|
Natural Born Killers – Katil Doğanlar
2000li yıllar ve sonrasında, herkesin birbirini kafasına göre öldürdüğü, silah ya da bıçağın bir aksesuar haline geldiği, kopuk kol-bacak temalı filmler ciddi derecede yaygınlaştı evet. Hatta bir rutin, son derece doğal bir durum haline geldi, hiç birimiz yadırgamıyoruz bile. Tarantino’yu daha da bayıla bayıla izliyor, Saw serisini 30 filmden oluşacağını bilsek bile heyecanla bekliyoruz. Ama söz konusu film Natural Born Killers olduğunda hatırlatmakta fayda var, 1994 yılında işler bu kadar da kolay değildi.
Natural Born Killers, Türkçesiyle “Katil Doğanlar”, her sinemaseverin evinde bulunan “kült” haline gelmiş filmlerden birisidir artık. (İzlemeyenler için gizli bir gönderme içeriyor bu cümle.) Hikâyesi Quentin Tarantino tarafından yazılmış, Oliver Stone tarafından da çekilmiş, diyecek söz yok. Dev kadro, dev oyunculuklar, bir adet Woody Harrelson, bir adet Juliette Lewis ve hatta Robert Downey Jr. Şimdiye kadar hiçbir sorun yok, hatta artısı çok. Fakat gösterime girdiği dönemde yani 94 yılında film, beklenilenden çok daha büyük sansasyonlara sebep oluyor. İnsanlara kötü örnek olmakla suçlanıyor, basın tarafından kötüleniyor, hatta Tarantino filmi beğenmediğini, bu hikâyenin kendi hikâyesi olmadığını söyleyerek durumu daha da beter hale getiriyor. Filmin ana karakterleri olan Mickey ve Mallory Knox olmaya çalışan bir sürü insan türediğinde, bu iş son noktasına varıyor ki filmi izlemeyenler için eklemeliyim, ana karakterlerin, insanları istedikleri gibi öldürmek konusunda pek de sorun yaşadıkları söylenemez.
Tüm bu söylediklerim olumsuz bir tablo çizse de, olaya farklı bir açıdan yaklaşmak gerekiyor. Çünkü filmin bu şekilde olumsuz yankılar uyandırması, günümüzde bir kült haline gelmesinin asıl sebebi denilebilir. “Bonnie & Clyde”ın bu upgrade edilmiş versiyonu, en azından şahsi fikirlerime göre, aslında şiddet aracılığıyla şiddete karşı çıkan bir film. Yani insanlara görmek istediklerini veren ama hiçbir yönlendirme güdüsüyle yapılmamış da denilebilir. Kısaca, eleştirilerin filmin merak edilmesine sebep oluşu, bu daha önce denenmemiş olan “gizli içerik” tarzı ve pek tabi Oliver Stone’un başarısıyla günümüzdeki önemini kazanmış, sinema tarihinin önemli eserleri arasında yerini almış bulunmaktadır Natural Born Killers.
Bu konuda halen Tarantino’nun tarafında olanlar olsa da, kanımca gerek teknik açıdan, gerek imgesel açıdan, gerekse oyunculuklar ve senaryosuyla, gerçekten izlemeye değer bir film. Bu post-modern şaheseri izlerken, giriş bölümündeki her karenin bir “fotoğraf karesi” niteliğinde olduğunu fark ettiğinizde, zaten daha fazla söze gerek kalacağını düşünmüyorum.
Unutmadan, soundtrack’ini kaçırmayın derim, Leonard Cohen derim, iyi seyirler derim.

|
|
|
|
|
|
|
|