Övül Avkıran İle garajistanbul Üzerine

Bu sayımızda İstanbul’un en önemli çağdaş gösteri sanatları merkezi olan garajistanbul’u tanıtmak istedik. Hem duruşu olsun hem de yaptığı işler olsun Türkiye’deki büyük bir boşluğu kapatan garajistanbul kimdir? Nedir? Ne yapar? Bu soruların cevabını projenin kurucularından olan Övül Avkıran’dan aldık.

Garajistanbul İstanbul’un orta yerinde, çok gürültü çıkarmadan büyük işler başarıyor. Çalışanlarının ve destekçilerinin emekleriyle çok kalite işler sunuyor bizlere. Tiyatronun izleyicilerdeki ön yargısını kırıyor ve her yeni oyunda bizleri yeniye bırakıyor.
Daha önce garajistanbul’a gitmemiş olanlara tek tavsiyem bir tane oyunu seçip, bir akşamınızı bu mekanda olan oyunlar için ayırmanız olacak. Oyun bitip mekandan ayrılırken emin olun bir sonraki oyuna gelme planları yapıyor olacaksınız. Garajistanbulda yaşayacağınız yeni deneyimler, yeni bakış açılarıyla sizlere geri dönecek.

Garajistanbul sezonu “muhabir” oyunuyla açtı. 16 -31 Ekim tarihleri arasında idans’a ev sahipliği yapıyor olacak. Etkinlik programı ve garajistanbul hakkında daha fazla bilgi için :
Http://www.garajistanbul.org‘a göz atabilirsiniz.
Ayrıca biletler öğrencilere ve grup olarak gelenlere indirimli.
Şimdiden iyi seyirler dileriz…
Reset!:Bugün "çağdaş gösteri sanatları" dediğimizde aklımıza ilk gelen garajistanbul oluyor. Bu proje nasıl ortaya çıktı?
Ö.A: Projenin ortaya çıkışı çok uzun yıllara dayanıyor. 1995 yılında Mustafa Avkıran'la beraber kurmuş olduğumuz 5. Sokak Tiyatrosu Antalya'da yine bir garajda kurulmustu. Amacımız hem kendi tiyatro dilimizi oluşturabilmek hem de sürekliliğini sağlayabilmek için bir alan yaratmaktı ve Antalya'da yaptığımız işlerin İstanbul'la bir buluşma noktasını yaratabilmekti.
Amacımız bİr buluşma noktası yaratmaktı fakat bu hareket Antalya için biraz erken oldu. Ve bir süre sonra yine İstanbul'a döndük. İstanbul Sanat Merkezi 2. katta kendimize bir alan açtık ve çalışmalarımıza, işlerimizi üretmeye burada devam ettik. Fakat 10.seneden sonra artık bu yetmemeye başladı. Kendi topraklarımız üzerinde yaptığımız işleri burada paylaşıyorduk fakat burada yaptıklarımızı baska topraklara taşıyamıyorduk. Bunun tek bir nedeni vardı: mekansızlık. Ve bu rahatsızlık bizi göçebelikten tekrar bir mekan arayışına yöneltti.
İstanbul'da amacımıza uygun bir mekan aramaya başladık. Bu mekan arayışı çok uzun sürmedi.Garajistanbul'un şimdiki mekanını bulduğumuzda (o gün ne bir ekip ne de destekçimiz vardı.) riski göze aldık ve Mustafa Avkıran'la birlikte mekanı o gün kiraladık. Kiraladığımız zaman tek bildiğimiz, bu mekanın çağdaş gösteri sanatlarında bir buluşma noktası olabileceği ütopyası ve düşüydü.Tam 7 ay boyunca garajistanbul için ekip ve destekçi calışması yaptık. 7 ay sonrasında bu düş için çok iyi bir ekip kurduk. Sonrasında alt kadro kuruldu.Tüm ekip ve destekçiler sayesinde herkesin hayal olarak baktığı bu proje bugünkü halini aldı.
Reset!:İhtiyacınız neydi peki?
Ö.A.: İhtiyacımız çağdaş gösteri sanatlarının buluşma noktasını yaratmak, çağdaş dansın görünürlüğünü ve sürekliliğini sağlamaktı. Yanyana durabilmeyi başarabilmekti. Uluslararası camiada sağladığımız 10 seneden fazla birikimi garajistanbul'a taşıyabilmekti. Ve en sonunda ütopyamız gerçek oldu.
