Chagall - Begüm'ün İzlenimleri

Her geçen gün birbirinden güzel ve etkileyici  sergilerle hayatımızı renklendirmeye devam eden Pera Müzesi, klasik ve şık tasarımıyla dikkat çeken fakat ruhu hala genç kalmış bir müze. Sırf bununla kalsa iyi, müzenin film gösterimleri de ayda en az bir adet dikkat çekici film haftasıyla beni kendine aşık etti. Geçen hafta ziyaret ettiğim “Tuhaf Filmler” haftasıyla gerçekten izlerken kafamdan “wtf” (hay allah bu da nedir?) ünlemleriyle düşünceler geçerek izlediğim filmlerle doluydu.

İstanbul’un koyu ve karanlık günlerinin başladığının habercisi olan bir bu ilk günde istikamet aslında bizi çok önceden ziyaret etmiş olması gereken büyük baba Chagall’ın sergisi. insan hayatının aşk ile güzelleştiğinin örnekleriyle (eserleriyle) dolu sergi, bu saygı duyulası insanın yahudi soyundan geldiği için hayatı boyunca çektiği acılar ve öte yandan bize sevdiği insanla çektiği bu acıları bile yaratıcılığla bir bütünlük içinde kullanabildiğini gösteriyor. “Sevdiğiniz bir sanatçının sergisinden ne beklersiniz?” diye bir soru sorsanız kendinize, heralde onun iç dünyasını en çok açabildiği eserlerinin bulunduğu bir sergi isterim dersiniz. Bu sergi size istediğinizi veriyor. Chagal’in çocukluğunu geçirdiği Rus köyündeki maceralarının anlatıldığı betimlelerinden tutun, karısı ve hayatının aşkı Bella ile yaşatığı mutlu ve mutsuz günleri anlatan illustrasyonlarla dolu bir sergi…

Sergilenen eserlerden “La Fontaine Masalları” için yapılan illustrasyonlar Fransız sanat tüccarı ve yayımcısı Ambroise Vollard tarafından yaptırılmış, sanatçının kullandığı imgeleme ve kullandığı renkler birbiriyle o kadar uyum içerisinde ki kendinizi karga ve tilki’nin kıpır kıpır illustrasyonlarıyla rüyalar aleminde bulabilirsiniz. Serginin bu bölümünde kulaklıklara masal anlatımı olsaydı zevk alma sınırlarımızı zorlayabilirdi.

Bir başka seri ise “Kutsal Kitap İllustrasyonlları” serisi, bu seri için ailesini alıp Kutsal Topraklara gitmiş kendileri, seride öyle bir resim var ki önüde baya uzun bir süre hareketsiz kaldım. “Çarmıha geriliş” 1944 yılında A.B.D’ye göç eden yahudilerin çektiği acıları betimlemek istemiş ve hristiyanların en önemli imgesini kullanıp dikkatleri çekmek istemiş ve “Hergün bir çarmıh taşıyorum, terk mi edildim tanrım, çarmıha gerilmişim İsa gibi.” dizeleriyle anlatmış derdi bir dip not olarak çok dikkatimi çeken uçan yahudi simgesi; sürgünden ve yahudilerin yazgısı, yurtsuzluğu vurgulamak amacıyla yapılmış. Renklerle ve aşkla dolu bir sergi gezmek isteyenler için.

 

 




 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010