DOT
Uyuşturucu, seks, bağımlılık, aidiyet, tüketim, popüler kültür, aile ve aşkla birlikte gelen mutluluğun getirdiği yıkım ve karamsarlık… 2009-2010 sezonunda DOT yine ‘In-Yer-Face’ akımının iki örneğiyle kaçınılmaz değişimi ve öğelerini suratımıza çarpacak.
Geçtiğimiz sezon Kürklü Merkür ve Karatavuk ile mobil proje ‘Dotbilsarda’ kapsamında Mark Ravenhill’in sekiz kısa gösterisi olan ‘Vur-Yağmala-Yeniden’i sahneye koyan DOT ekibi bu sezon da Aleks Sierz’in ‘In-Yer-Face (Suratına Tiyatro)’ akımının iki örneğiyle izleyici karşısına çıkacak: ‘Alışveriş ve S…ş (Shopping and F…ing)’ ve ‘Pornografi (Pornography)’.
Mısır Apartmanı’nın dördüncü katında kapılar kapanır ve bir anda Korn’un ‘Evolution’ şarkısı bangır bangır çalmaya başlar, şarkıyla birlikte bağırışlar duyulur, ardından gözümüzü alan ışıklar… Kelebeklerle gerçekleşen değişik fanteziler ve çıkarlara dayalı bir ticaret. Rıza Kocaoğlu, Engin Altan Düzyatan, Veda Yurtsever İpek, Cem Özeren, Tuğrul Tülek ve Enis Arıkan. Evet, Kürklü Merkür’den bahsediyorum. Geçtiğimiz iki sezon boyunca kutuya benzeyen minimal tasarımı olduğu kadar zeminindeki yırtık kitap sayfalarıyla insanın kafasını karıştıran bir mekanda hipnotize oldu birçok izleyici.
Arkasından yine aynı sandalyelerin üzerinde karşımda sinirden kudurmuş, femme fatale ile masumiyetin arasında bir profil çizen bir genç kadın. Kadının karşısında geçmişten gelen önce saf rolü oynayan; fakat sonrasında birden Michael Caine’in ‘Sleuth’ filmindeki karakterine bürünen yaşlı bir adam. Mine Tugay ve Cüneyt Türel. David Harrower’ın yazdığı bu oyunda mekana yansıyan beyaz, mavi ve kırmızı karışıyor birbirine. Kırmızı ateş oluyor birden, mavi de su konumunda; ama genelgeçerin aksine birbirine zıt değil bu iki madde. Beyaz onları dengeliyor, ikisinin çarpıştığı anlarda fonda beyazın olması izleyeni biraz da olsa rahatlatıyor.
Ve 2008-2009 dönemi. DOT, Mısır Apartmanı’nın sınırları dışına çıkıp Tünel’e; Bilsar Binası’na geliyor. Zemini camdan oluşan bir mekanda karşımda duran Melike Güner ve Cem Özeren gözümün içine bakıyor. Benim cam sayesinde gördüğüm saydamlığı onlar benim gözlerimde arıyor; belki birbirimizin içini görebiliriz. Aynı şekilde birçok kişi etrafımda oturan diğer insanların gözlerinin içine bakıyor. Nefretlerini, çaresizliklerini, mutluluklarını, seksin verdiği hazzı, savaşın verdiği zorunlu sorumluluğu anlatıyorlar. Arada A Perfect Circle, Korn, Disturbed, Sigur Ros şarkıları duyuyorum. Ve en sonunda Britney Spears’ın ‘Circus’ şarkısı çalmaya başlıyor. Bir anda kilitli olan bedenim açılıyor ve aslında bir sirkte olduğumu düşünüp gülmeye başlıyorum. Kalabalık bir oyuncu kadrosu tarafından sergilenen 17 kısa oyun ve 1 radyo oyunundan oluşan ‘Vur-Yağmala-Yeniden’ geçtiğimiz sezon DOT’un ilk mobil projesiydi.
2009-2010 sezonuna geldiğimizde DOT, Mısır Apartmanı dördüncü katta İngiliz yazar Mark Ravenhill’in ‘Alışveriş ve S…ş (Shopping and F…ing)’ adlı oyununu sahneye koyacak. Günümüzde klasik bir yapıt olarak değerlendirilen oyun, gündelik yaşamımızdaki şiddeti korkutucu bir ustalık ile anlatan Sadizm ve Marksizm ile yoğrulmuş bir kara komedi olarak nitelendiriliyor. Ravenhill oyunu uzun bir şekilde anlatmaktan ziyade; ‘Artık insanlık, satılık!’ cümlesiyle özetliyor. Vur-Yağmala-Yeniden projesinde yer alan oyuncu Ece Dizdar’ın çevirisindeki oyunu Murat Daltaban yönetiyor. Tuğrul Tülek, Serkan Altunorak, İbrahim Selim, Cem Özeren ve Ece Dizdar’ın rol aldığı oyun 4 Kasım 2009’da prömiyerini yapacak ve Kasım-Aralık ayları boyunca her hafta Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri sahnelenecek.
DOT’un ‘Alışveriş ve S…ş’ dışındaki bir diğer projesi de ‘DOTBilsarda’ dan sonraki ikinci mobil proje olan ‘DOTMarsta’. Simon Stephens’ın yazdığı ‘Pornografi (Pornography)’ adlı oyunun 19 Kasım 2009’da Maçka G-Mall’da prömiyeri gerçekleşecek. Oyunun konusu kısaca şu şekilde;
‘2 Temmuz 2005 LIVE 8 KONSERLERİ
6 Temmuz 2005 G8 TOPLANTILARI
6 Temmuz 2005 2012 OLİMPİYAT ŞEHRİ LONDRA
7 Temmuz 2005 LONDRA’da üç metro istasyonu ve bir otobüse yapılan terör saldırısı.
TEMMUZ 2005... bütün dünya BRITANYA’da yaşanan büyük olaylardan bahsediyor. Okullarda, ofislerde, sokaklarda, parklarda, evlerde yoğun bir heyecan yaşanıyor…Havada tuhaf bir gerginlik var…Oysa kısa bir süre içinde Londra’nın merkezinde her şey değişecek... Pornografi, 2012 Olimpiyatları’nın açıklanmasıyla yakalanan mutluluk ve umut duygularının, bombalamaların ardından yerini “hızla” karamsarlık ve yıkıma bırakışını anlatır.’ (Tanıtım Yazısından)
Pınar Töre’nin çevirisindeki ‘Pornografi’yi Murat Daltaban yönetiyor. Kasım ve Aralık ayları boyunca Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri sahnelenecek oyunda Hatice Aslan, Emre Yetim, Berrak Kuş, Cemil Büyükdöğerli, Umut Kurt, Gizem Erdem, Hakan Meriçliler ve İpek Bilgin yer alıyor.
DOT 2009-2010 sezonunda ses getirecek bu iki yapımla izleyici karşısında olacak. Bazı eleştirmenlerce oyunların ajitasyon olarak nitelendirildiği ve kapitalizmin eleştirisinin bir özel tiyatroda yapılmasının ironik görüldüğü DOT, sahneye koyduğu oyunlarla en azından Türkiye’de güncel sanat alanında büyük bir alternatif yaratıyor. DOT’la henüz tanışmayanlar ya da hakkında olumsuz düşünenler en azından değişimi ve güncel sanatın sunduklarını görmek için bu sezon sahneye konulacak oyunlardan birini izleyin. Herkese iyi seyirler!


|