Reset!: garajistanbul'un "ezberi bozmak" gibi bir derdi var. Nedir bu ezberler?
Ö.A.: Türkiye'de özelliklede sahne sanatları alanında çok fazla ezber var. Bizde kendi disiplinimizde bu ezberin içerisindeydik. Yıllarca "para yok, izleyici yok, destekçi yok" dedik. Bu söylemler belli bir zamandan sonra alışkanlık haline geliyor. Garajistanbul'u kurduğumuzda biz şunu biliyorduk; eğer bir mekan kuruyorsak hem yöneticilik bilgisini hem de iş dünyası kurallarını öğrenmek zorundaydık.
Bunların hepsini sanatçılar olarak bizler yapmak zorunda kaldık. Her alanda kendimizi geliştirdik ve profesyonelliğin sınırlarını oldukça zorladık. İletişim, basın, halkla ilişkiler ve seyirci geliştirme için ayrı departmanlar kurduk.
Maddi açıdan destekçi bulabilmek için iş dünyasının dilini, terminolojisini öğrendik. Sanatçının "yapmaz" dediği herşeyi öğrenmeye çalıştık ve en çok bu anlamda ezberi bozduğumuza inanıyorum..
Reset!: garajistanbul kendi alanında cok büyük bir boşluğu dolduruyor.Tek olmanın nasıl zorlukları ve sorumlulukları var?
Ö.A.: Tek olmanın tabi ki çok zorlukları var. Bunların çoğunu dile getiremiyoruz getirsek de anlaşılamıyoruz coğu zaman. Örneğin, bu mekanda kendi işlerimi oynamak isterim. Ama o kadar çok ihtiyaç varmış ki böyle bir mekana, o kadar çok teklif alıyoruz ki... Bu teklifler geldiğinde kendinize hak geçemiyorsunuz ve İlk elediğiniz işler kendinizinkiler oluyor.Bu bize bir rahatsızlık veriyor mu derseniz, tam tersine bir sürü işi kendi mekanımızda ağırlamak bizleri çok mutlu ediyor.
garajistanbul, kurumsallaşmayan yani devlet desteği olmayan bir kurum. Bu durum, her gün yeniden destekçi arayışına girmemize neden oluyor. Bunun sorumluluğu çok büyük. En büyük problem destekçilerin sürekli olmasını sağlayabilmek..
Reset!: garajistanbul'da farklı işlere ev sahipliği yapıyorsunuz. Bu farklılıklar çizginizi bozamıyor. İşlerinizi neye göre seçiyorsunuz?
Ö.A.: Sanat yönetmenliğinin yaptığı iş bu. garajistanbul'u kurduğumuzda daha önce yaptıklarımızdan farklı bir şey yapmaya özen gösterdık.. Bu mekan, bir çok farklı ekibe ve sanatçıya açık bir yer olmalı, dolayısıyla farklı mottolardan işler sergilenmeli ve daha geniş bir yelpazeye hitap etmeliydi. garajistanbul'da, disiplinlerarası işler tercih ettik. Günceli ve yaptığı işi sorgulayan işlerin olması bizim için önemliydi. Yaptığımız seçimlerde şunu öncelikli kılmak istedik; gençlere öncelik vermeli, çağdaş dansa ve tiyatroya alan açılmalı, hem amatör hem profesyonel sanatçıları bir araya getirmeliydik. Bunları yaparken tek bir şeye dikkat ettik; kalite ve çıtayı hep yukarıya çekmeye çalıştık ve bunu başardık.
Reset!: Bağımsız olmanın zorluklarının yanında size getirileri neler oldu?
Ö.A.: Bağımsız olmak, garajistanbul için net bir seçim, net bir söylem... Bağımsızlık sanatçı için çok önemli. Bağımsızlığın aksini düşündüğünüz taktirde; kendinizi, sanatınızı ve düşünenizi sansürlemeye başlıyorsunuz ki bu sanatçı için dürüst bir duruş olamaz. "Biz" olmak için bağımsızlığı seçtik..
Reset!: garajistanbul'un çok sesliliğini sizin de oynadığınız ashura oyununda çok farklı bir anlatımla izliyoruz. Peki ashura size ne hissettiriyor?
