Bienal Günlükleri

“Brecht için neyin belirleyici olduğunu bir çırpıda söylemek isteyen bir kişinin şu cümleyi kullanması akıllıca olacaktır: 'Onun konusu yoksulluktur.' ”

                                                                      Walter Benjamin, “Brecht'i Anlamak” 
 
İnsan Neyle Yaşar... 



11'inci Uluslararası  İstanbul Bienali, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 12 Eylül- 8 Kasım'da gerçekleştiriliyor. Hırvat Kürator Topluluğu WHW / What, How & for Whom (Ne, Nasıl ve Kimin İçin)  küratörlüğünde 40 ülkeden 70 sanatçı ve sanatçı grubunun 141 projesine ev sahipliği yapan Bienal mekanları ise şöyle: Tophane’de İstanbul Denizcilik İşletmeleri’ne ait alandaki  3 numaralı Antrepo, Tophane’deki Tütün Deposu ve Şişli’deki Feriköy Rum Okulu.  

11'inci Uluslararası İstanbul Bienali'nin bu yılki başlığı Bertolt Brecht’in 1928 yılında Elisabeth Hauptmann ve Kurt Weill ile birlikte yazdığı “Üç Kuruşluk Opera” oyununun ikinci perdesinin kapanış parçası olan “İnsan Neyle Yaşar?” adlı şarkıdan geliyor. WHW tarafından “İnsan Neyle Yaşar?” sorusu etrafında örülen ve tüketimi hatırlatan İstanbul Bienali’nin kavramsal çerçevesi Brecht’i tekrar gündeme getirerek çağdaş kapitalizm koşullarında sanatın rolü hakkında bir düşünce sürecine adım atmayı, günlük pratikleri, ve eylem biçimlerini yeniden değerlendirmeyi amaçlıyor. Brecht'ten söz açılınca Bienal duvarlarından politik sesler yükseliyor.   


Antrepo No.3’te 49 sanatçı ve sanatçı grubunun projeleri yer alıyor. İçeri girdiğinizde tepenizde sanki bir ses yükseliyor: “Don't Complain (Şikayet Etme)”. Çağdaş Türk Sanatı'nın önemli isimlerinden Hüseyin Bahri Alptekin'in 2007'de 52'nci Venedik Bienali'nde Türkiye Pavyonu'nda    yer alan enstalasyonun parçası “Şikayet Etme”... Bu cümlenin yazılı olduğu neon tabelasıyla kafanızı kaldırdığınızda göz göze geliyorsunuz. LED tekniğiyle yapılan harfler, Çin pazarından dağılan LED'in dünya pazarında genişlemesine dikkat çekerken geçtiğimiz sene yaşamını yitiren sanatçının dile getirdiği üzere bir yandan şikayet etme derken öte yandan kendi içinde şikayet ediyor. Sanja Ivekovic ezkizlerinde devrimi beklerken farklı renklerde kurbağaların prense dönüşmesini bekleyen bir kız aşağıda dikiliyor. Wafa Hourani'nin Kalendiye 2087 maketi sıkışmışlık hissiyatını size yaşatmasından 20 dakika sonra Shahab Fotouhi'nin “Nükleer Bomba Sığınağı” ise tam önünüzde dikiliyor. O 20 dakika içinde deneyimlediğimiz eserlerden biri de Michel Journiac'tan geliyor: “Sıradan Bir Kadının Hayatında 24 Saat”. (Resim Kalendiye Maketi ve sıradan kadının hayatı resimleri alta taşabilir) 

