Great Lake Swimmers – Lost Channels
Tony Dekker “Everything Moving So Fast” adlı şarkıyı yazdığında, Torontolu grubunun 4. Albümü’nün bu kadar hızlı yayılacağını sanırım tahmin edemezdi. Kanadalı şarkıcı önceki 3 albümüyle kendi ülkesinde, Kuzey Amerika’da ve Avrupa’da zaten sesini duyurmuştu. Gruba yeni üyelerin gelişi, Dekker’ın sesi ve zorlayıcı şarkı yazarlığına eklendiğinde, bu ülkelerde aniden daha da fazla dikkat çekmeye başladılar. Haliyle son albümlerinin Kanada’daki başarısı sürpriz değil.
Melodik folk, folk-rock şarkılar yapan bu grubun son albümü, Dekker’ın yanında başka yetenekleri de bizlere takdim ediyor; Tony Dekker, vokalist, gitarist ve aynı zamanda mızıka da çalıyor. Julie Fader ise flüt ve geri vokalde yer alıyor. Davullarda Greg Millson, bas gitarda Darcy Yates, kemanda Erin Aurich, viyolonselde Mike Olsen ve yanlarında misafir sanatçıların katkılarıyla albüm içeriği şenleniyor.
Grubun tarzı, en çok Nick Drake, Iron & Wine, Neil Young, Bonnie ‘Prince’ Billy ve Sufjan Stevens’a benzetiliyor, ama Dekker’a sorulduğunda etkilendiği isimler olarak Gram Parsons ve Hank Williams’i sayıyor.
Grubun albüm geçmişi ise 2003’te grup ismiyle aynı olan albümle başlıyor. 2005’te Bodies and Minds, 2007’de Ongiara ve 2009’da da bahsettiğimiz Lost Channels projesi. Bütün albümler Kanada’lı Weewerk plak şirketi tarafından yayımlandı.
2007’de yayımlanan Ongiara albümüyle çıkış yapan-fark edilen grup, Your Rocky Spine şarkısıyla akıllarda kalıcı bir yere sahip oldu. Olmuş demiyorum, çünkü benim dinlerken kendimden geçtiğim belli başlı şarkılardan. İster istemez karşılaştırma kriterim bu şarkı oluyor.
Benim gibi Ongiara albümünü sevenler, Lost Channels albümünü folk ağırlığı nedeniyle grubun çizgisinin biraz dışında bulabilir. Örneğin Tony Dekker’in Your Rocky Spine’ı yüzerken, ya da çok güzel bir rüyanın içindeyken yazdığını düşünüyorsanız, hemen söyleyeyim: buna benzer ya da böyle hissettiren şarkılar genelde önceki albümlerinde çokça bulunuyor. Son albüm yine rahatlatıcı ama daha neşeli şarkılardan oluşuyor. Pulling on a Line ve The Chorus In The Underground bu açıdan en öne çıkan şarkılar.
Tony Dekker’ın sesi, her ne kadar coşkulu bir şarkı dinliyor olsak da dinleyeni melankoliye doğru çekiyor. İçine kapanık bir hali var, ama son albümlerinde bu görüntü biraz kalkıyor. Yine de kimse şikâyet etmesin, puslu, melankolik, ender seslerden.
Great Lake Swimmers albümlerini playlistte peşi sıra eklerseniz ve Lost Channels albümüne biraz zaman ayırırsanız sonrasında ne kadar faydalı, ileride size ne kadar huzur bulduracak bir albüm olduğunu göreceksiniz. Doğanın içinden geliyor gibi hissettirmesi şarkı sahibi ve seslendiren Tony Dekker'ın etkileridir.
Daha çok anlatmak, benzetmeler yapmak istiyorum, bir yandan da kısaltmalı ve artık cümlelerimi bitirmeliyim diyorum. Great Lake Swimmers ve son albümlerinin bana çağrıştırdığı kelimeler belli; melankolik, açık gri, mütevazı, doğal-içten ve dinlendirici.
Bu senenin en iyi albümlerinden biri. Dedi dersiniz.

|