Ö.A.: Ashura'nın son oyununda ne kadar fenomen bir oyun olduğumuzu konuştuk. Her oyundan sonra ekip olarak gözleri parlayarak kulise giriyoruz. ashura, yaşayan bir oyun artık.
Her oyundan sonra arındığmızı hissediyoruz. "İyi ki varım.", "İyi ki bu işi yapıyorum.", "İyi ki bu cümleleri söylüyorum.", "İyi ki aracılık ediyorum." diyoruz.
Reset!: Yapımlarınızı 10+ olarak adlandırıyorsunuz. 10+ projesi nasıl ortaya çıktı?
Ö.A.: 10+, 5. Sokak Tiyatrosu'nu ve 2005 yılında garajistanbul'u kurarken hareketin başlama sebebi oldu.. 10 yıldır yaptığımız her işi onunla adlandırabileceğimiz bir isim arayışına girdik. Geçmişi yok saymadan, geçmişin gücü ve birikimiyle yeni bir başlangıç yaptık ve 10+ adını koyduk. 10+, çağdaş tiyatro alanında, uluslararası "network"ün içine girmek ve ortak yapımlar yapmak konusunda çalışma yapan ilk gruplardan biridir.
Bugün garajistanbul, 5. Sokak Tiyatrosu ve 10+ projesi sayesinde oluştu. 10+ projesi, yerli yapımlar yapar, günceli sorgular, her oyununda politik tavrı ve söylemi vardır.
Ayrıca garajistanbul'un içinde yer alan ve yapım evimiz olan garajistanbulpro'da kendi işlerimizi garajistanbulpro adı altında üretiyoruz. Bu yapım evi, çağdaş gösteri sanatları alanında üretimi sağlamış ve tetiklemiş oldu..( cam adamlar..vs)
Reset!: garajistanbul'un bir de dergisi var. Gist hangi ihtiyaçları karşılıyor?
Ö.A.: 5. Sokak Tiyatrosu, 10+, garajistanbul, garajistanbulpro ve gist paralel gelişmiş projeler. garajistanbul'u kurduğumuzda mutlaka bir dergi de çıkartmamız gerektiğini biliyorduk. Çünkü bir yandan iş üretip, seyirci tarafından "tüketimini" sağlarken bir yandan da bellek oluşturmamız gerekiyordu. Bizim en büyük problemimiz, bunu da geçmişten gelen deneyimlerimiz sayesinde öğrendik, bir bellek oluşturamamaktı. Oyun izlendiğinde, geride sadece bir algı kalıyor. Bu algının, basılı dökümanlar üzerinde ileriye taşınması, başvuru kaynağı olması önemliydi. Bütün bu ihtiyaçlar gist'i gündeme getirdi. Dergi için Kumpanya Tiyatrosu'nun sanat yÖnetmenlerİnden Naz Erayda' dan edıtör olmasını istedik.O da bunu seve seve kabul etti. garajistanbul'dan sonra gist de artık kendi mekanını oluşturdu.
Reset!: Türkiye'de çağdaş gösteri sanatları alanında izleyici ne durumda? İlerleyebiliyor muyuz?
Ö.A.: İlerliyoruz tabi ki. Süreç son zamanlarda çok hızlandı ve kendi durduğumuz yerde gelişim sağlıyoruz. İşlerin kalitesi gün geçtikçe yukarıya çıkmaya başladı. Kalİteli üretimi yukarıya çektikçe izleyiciye de ulaşabiliyoruz. Yeni bir çok mekan açıldı. . Örneğin dans stüdyoları açıldı ve sanatçılara çalışma, iş üretme imkanı sağlandı. İzleyicilerde olan önyargı kırıldı. Ve en önemlisi çağdaş gösteri sanatları alanında seyirci kitlesi oluştu.
Reset!: Bundan sonra garajistanbul için ne söyleyebilirsiniz?
Ö.A.: Biz garajistanbul olarak çıtayı çok yukarıdan başlatmışız. Amacımız bu çıtanın bu yüksekliğini ve kaliteyi korumak. Projelerimizde her zaman yeniyi aramak, Türkiye 'den ve yurtdışından farklı disiplinleri bir araya getirerek farklı sesleri ve renkleri bir araya getirmek olacak.

|