Antrepo'yu saran parfüm kokusu 



Antrepo koridorlarında ilerlerken karşınıza elinde parfüm şişesi olan önlüklü  insanlar çıkarsa şaşırmayın. Alışveriş merkezi sunumu gibi olan Aydan Murtezaoğlu ve Bülent Şangar'ın işsizlik, emek,  iş güvenliği olmaksızın çalışmak kavramlarını ele alan  "İşsiz İşçiler - sana yeni bir iş buldum!" adlı projede çalışıyorlar. Çalışmanın yer aldığı odanın kapısında elinde bir parfüm şişesi üzerinde önlük olan bir genç kız,  “Denemek İster misiniz” diye sorduğunda “Anlayamadım” diye karşılık veriyorum. Her alışveriş merkezinde karşımıza çıkan parfümlenme deneyiminin Bienal'de ne işi var... Böylece İşsiz İşçilerden parfüm deneyiminden sorumlu Sinem İçöz,  proje hakkındaki görüşlerini aktarmaya başlıyor: “Gazetede 'İşsiz İşçi sana yeni bir iş buldum!' ilanını gördüm. Açıkçası bana ilk başta ilginç geldi. “İşsiz işçi ne demek acaba” diye...Sonra Bienal'de çalışılacağını görünce sanatı da sevdiğim için ilginç olabileceğini düşündüm. Marmara Üniversitesi'nde Avrupa Birliği Enstitüsü, Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde master öğrencisiyim ve saatleri itibariyle beni çok zorlamayacağı için başvurdum. Sanatçılarla öngörüşme yaptık onun üzerine işe başladık. Sanatçılar bize ne yapacağımızı anlattılar ancak başlarken bile işin ne olduğunu tam olarak anlayamamıştım. İşin içine girdiğimde gördüm ki bu, biraz da benim hayatımı yansıtıyor. Burada tamamen kendimiz gibiyiz. 'Kendiniz gibi olun, başkası olmayın' diye yönlendirildik zaten. Ayrıca işsizlik hala büyük bir sorun. Burada bir alışveriş merkezi metaforunu yansıtıyoruz. Ben gelen insanlara parfüm sıkıp insanları içeriye davet ediyorum. Arkadaşlardan biri bir t-shirtün katlı şeklini bozarken diğeri katlıyor. Sürekli bu şekilde devir daim ediyor. İş, düşünce sürecini gerektirmiyor, yaptığımız işe de yabancılaşıyoruz. İnsanlar düşünmeli, bu işi yaparken hayatı düşünmeli. Bunu yaparken o kadar yoruluyorsunuz ki düşünmeye haliniz kalmıyor. Düşünce sürecine giremiyorsunuz. Biz burada işi yansıtsak da aslında bizim de bu işi yapmamızla eve gittiğimizde yorgun oluyoruz. Bu işi daha fazla sürede yapanlar için daha da zor.”

Etcétera sunar: Başrolünde izleyicileriyle Erörist Kabare!









Federico Zukerfel

Antrepo'yu gezerken karşıma tanıdık yüzlerin katıldığı bir kabare çıkıyor. Bir grup görsel sanatçı, şair, kuklacı ve oyuncu tarafından Buenos Aires'te kurulan Etcétera'nın üyeleri Federico Zukerfeld ve Loreto Garin Guzman tarafından oluşturulan Erörist Kabare'de karton oyuncular arzu nesneleriyle sürreal bir konuşma yaparken bir şarap şişesi ya da çay bardağı sizinle konuşabiliyor. Şarap şişesinin düşüncelerini dinlemeden az önce Zukerfeld, Reset Magazin'e kabare hakkında görüşlerini aktarıyor.  Karton oyuncular arasında Bertolt Brecht, Marcel Duchamp, Che Guevara, Deniz Gezmiş, Yılmaz Güney ve Hrant Dink'in de yer aldığı kabarede Zukerfeld, izleyicinin ve sergiyi gezerken kafasından geçenlerin önemini vurguluyor. Kabareyi oluşturmak için iki ay İstanbul'da kaldıklarını söyleyen Zukerfeld, bundan dolayı çok mutlu olduklarını ve tepkileri beklediklerini ifade ediyor. Erörizmin eylemlerinin hataya (error) dayalı olduğunu belirten Zukerfeld, hataların olumlu anlamlar türetebileceğini sözlerine ekliyor. Bu enstalasyonun yaşadığını hissettiğini söyleyen Zukerfeld, bugün her şeyin tüketimle ilgili olduğunu ve daha iyi hisetmek için tüketime ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Tüketimin sonunda hepimiz boş bireyler olarak kalıyoruz diye ifade eden Zukerfeld, şöyle devam ediyor: “Sanat yaşayan bir kavram. Buradaki resimler birbiriyle konuşuyor ve önemli olan toplumun, insanların burada başrolde olması. Bu sahneyi insanlar için yaptık. İnsanlar oturabilirler, bunu kullanabilirler. Şişeler, bardaklar bile oyuncu. Şeffaflar ve karakterlerle konuşabiliyorlar. Uluslararası Erörist Hareketin bir çeşit propagandası bu kabere izleyiciye hataları düşündürmek ve gösterebilmek için. Türkiye'de bir çok error var. Kentsel anlamda mesela. Trafik önemli bir errorism. Arjantin'de de benzer problemler var ama bizim bir Diego Maradona hataları var mesela. Bu çalışma bizim için terörizmin steryotip figürü hakkında düşünmenizi sağlıyor. Bu konuda konuşamıyorsunuz, her yerde sansürle karşılaşabiliyorsunuz. Böylece biz de erörizmi bu konuda konuşmak için bir anahtar olarak kullanmaya karar verdik. Erörizmin harika bir şey olduğunu keşfettik. Çünkü mükemmellik zamanı sona erdi. Mükemmellik bir yalan ve tüketim yapmamızı sağlayan bir tuzak. Hatayı olumlu bir şey olarak kabul etmeliyiz devam etmek için... Bu da Uluslararası Errorist Hareketin amacı.”

