Amsterdam Dance Event # 1



Fotoğraf:Fabio Tamborrini

Oldukça yoğun geçen bir haftanın ardından ADE özel’i henüz uçaktayken yazma hevesiyle başına oturduğum zaman, partiden partiye koşmaktan, mütemadiyen üşümekten dolayı yorgunluğuma ve sıcağa yenik düşüp uyuya kalmış ve yazamamıştım. Şimdi üstünden geçen birkaç günün ardından, daha net bir kafayla tekrar başına oturuyorum ve iyi ki de böyle yapmışım diyorum, çünkü gerçekten çok özel bir event serisi olmuştu, kafamda olayın boyutunu sindirmek ve şekillendirmek için bu süreye ihtiyacım olduğunu farkettim. Hafta boyunca dünyanın dört bir yanından tek bir amaç için toplanmış olan çok özel bir kitleyle aynı dili konuşmuştum ve aynı müzikte dans etmiştim. Türkiye’de, ne yazık ki, her elektronik müzik severin, her prodüktörün veya plak şirketi sahibinin yaşayabileceği sıradan bir haftadan oldukça uzak bir hafta geçirdim kendi işimde de bana oldukça farklı algı boyutları katmış oldu. ADE’nin asıl olayı da aslında bu, yazının ilersinde daha net anlayacaksınızdır siz de.



Fotoğraf:Fabio Tamborrini

Öncelikle bilmeyenler veya sadece duymuş olanlar için ADE nedir’den başlamak istiyorum. İster bir dj olun, ister prodüktör, ister plak şirketi sahibi, ister promoter, ister distribütör, isterseniz bu alanlarda çalışmak isteyen bir “hevesli” olun, isterseniz sadece dinleyici olun, ADE (Amsterdam Dance Event) özellikle son yıllarda “elektronik müzik” piyasasının Türkiye ve Yunanistan gibi güney-doğu avrupa ülkeleri dışında neredeyse tüm avrupa ve amerika’da nasıl endüstrileştiğinin bir göstergesi ve arz-talep ilişkisinin belki de en yoğun olarak gözlemlenebileceği, yılda bir defa düzenlenen ve bir hafta süren bir etkinlikler zinciri. Dinleyiciler için bir kulak ve iş yapanlar içinse bir beyin ziyafeti özelliğini taşımaktadır.



Fotoğraf:Fabio Tamborrini

ADE tek bir mekana, tek bir konsepte, tek bir elektronik müzik türüne bağlı kalmayan veya belirli tarzda sanatçılarla sınırlanmayan uluslararası elektronik müzik piyasası içinde olan kurumsal ve bireysel elektronik müzik “şube”lerinin kendi arasında ve aynı pazar içersinde tüketici veya dinleyici olan kişilerle buluşma merkezi. Katılımcı şirketlerin networking partileri, düzenlenen paneller, workshop’lar, sanatın diğer dallarına yayılan çalışmalarla sergiler ve bütün bunlar yetmiyormuş gibi café/restaurant’larla yapılan işbirlikleriyle, katılımcılara neredeyse 7/24 bir gün ve gece’lik yaşam süreci boyunca networking fırsatı sunuyor, yeni gelenlere ise yarışmalarla rekabet ortamında kendilerini gösterme imkanıyla yeteneklilere cezbedici ödüller sunuyor. Yeni teknolojiler konuşuluyor, korsan müzik tartışılıyor, demo’lar dinleniyor, yorumlar yapılıyor, müzikteki gelecek eğilimler tartışılıyor, prodüksiyonlarda kullanılan teknikler üzerine açıklamalar yapılıyor.



Jermaine van Wijhe - ADE Network Bash

Yeni yetenekler için ayırdıkları bütün bir cumartesiyi kaplayan ADE NEXT ise avrupa’nın dört bir yanından bilgisayar başındaki amatör prodüktörleri Amsterdam’a gelmeye davet ediyor. Öğlen saatinden başlayan bahsettiğim gündüz panellerinin ardından gece ise show başlıyor, katılımcı label’lardan en büyüklerine bağlı artistler gece boyunca Amsterdam’ın çeşitli gece klüplerinde müzik ziyafeti veriyor. Yazının devamında da bizim katılım göstermeyi seçtiklerimizden bahsediyor olacağız, ki zaten tamamına katılmak diye birşey söz konusu olmuyor bahis ADE olunca.



Maurice Vinken - Carl Craig vs The Blair Witch Project

ADE partileri, Amsterdam’ın dört bir yanında yer alabilen, en önemli ve en başarılı gece klüpleri ve event hall’larda düzenleniyor, bu yüzden şehre bu amaçla gelen turist bir katılımcı, eğer Amsterdam’da yaşıyor olsaydı, nerelerin nasıl yerler olduğunu ve kendi yaşama alanında eğlenmek için nereleri seçeceğini hemen gözlemleyebiliyor. Bombardıman halinde yapılan bu parti ve klüp gezileri arasındaki kısa zaman farkı yüzünden çeşitliliğin içerisindeki detayları daha net farkedebiliyor.



Maurice Vinken - Carl Craig vs The Blair Witch Project

ADE boyunca göze çarpan en önemli etkinliklerden biri olarak öne çıkan; “Rocket Cinema: The Blair Witch Project vs Carl Craig” oldu. Amsterdam’ın central park’ı olan Voldelpark’ta düzenlenen bu açıkhava etkinlikte, The Blair Witch Project’i izleyebiliyor, girişte verilen kablosuz kulaklıklarla filmin orjinal sesini ve konuşmaları isterseniz takip edebiliyor, isterseniz de, kulaklığınızı çıkartıp Carl Craig’in The Blair Witch Project filmi için yeniden keşfettiği soundtrack’i dinliyorsunuz. Özetle, gece vakti parkta, film eşliğinde Craig’in müziğin derin ve karanlık noktalarına ilerleyişini dinlemek unutulmayacak bir deneyim oldu katılımcılar için. Lakin bütün ADE içersindeki en yağışlı anın bu event’e denk gelmesi çok üzücüydü, fakat daha once de bahsettiğim arz-talep ilişkisinin burada da kendisini bir daha gösterdiğini belirtmeden ve hatırlatmadan edemeyeceğim.
Bu bölüm bu kadardı, bir sonraki sayıda yayınlancak olan bölümde Melkweg, Sugar Factory, The Powerzone’dayız, detaylarıyla partileri ve mekanları inceliyoruz.

 



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010