Kraftwerk - Catalogue

60'larda Organisation ile Krautrock tarzında başladıkları müzikal kariyerlerine, 70'lerde elektronik müziğin devrimcileri olarak devam eden Kraftwerk üyeleri özellikle 80'lerin ortalarına kadar günümüz elektronikası ve synth-pop'unun kusursuz formüllerini bizlere sunarak, "devrimci" sıfatlarını son damlasına kadar hak ettiklerini bizlere kanıtladılar. 20 Ekim'de piyasaya sürülen 8 albümlük "Catalogue" toplaması ise, bugün birçok mainstream müzisyenin albümünde karşımıza çıkan elektronik melodilerin üzerindeki görünmez Kraftwerk parmağını biraz daha netleştirmek için müthiş bir fırsat sunuyor bizlere. l

Her ne kadar, deneysel yolculuklarının en büyük kanıtı olan ilk 3 albümlerini bu toplamaya dahil etmemiş olsalar da Kraftwerk'un her biri ayrı bir konsept çerçevesinde oluşturulan, ortalama 40 dakikalık klasikleşmiş albümlerinin her birine yer verilmiş bu toplamada.

Albümle aynı adı taşıyan, 22 dakikalık "Autobahn"i da barındıran bu kusursuz seri de, grubun her kayıtla müziğini daha da ileri taşıdığını görüyoruz 1981'e kadar. Ki bu 8 senelik dönem grubun kariyerinin en verimli dönemi denebilir. "Autobahn" ile monoton hayatı ve "bugün"u anlatan Kraftwerk, 1975'de gelen beşinci albüm "Radio-Activity" ile yarısı radyoaktivite, yarısı ise radyolarla ilgili bir füturistik bir konsept albümü sunuyor bizlere. "Radio Stars" ile ima edilen "15 dakikalığına ünlü pop yıldızları"nın aslında tamamen bizim hayal ürünümüz olduğunu anlıyoruz albümü dinledikçe ki, şarkıların birçoğu gerçekten pulsarlar ve gök cisimleri üzerinden ilerliyor. Ki bu "uzay" konsepti, nükleer enerji ve toplu tüketimi eleştirilerinin üzerini örten bir pike sadece.  

Altıncı albüm "Trans Europe Express" ise, 1951'de Avrupa Kömür ve Çe

ik Topluluğu ile başlayan, Avrupa Birliği idealinin müziğe kusursuz bir yansıması gibi. Ki "Showroom Dummies" gibi parçalar aslında politik adımların gösterişten ibaret olduğunu ve bu idealin fos çıktığını, sınırların kalkmasıyla politik ve kültürel çatışmalardan kaçınılamayacağını Kraftwerk usulünce sunuyor dinleyiciye.

1978'de ise sistem eleştirileriyle bezeli "The Man Machine" geliyor ki, "Trans Europa Express" gibi kusursuz bir albümün arkaşından piyasaya sürülmesine rağmen, selefini aratmıyor. Teknolojinin üzerimizde kurduğu totaliter rejimin, bizi nasıl insanlıktan uzaklaştirdiğını tema edinen albümdeki "The Model" ise, aslında bu totaliter rejimin sorumlusunun insanın aç gözlülüğü ve para kazanma hırsının olduğunu vurgulayan klasiklerden yalnızca biri.

Son kusursuz Kraftwerk kaydı, 1981 tarihli "Computer World" ise yine bugüne ayna tutarçasına, teknolojinin insanı yalnızlaştırmasına, çözümü "chat odalarında", sanal dünyada aramasından dem vuruyor ki, albümün çıktığı tarihe bakarsak bunun ne kadar zekice ve öngörülü bir konsept olduğunu söyleyebiliriz. Zira 1989'da Kate Bush'un "sanal arkadaşı" bilgisayarı için yazdığı "Deeper Understanding" gibi parçalardan bile, bu albümün ne kadar kısa sürede ilham kaynağı olmaya başladığını anlayabiliriz.

Yukarıda bahsettiğim albümler kadar "mükemmel" olmasalar da, 1986 tarihli "Electric Cafe", eski parçalarının yeni mixlenmiş hallerinin yer verildiği 1991 tarihli "The Mix" ve 2003 tarihli "Tour De France" Kraftwerk'un on yıllar boyunca müzikal anlamda geçirdiği evrimi göz önüne seren kayıtlar. Satafatlı ışık gösterileri ve canlı performanslardan söz etmeye gerek var mı bile, hiç sanmıyorum!. Sonuç ise 2000'lerde, Radiohead'den, LCD Soundsystem'a kadar onlarca müzisyenin kendine ilham kaynağı olarak gösterdikleri, elektronik müziğe yön veren konsept albümler ve modası hiçbir zaman geçmeyecek olan retro-füturistik kayıtlar. Dolayısıyla "Catalogue" , zekice kurgulanmış konsept albümlerinin, ve hala zamanının ötesinde sayılabilecek sounda sahip bir grubun kariyerine ortak olmak için edinilmesi elzem olan bir set.

 




 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010