Life Dergi Kapağı'nda bu ay: Paik'in yaşam öyküsü 

Bir koridordan diğerine karmaşık kurgu eşliğinde giderken karşımıza 2006'da  ölen ve dünyanın ilk video sanatçısı olarak kabul edilen Güney Koreli Nam June Paik çıkıyor ve farklı bir  yaşam deneyimi sunuyor. 1937-1972 arasından seçilmiş kırk dört Life dergisi kapağı ve 1983'ten bir özel sayı, kronolojik olarak bir özgeçmiş gibi  sıralandığı bir duvara bakıyoruz. Paik'in yaşamından kesitler konuşma balonlarıyla kapaklardaki karakterin kafasından geçmeye başlıyor. Dergi kapaklarının yanındaki odaya girdiğinizde ise birbirini tamamlayan videoları bekliyor.





Uzak koridorların birinde Amerikan Sanatı Müzesi ile yolum kesiştiğimde uygunsuz bir hareket yapıp önünde insanların ziyaretçilerin yazdığı  deftere bir göz atıyorum. Rabih Mroué'nin “Ben, Aşağıda İmzası  Olan”daki amacından çok farklı olarak kendilerinden buradan af diliyorum. Kimi amcasının sarı çizmesini taksimde sergilediğini ve bütün sanatseverleri beklediğini söylerken kimi doğum günü mesajları yazarken kimi de sergideki eserlerin önemine vurgu yapıyor. İtiraf ediyorum birkaç yoruma göz attım  ve ama bir dakika, error veriyorum, bunlar zaten gizli değildi sanırım. Gitmeliyim, İçerde resim içinde resimleriyle Museum of American Art (Amerikan Sanatı müzesi) beni bekliyor.

Hırvatlar diyarında ilerlerken Nevin Aladağ şehri dikizliyor. Farklı ses ve görüntüleri Şehir Sesi I, II ve III'te sizi şehrin seslerini takip ettiriyor. Zanny Begg, Adam Smith'in görünmez eliyle sihirbazlık yapmaya başlıyor. Ama onun sihirbazı Smith'in sevdiceği pazar ekonomisiyle tükenen bir yolda ilerliyor. Şapkadan çıkan tavşan kapitalizmin yarattığı bir ilüzyona göz kırpıyor. Başka bir duvarda Hans Peter Feldmann “bir kadının 50 yılı”nı fotoğraflarla belgeliyor. Bir de Hansel ve Gratel'den farklı bir ekmek bırakıyor ardında, ortası yenmiş bir heykel gibi sergilenen ekmek...

Tütün Deposu'nda bulunan kibritler...

Bienal kapsamındaki 13 sanatçının projeleri, Tütün Deposu’nda yer alıyor. Karanlık bir odada kameraya bakan bir kadın bir şehrin yükselişini ilan ediyor. Jesse Jones'un Bertolt Brecht ve Kurt Weill'ın operası “Mahagonny Şehrinin Yükselişi ve Düşüşü”nün final sahnesinden uyarlanan “Mahogany”de insanlar parasını ödediği sürece sonsuz özgürlüğün anahtarıyla girdikleri bir yer anlatılıyor. Fısıltı Korusu dik dik bakıp tekrarlamalarda bulunuyor. Biraz sabır isteyen bir seyirle aslında iç de fena olmayan bir yapıt karanlık odada sesini yükseltiyor. Yazar ve filozof Vyacheslav Akhunov'un bu sefer özür dilememi gerektirmeyecek şeklinde günlüklerine bakmaya başlıyorum. Akla Marx'ın 1844 El Yazmaları geliyor. Aknunov'un günlükleri Rusça olduğu için anlamasam da karşımda bir metrekarelik alanda kibrit kutularından yapılmış bir enstalasyon duruyor. Bir çocuk olsam birkaç tanesine vurup diğerlerinin düşmesini bekleyebilirdim ki bu da hiç hoş bir davranış değil. Yaklaşınca Kaufman'ın karelerindeki mini retrospektifler aklıma geliyor. Akhunov üşenmeden 1976-1991 yılları arasında tuttuğu günlükler ve albümlerden alınan küçük boy reprodüksiyonlarıyla dolduruyor kutuların içini... Bir metrekarelik alanda bu enteresan çalışma gözünüzü alıyor, ve kendini tanıtıyor: “adım 1 m2”... Rabih Mroué ise tütün deposunda tekrar karşımıza çıkarak “Gürültüsüz” adlı çalışmasında kayıp kişiler için oluşturulmuş ilanlara kendi kimliğini katıyor.

