Skhizein

Bir varmış, sonsuz yokmuş… Bir varmış, 91 cm uzaklaşmış, bir yokmuş, sonsuz olmuş. 

Yönetmen Clapin’in yarattığı karakterimiz evinde günlük işlerini yaparken birden 150 tonluk bir meteorun çarpmasıyla kendinden 91 cm uzaklaşır. Daha sonra tüm hayatını bu uzaklığa göre ayarlar. Tüm hayata 91 cm uzaktan müdahale edebilmektedir artık. Artık duvarlar cam, camda duvar olmuştur onun için. Alışmak ne kadar zordur böyle bir duruma. Bir şeyler yapmak gerekmektedir… Ve karakterimiz de aynı şeyi düşünmüştür, yeni bir meteor aramaya başlar.  Küçük bir çarpışma daha ve artık  -75 cm uzaklaşmıştır kendinden. Sonsuzluğa giden bu yolda baştaki mutsuzluğu yerini huzura bırakır. Bağlı olduğu nesnel ortam artık ondan sonsuz kadar uzaktadır ve gerçekten de sonsuz vardır, bir yoktur…

2008 yapımı, 14 dakikalık bu animasyon bir sürü de ödül aldı. Algarve Uluslararası Film Festivalinde, İspanya’daki Uluslar arası Animasyon Festivalinde, Annecy Uluslar arası Animasyon Film Festivalinde, Cannes Film Festivalinde ve Cracow Film Festivalinde en iyi animasyon kısa film seçilmiştir.
Aynı zamanda müzikleri ve karakter özellikleri açısından hayatınızda ayırmanız gereken bir 14 dakikanız olmalı, bence… Aslında biraz daha analitik bir pencereden bakacak olursak eğer bu kısa animasyona, önce karakterimiz tanıtılır: Ana karakterimiz günlük işlerini yapan sıradan biridir ve bir de psikologumuz vardır ki kendisi sıradanlığı temsil ediyor. Geçmişe dönüşlerle bize olayın nedenini anlatan karaktere meteorun çarpmasıyla animasyondaki kritik noktaya ulaşılmış olunur. Artık karakterimizin içinde yaşadığı dünyanın gerçekliği başkadır. Aslında yalnız kaldığında bu durumu çok iyi kotarabilmişken, iş yeri gibi insanlarla etkileşim içinde olduğu ortamlarda düzenini kuramaz. Çünkü kendini 91 cm uzak hissetmesi, çevresindeki insanlarında onu öyle göreceği anlamına gelmez… Bu mutsuzluğun çözülmesi gerekmektedir ve sonuç olarak karakterimiz kendinden ancak sonsuz kadar uzaklaştığında huzuru yakalayabilmiştir.

Benim için uzay ve sonsuzluk kavramları kendimi en rahat ve konforlu hissettiğim alan olduğu için beni son sahnesiyle büyülemiştir diyebilirim. Belki de gözlerimi kapattığımda ben de kendimden sonsuz kadar uzaklaşıyorumdur veya belki de yatak odamın tavanındaki yıldızlar benim sonsuzluğumun göstergesidir. Skhizein şu sıralar izlediğim en iyi kısa film diyebilirim.
 

 



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010