sunulmuyor. Elbette ki konunun işlenişi açısından milliyetçi öğelere yer verilmesi gerekmektedir ama bence bu yeterli düzeyde yapıldığı için film çokta milliyetçi bir havaya sahip olmamış.

Film daha çok orada olan, dağ başında ya da sınır karakolunda görevlerini yapmaya çalışan insanların psikolojisi üstüne odaklanmaktadır. Filmin birçok yerinde de bunları görüyoruz zaten. Askerlerin de aslında birer insan olduğuna ve onların da her şeyden etkilenebilecek bir anlayışa sahip olduklarına, bir aileye, kız arkadaşa ya da kavuşmak istedikleri bir sevgiliye sahip oldukları filmde vurgulanan bir nokta olarak karşımıza çıkıyor aslında. Ama 2365 metre yükseklikte bulunduklarında ise onların sahip oldukları tek şeyin sadece kendileri ve arkadaşları olduğu birlikte oldukları ve birlikte hareket edebildikleri ölçüde bir bütün olabilecekleri ve hayata tutunup nefes alabilecekleri vurgulanıyor. Orada görev yapan kişileri kendi gerçek hayatlarına bağlayan tek şey ise sadece bir telefon olarak karşımıza konuluyor.

Doktor ve Yüzbaşı ekseninde yaşanılan çatışmalara odaklanılarak aslında her iki tarafın da birbirlerine benzer yönlerinin olduğu ve toplumlar arasında belli başlı farklar bulunmadığı da - bunu karakolda görev yapan ve ailesiyle Kürtçe konuşan asker örneğinden de anlıyoruz-, filmin seyirciye vermek istediği mesajlardan bir tanesi olarak belirtilebilir. Filmde oynayan oyuncuların doğallıkları ve izleyen insanların belki de bu karakterlerden, kendilerine bir şey katabilmeleri ve onları benimseyebilmeleri filmde oynayan oyuncuların isimsiz kişiler olmasından kaynaklanıyor. Çünkü bu sayede yönetmen bu kişilerin farklı dünyalardan olmadığını, aramızdan çıkan her gün sokakta gördüğümüz kişiler olduğunu belirtiyor.

Filmde bulunan benzetmelerin ve göndermelerin ise filmin anlatımını güçlendirdiğini de belirtmeden geçemeyeceğim. Filmin başındaki soba sahnesi ile komando timinin girdiği çatışmaya yapılan gönderme ve filmin içinde askerlerin klasik saç kesim tıraşlarının ekrana yansıtılmasıyla Full Metal Jacket tadında bir benzetmeye sahip olması filmin iyi tarafları olarak karşımıza geliyor. Ayrıca filmin genelinde kullanılan çatışma ve kurşun seslerinin ve çatışma sahnesinin gayet iyi bir şekilde çekildiği ve insanı her zaman huzursuz eden, irkilten bir yapıya sahip olması da bu sahnelerin ve seslerin ne kadar iyi harmanlandığının bir göstergesi olarak karşımızda duruyor.

 




 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010