Kendisi bir enstalasyon haline getirilen Feriköy Rum Okulu

2003 yılından bu yana hizmet vermeyen Feriköy Rum Okulu, 11'inci Uluslararası  İstanbul Bienali ile ilk kez bir sanat mekanı olarak kullanılıyor. Enstalasyonların sergilendiği okulun kendisi de sıralarıyla bir enstalasyon haline dönüşmüş gibi duruyor.  Bu enstalasyonda 23 sanatçının projeleri izleyiciyle buluşuyor.

Siniša Labrović,  “Lisansüstü Eğitim”le suç unsurlarının eğitimini kişisel gelişimle harmanlarken bir sınıfta Nilbar Güreş'in kadınları ev temizleme gibi “Bilinmeyen Sporlar”la fotoğraflanıyor. Bir sınıfta Lado Darakhvelidze “İdeal Medya” dersinde Ağustos 2008'de Pekin Olimpiyatları ile Gürcü-Rus Savaşı ile medya stratejilerini sıralardaki izleyicilerin deneyimlemesini sağlıyor.

Michel Journiac, tekrar karşımıza çıkarak kendi ebeveynlerinin kılığına giriyor ve  “Freud'a Saygı”da kusur etmiyor. Journiac'ın karşısındaki perdeyi açıp odaya girdiğinizde içeride Ruti Sela ve Maayan Amir, “Suçluluğun Ötesinde” ile cinselliği ve devletin bireylerde oluşturduğu şiddetini bir otel odasında görüntülüyor. İsrail ordusunda bulunmuş askerleri bir internet sitesinden otel odasına çağırarak kameraya konuşturuyorlar. Yatak hikayeleri savaş hikayelerine bağlanıyor.

“İnsan neyle yaşar” sorusu Bienal mekanlarında cevaplarını ararken akla Galbraith'in “Gereksinimler gerçekte üretimin meyveleridir” sözü geliyor. Bir yandan da Enis Batur'un “Dünya Bir Büyük Mağaza”sı akla takılıyor. Tüketim kuramının sayfaları Bienal duvarlarında yeniden başka metinlerle ilişki kurarken ekonomi, politika, insanın gereksinimleri, savaş ve bir çok konu  tekrar  gündeme getiriliyor. O arada Bienal afişine bakarken kafamda beliren Jean Baudrillard, “Bir Tüketim Kuramı Üzerine” kıtlık toplumunun bolluk toplumuyla karşılaşmasından doğan gereksinimleri masalından bahsediyor: “Homo economicus'un güzelliği, diyordu A. N Whitehard, aradığını tam olarak bilmemizdi.” 
                                                                               
