Neon Indian - Psychic Chasms

Küçükken legolarla oynamayı eminim hepiniz çok sevmişsinizdir; zaten engin bir denize benzeyen hayal gücünüz o ufak tefek parçaları görünce iyice coşar, aslında tek başına bir şey ifade etmeyen o geometrik şekillerden gerçekten bir şeyler yaratmaya çalışırsınız. Neon Indian’ın beyni Alan Palomo’nun yaptığı şey tam da bu; bıkmadan büyük bir hayalgücü ve üretkenlikle parçalarla oynuyor. Yerinde duramayan çocuklar gibi, her şeyi bozup tekrar yapmaktan büyük bir zevk alıyor; Palomo’yu keşfedeli daha iki yıl olsa da, Ghosthustler ve VEGA’dan sonra, bu gördüğümüz üçüncü projesi.

Neon Indian’ın ilk albümü Psychic Chasms, “AM” adlı küçük bir introyla başlıyor: Şarkı, aynı anda hem atari oynuyormuşsunuz gibi hissettiriyor, hem de aynı anda bir kasetçalara şarkı söylüyormuşsunuz gibi. Bu ufak girişten sonra, belki de albümde en çok seveceğiniz “Deadbeat Summer” sizi karşılıyor. Eğer müzik çalarınızın visualizer’ında bazı şarkıların çok iyi gittiğini düşünüyor ve hipnotize edilmiş bir şekilde ekranı izlemeyi seviyorsanız, bir de bu mükemmel şarkıyı deneyin derim. "Deadbeat Summer", albüm hakkında yeterli ipucunu veriyor aslında: Yerinde duramayan ordan oraya atlayan neon gibi parlayan synthler, sizi 80lerdeki video oyunlarındaki o basit dünyadan kaçmaya çalışan oyun kahramanı gibi hissettiriyor; albümden aldığınız nostaljik izlenim de bundan kaynaklanıyor zaten. Tüm albümü bir video oyunu gibi düşünün, her bölümde farklı bir şeylerle karşılaşacağınız garanti! “Laughing Gas” de kahramanımız hoplaya zıplaya bir başka bölüme, “Terminally Chill”e atlıyor ve orada bölüm sonu canavarıyla savaşıyor gibi; sonrasında gelen “(If I Knew, I’d Tell You)” sanki bölüm sonunda yazılar aktığında çalan ciddi parçalara benziyor (baktım, bunu Nintendo oyunlarına benzeten bir tek ben değilmişim). Bölüm sonu diyorum, çünkü albümün burdan sonra o lo-fi nostaljik havası yavaş yavaş değişmeye başlıyor. “6669” ve “Should Have Taken Acid With You”da, disko toplarının altında üzgün üzgün aşk şarkılarına klip çeken bir Palomo’yu canlandırıyorsunuz, sonradan gelen şarkılarda ise daha funk, daha sert melodiler duyuyorsunuz -hatta “Ephemeral Artery”de, bir anda bir Nine Inch Nails şarkısının girişini dinlediğimi zannettim!

Psychic Chasms, çocukken sevdiğim o lego parçalarını birleştirmemi bana tekrar hatırlattı (hayalgücümün ne kadar azdığını yukardakilerden anlamışsınızdır herhalde): Palomo hayatınızdan, özellikle çocukluğunuzdan bir çok parçayı, pek nadide bulduğum yeteneğiyle gözlerinizin önünde birleştiriyor...

 

 



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010