Kid Harpoon

Tamamen kişisel tercihlerim doğrultusunda söyleyebilirim ki arabalı şarkıların en güzellerini Morrissey yazmıştır. Bu yazıda arabalar üzerinden Morrissey şarkılarını analiz etmeye kalkışacak değilim elbette ama “There Is A Light That Never Goes Out”u da es geçmek istemem. Dinleyene tek seferde pek çok farklı duyguyu bir arada hissettirebilmesi bakımından oldukça nadir karşımıza çıkan şarkılardan biridir “There Is A Light That Never Goes Out”. Kid Harpoon’un debut albümü “Once”tan yayınladığı ilk single’ı “Stealing Cars” da, hem “arabalı” olması hem de dinleyici üzerinde aynı etkiyi yaratması bakımından “There Is A Light That Never Goes Out” ‘un halefi olabilecek bir şarkı. Yalnız, Kid Harpoon’un sevgilisinin arabası yok anlaşılan, onlar çaldıkları arabayla şehri turlayacaklarmış. 

“Stealing Cars” single’ı yayınlanana kadar Kid Harpoon veya gerçek adıyla Tom Hull’u İngiliz folk/akustik sahnesinin pek de yıldızı parlamamış bir ismi olarak bilirdik. 2007 ve 2008 yılında yayınladığı EP’leri güzeldi, hoştu fakat örneklerine sıkça rastlandığından, Kid Harpoon’un müziğini ilgi çekici kılabilecek güçten yoksunlardı. Amma velâkin, geçtiğimiz Eylül ayında yayınladığı ilk albümü “Once” ile karşımızda bambaşka bir Kid Harpoon bulduk. Öyle ki, aldığı kararlar ve sonrasında geçirdiği değişimler göz önünde bulundurulduğunda, Kid Harpoon hikâyesiyle kişisel gelişim kitaplarında kendine bir yer edinebilir.

İlk çalışmalarıyla eleştirmenler tarafından yeni folk akımına dahil edilen Kid Harpoon veya Tom Hull, bundan duyduğu rahatsızlığı şu sözlerle ifade ediyor: “Bob Dylan harikadır, bambaşkadır. Bonnie Prince Billy de iyidir ama bu yeni folk akımının yüzde altmışlık kısmı gerek sözler olsun gerekse de müzik bakımından tam bir saçmalık! Yaptıkları o kadar ulaşılmaz olmasına rağmen insanlar bunun dahice olduğunu düşünüyor.”

2006 yılında yayınladığı ilk single’ı “Riverside” veya EP’lerindekinin aksine “Once” albümünün pop ağırlıklı olması Kid Harpoon’un “ulaşılmaz” bulduğu yeni folk akımına bir tepkisi olmalı. “Artık ‘deneysel’ veya ‘farklı’ olmak istemiyordum. Her şeye yeniden başlamalıydım.” diyen Tom Hull bestelerini farklı yöntemler izleyerek yapmaya koyulmuş.

Kid Harpoon açısından işlerin yoluna girmesinde şansın da bir parça payı var. Evinin altındaki pub’da çaldığı günlerden birinde, tanımadığı bir adam kendisine menajere ihtiyacı olup olmadığını sorar. Tom Hull’u şaşırtan, bu soru değil de kısıtlı imkânlarla çaldığı akusitk parçalarının birileri tarafından ilgi görmesidir. Sahnede şarkılarını canlı seslendirmek günlük hayatının bir rutini haline gelmiştir ve hayatına her zamanki gibi devam etmekten başka da bir beklentisi yoktur aslında. Yaşadığı sokağın ötesine gitmeyi bile düşünmemiştir hatta. Yine de, kendisine sorulan soruyu ciddiye alır. “Menajeri”nin ve ilk iki EP’sini yayınlayan XL Recordings’in tavsiyeleri üzerine Los Angeles’a gitmeye karar verir.

XL Recordings, Tom Hull’un “tüm zamanların en iyi müzik prodüktörü” olarak nitelendirdiği Trevor Horn’u yeni Kid Harpoon albümünü kaydetmesi için ikna eder. Lakin Tom Hull’un biraz daha beklemesi gerekmektedir çünkü Trevor Horn o sıralar, Obama’nın seçim kampanyası için şarkı hazırlamakla ve Robbie Williams’ın albümü üzerinde çalışmakla meşguldür. Her şeye rağmen Horn, Tom Hull’u büyük bir samimiyetle karşılar. Kendisini limuzinle malikânesine getirtir (!) ve beraber öğle yemeği yerler.  Kid Harpoon’un ilk albümü “Once”ın nasıl olacağına da bu esnada karar verirler.

Yazının başında da belirttiğimiz gibi, adını albümdeki bir şarkıdan alan “Once” geçen Eylül’de yayınlandı. Trevor Horn prodüktörlüğünde, oldukça “ışıltılı” ve sağlam bir orkestrasyonu bulunan bir albüm ortaya çıkmış. Albümün açılış parçası “Stealing Cars” akıcı melodisi ve nakaratıyla daha ilk andan dinleyenin zihninde yer ediyor. “Back From Beyond”, “Burnt Down House” gibi parçalarda aynı canlılığa rastlasak da, “Once” ve “Running Through Tunnels”da tempo biraz düşüyor. Özellikle “Once”ı “bir zamanlar senin köpeğin olurdum” diye başlayan sözleri(!), “Running Through Tunnels”ı da yaylılarla gitarın mükemmel uyumu için dinlemek gerekir. “Death Of A Rose”da ise piyanoyla bir tür kabare havası yaratılmış. Albümün kapanışını yapan “Childish Dreaming”e bir anlam veremedim yalnız.

Kim Harpoon yeni albümüyle dinleyicisi karşısına çıkmadan evvel dış görünüşünde de değişiklikler yapar. “Folk şarkıcısı” görünümünden kurtulmak için saçlarını kestirir, ceket-kumaş pantolon kombinasyonunu üzerine geçirir. “Once”ın kapağında yer alacak fotoğraflar için Tom Sheehan’a poz verir. Eli yüzü düzgün pop standartlarına uygundur artık.

 



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010