Fuck Buttons – Tarot Sport

Durup nefes almaksızın yeni müzisyen ve yeni albüm çıkaran müzik piyasasına yetişmek mümkün değil, yazılmış bütün kitapları okumanın mümkün olmadığı gibi. Bu noktada şahsen ben tercihimi yeni bir şeyler yapmaya çalışan gruplara vaktimi ayırmak yönünde kullanıyorum. Bunlardan biri de müzik söz konusu oldu mu asla ama asla boş durmayan İngiltere’nin Bristol kanadından çıkan Fuck Buttons.

Andrew Hung ve Benjamin John Power kişilerinden oluşan bu ikili 2004’te kuruluyor ve 2007’de ATP’yle masaya oturduktan sonra Bristol’ün gurur kaynaklarından birine dönüşüyor. Grubun altın yılı 2008, Street Horrrsing isimli ilk albümleri sayesinde. Topladıkları takdiri utandırmamak istermişçesine, arayı fazla açmadan, bu yılı da sonlandırmadan, ekim ayına yetiştiriyorlar ikinci albümleri Tarot Sport’u. İki albüm arası single geleneğinden kopmadan çıkardıkları Colours Move ile vokalden uzaklaştıklarının ipuçlarını vermişlerdi zaten, Tarot Sport’la da vokale noktayı koymuş bulunuyorlar.

İlk albümlerinden beri aldıkları yol süresince geçirdikleri değişim o kadar yumuşak ki, fark ediyor ama uzaklaşmıyorsunuz gruptan, açıkçası ben hiç rahatsızlık duymadım bu küçük evrimden. İkili noise katsayısını yavaş yavaş düşürüyor ve gittikçe temiz ritimlere yaklaşıyor. Benim gibi sadık dinleyiciler bundan rahatsızlık duymasa da grubun kıskanç müritleri sinirlenebilir ama buna, çünkü onları dinlemek artık daha kolay, bu da demek oluyor ki popülerleşme yolunda emin adımlarla ilerliyorlar. Neticede drone’lar ve noise’ler azaldıkça onları dinlemek gizemli ve meşakkatli bir tecrübe olmaktan çıkıp daha elektronik bir tecrübeye dönüşüyor. Bu da onları yalnızken dinlenen grup olmaktan çıkarıp sabah beşe kadar açık mekânların playlist’ine sokuyor. Artık “butonlar”la kurdukları ilişki daha duygusal altyapılı olmalı ki, ilk albümlerinden Ribs Out’un verdiği tekinsiz hissiyatı Surf Solar’dan pek de almıyoruz. Yine de alışkanlıklarını terk edemeyenler albümü ilk dinleyişlerinde üzülecek olurlarsa Fuck Buttons’ın eskisine dair aradıklarını Phantom Limb’de bulabilirler.

Söylenmesi gerekenleri bitirirken eklemeden edemeyeceğim bir info daha var ki o da bu adamların albüm kapaklarını da videolarını da kendilerinin hazırladıkları. Dostluk bağları mı çok kuvvetli yoksa yan yana gelmiş iki deha mı Andrew’la Benjamin orasını bilemeyiz, ama bildiğimiz bir şey var ki takvime ekimden girip 2009’un en iyi albümleri listesinden çıkacakları. Komiktir, bazı müzik tüketicileri ikilinin ismini olgun bulmadıkları için yaptıkları işi beğense de kişisel ve içsel protestosu sebebiyle reddediyorlar dinlemeyi. Sakın siz böyle yapmayın, cıs.

 





 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010