Kampüste Çıplak Ayaklar
Yazın ortalarında bir filmin fragmanı, sürekli olarak reklam kuşağında MTV'de dönmeye başladı. İlk izlediğimde tam anlamıyla büyülenmiştim. Filmin geçtiği mekânlar, müzik beni inanılmaz etkilemişti. Sıradan bir film fragmanına benzemiyordu; hani aralarda can alıcı cümlelerin olduğu ve teker teker oyuncuların tanıtıldığı. Bu tür fragmanlar, kolay yola kaçmak gibi geliyor bana. Bu film her ne idiyse, fragman boyunca en ufak bir bilgi vermiyordu izleyene. Ve sonuna gelindiğinde siyah düz bir fonda ''Kampüste Çıplak Ayaklar, Yönetmen: Cansel Elçin, Ekim 2009'' yazdı.
Kampüste Çıplak Ayaklar, ''Hatırla Sevgili'' adlı dizi ile tanınan oyuncu, senarist ve de yönetmen Cansel Elçin'in ilk uzun metrajlı filmi. Gerard Depardieu, Sophie Marceau, Isabel Adjani gibi isimlerin ders verdiği Ecole Florent'te tiyatro öğrenimi gören Cansel Elçin'in bu filminden önce ''Papillon'' adında bir de kısa filmi var.
Film, Haberci, 32.Gün ve Rota gibi TV programlarında çalışmış olan; Marie Claire, Yeni Yüzyıl ve Sabah gibi yayınlarda gezdiği ülke ve yörelerle ilgili yazıları yayınlanmış olan Meltem İnan'ın ''Yeni Bir Şiva'' adlı romanından uyarlanmış. Genelde edebi metin uyarlamalarında filmi izledikten sonra kitabı okurum; fakat bu sefer sonunda şeytanın bacağını kırdım ve uzun uğraşlarla bulduğum bu kitabı okuyup sonrasında filmi izledim. Meltem İnan'ın kaleme aldığı kitapta üniversite son sınıfta okuyan bir grup gencin eğitim, gelecek, aşk vb. konularla ilgili sıkıntılarına; dayatmalar, monotonluk ve etkileşim sonucunda uzaklaştıkları; fakat bir yandan da ulaşmaya çalıştıkları bireyselliklerine değiniliyor. Hikâyenin bu kısmında Şiva adlı Hintli bir kız dâhil oluyor ve gençler baş etmeye çalıştıkları sorunlar yanında farklı bir kültürden gelen bu kızı anlamaya çalışıyor, bu anlama süreci sonunda da değişim kendini gösteriyor.
Kitabı okuyanlar için filmin ilk sahnesi biraz hayal kırıklığı yaratıyor. Kitabın sonunda yer alan Şiva'nın sırrı, filmde izleyiciye açılış sahnesiyle veriliyor ve bundan sonra da olayların en başına gidiliyor. Bu da kitabın yarattığı heyecanı, filmde söndürüyor. Cansel Elçin, bir olayı anlatmaktan ziyade karakter analizi üzerinden bir yorum katmış metne. Filmin ilk yarısında karakterlerin tanıtımı ve hikâye hızlıca verilirken; ikinci yarısında tamamen karakterlerin ruh halinin analizine odaklanılmış. Filmin bu şekilde ikiye bölünmesi sonucunda zaman ve çevresel etkenler sonucunda insanların değişimlerine odaklanılmasına yol açmış.
Paris, Hindistan ve İstanbul'da çekimleri gerçekleşen filmin Paris çekimleri insanı büyüler nitelikte. Fransa'da öğrenim gören Elçin'in bu anlamda Türk sinemasına getirdiği farklı bir bakış açısı görülmekte. Karakterler, kentin içinde birer birey olarak betimlenmiş. Kent dediğimiz olgunun sadece yapılardan oluşmadığı, içinde yaşattığı bireyle tam anlamıyla bir kavram/ olgu haline geldiği Paris çekimlerinde belirginleştirilmiş. Bu sahnelerde geçtiğimiz yıllarda gösterime giren ''Les Chansons d'Amour'' ve ''Paris'' filmlerini hatırlıyorsunuz.
Gezi izlenimlerinin, yazar İpek Ongun'un ''Bir Genç Kızın Gizli Defteri'' adlı serisini andıran bir anlatımla aktarıldığı ''Yeni Bir Şiva'' kitabının ilk 20-30 sayfasının sıkıcılığı ve sıradanlığı filmin ilk yarısına da yansımış durumda. İlk yarıda herhangi bir bakış açısının görülemediği Kampüste Çıplak Ayaklar, ikinci yarısıyla Cansel Elçin filmi olduğunu ve yönetmen olarak Elçin'in ileride çok daha çarpıcı ve insanı yakalayan işler yapacağını gösteriyor.
Filmin mekân ve kurgusundan sonra oyunculuklarına değinirsek, genç oyunculardan oluşan bir kadro söz konusu. Binnur Kaya, Altan Erkekli, Aliye Uzunatağan ve Berk Hakman gibi isimlerin konuk oyuncu olarak yer aldığı filmde Cansel Elçin de birden fazla rolle izleyicinin karşısına çıkıyor. Filmde ana karakter Deniz rolünde izlediğimiz Ezgi Asaroğlu'nun performansı ''Dawson's Creek'' adlı gençlik dizisiyle tanınan Katie Holmes'ün oyunculuğunu andırıyor. Deniz karakteri, Katie Holmes'ün canlandırdığı Joey karakteri gibi saf, mantığından ziyade duygularını ön planda tutan, bununla birlikte bir anda mantıklı, olgun bir kadına dönüşebilen bir profil çiziyor. Bu anlamda iki karakterin yakınlığı, oyunculuklar arasında büyük bir benzerlik doğuruyor. Başarılı bir performans sergileyen Ezgi Asaroğlu'nun yanı sıra Arzu karakterini canlandıran Türkü Hazer'in performansı da dikkat çekiyor.
Kampüste Çıplak Ayaklar'ın bir diğer dikkat çekici özelliği de film müzikleri. Deniz Cuylan'ın imzasını taşıyan parçaların yanı sıra filmin fragmanında çalan şarkı, filme gidilmesinde etkili bir rol oynayacak nitelikte. Fragmanda kullanılan ''Lai Pun Lal'' adlı şarkı 1998 yılında Erkin Gören ve Berkan Tunçludemir tarafından Monera ismiyle kurulan, 59 Times The Pain, Ten Foot Pole, No Use For A Name gibi punk gruplarının şarkılarını çalarak müzik hayatına başlayan ve çok geçmeden kendi şarkılarını yapmaya ve İstanbul'un birçok sahnesinde (Kemancı Rock Bar, Peyote, 3L, Bronx vs.) ve okul festivallerinde konserler vermeye başlayan Kupka'ya ait.
Kampüste Çıplak Ayaklar, başarılı bir ilk film niteliğinde. Kitabı okuyup filmi izleyenler için pek tatmin edici olmasa da Türk Sineması'na farklı bir bakış açısı getirecek bir yönetmeni izleyiciyle buluşturan iyi bir yapım.

|