Video ve Fotoğraflar: Ahmet Erdal 
      


     11'inci Uluslararası İstanbul Bienali Sanatçı Listesi 

       Antrepo No.3   

  • Jumana Emil Abboud - “Limon Kaçakçılığı” (2006), “Nar” (2005)
  • Vyacheslav Akhunov – “Anıtsal Propaganda Konulu Lenin Planı” (1975-85), “Leniniana” (1977-82), ”Sineklik Devrim” (1977), “Mutlak Envanterlendirme” (1975)
  • Mounira Al Solh - “Deniz Bir Müzik Setidir” (2006-09)
  • Nevin Aladağ – “Şehir Sesi” (2009)
  • Hüseyin Bahri Alptekin – ”Şikayet Etme” (2007)
  • Yüksel Arslan - “Kapital”, “Sermayeye Entegre Olmuş İşçi” (1972), “Sömürgecilik” (1971),  “Sınıflar” (1971), “Nervus rerum” (1973), “İşçiyle Makine Arasındaki Mücadele” (1970),
  • “Kapital dizisi” (1969-1975) “Defterlerden çizimler”
  • Zanny Begg – “Şeker mi (Şaka mı)” (2008)
  • Lidia Blinova – “El Süsleri” (1995)
  • Anna Boghiguian – “Tarihin Kıyılarında Bir Şair” (Konstantinos Kavafis) (2009)
  • KP Brehmer – “Amerikan Bayraklarında Düzeltme” (1975), “Bir İşçinin Ruhu ve Hissiyatı”
  • (1978-80), “Renk Coğrafyası 7 (Kırmızı Değerlerinin Lokalizasyonu)” (1972-73),  “Yatırım Ortamı” (1971)
  • Bureau d'études – “Terörün Yönetimi” (2009)
  • Çatışma Belirtiler – “Lübnan İç Savaşı’ndan Siyasi Afişler 1975-90, bir Zeina Maasri projesi” (2008)
  • Cengiz Çekil – “Ele Geçirilmiş Mektuplar” (1977), “Görsel Parkurlar” (1979), “Günce” (1976)
  • Danica Dakić – “Isola Bella” (2007-08)
  • Rena Effendi – “Boş Hayaller: Boru Hattı Boyunca Yaşanan Hayatların Bir Tarihi” (2002-07)
  • Etcétera... – “Erörist Kabare” (2009)
  • Hans-Peter Feldmann – “Ekmek” (2009),   “Portre. Bir Kadının 50 Yılı” (1994)
  • Shahab Fotouhi – “Nükleer Bomba Sığınağı Taslağı (No.137)  (2005-09)
  • İnci Furni –  “Ruh” (2007-09)
  • Nilbar Güreş – “Bilinmeyen Sporlar” (2008-09)
  • Margaret Harrison – “Evişçileri” (1977-78)
  • Sharon Hayes – “Seni Sevdiğimi Bilmiyordum” (2009)
  • Wafa Hourani – “Kalendiye 2087” (2009)
  • Sanja Iveković – “Devrimi Beklerken (Alice)” (1982), “Türkiye Raporu 09” (2009)
  • Donghwan & Haejun Jo – “ABD Ordusu ve Baba” (2002-09),Müthiş Baba” (2005)
  • Michel Journiac – “Sıradan Bir Kadının Hayatında 24 Saat” (1974-94)
  • David Maljković – “Fuardan Sonra” (2009)
  • Marwan – “Sulu Boyalar, İsimsiz” (1963, 1965, 1966, 1970, 1976, 1979), “İsimsiz Baş”
  • (1976, 1985, 1992, 2009), “Tablolar, İsimsiz” (1965, 1966, 1966)
  • Museum of American Art – “ABD’den Modern Sanat” (2006)
  • Rabih Mroué – “Ben, Aşağıda İmzası Olan” (2007), “Gürültüsüz” (2008), “Ruhla, Kanla” (2003)
  • Aydan Murtezaoğlu & Bülent Şangar – “İşsiz İşçiler – Sana yeni bir iş buldum!” (2009)
  • Marina Naprushkina – “Başkanlık Platformu” (2007)
  • Deimantas Narkevičius – “Hayatının Rolü” (2003)
  • Mohammed Ossama – “Adım Adım” (1977)
  • Erkan Özgen – “Köken” (2008), “Nefes” ( 2008), “eröristAN” (2009)
  • Trevor Paglen – “Gök Cisimleri (İstanbul)” (2009)
  • Nam June Paik – “Life” ( 1974-83)
  • Marko Peljhan – “Bölge” (1995, 2006-09)
  • Darinka Pop-Mitić – “Korsan Jenny” (2009)
  • María Ruido – “Amfibik Kurgular” (2005)
  • Hrair Sarkissian – “İnfaz Meydanları” (2008)
  • Tamás St. Auby – “Centaur” (1973-75)
  • Mladen Stilinović – “Kimse Görmek İstemez” (2009)
  • Canan Şenol – “Çeşme” (2000), “İbretnüma” (2009)
  • Oraib Toukan – “Özkaynak Çemberin İçinde” (2007-09)
  • Wendelien van Oldenborgh – “Talimat” (2009)
  • Vangelis Vlahos – “Gri Bölgeler” (2009)
  • Simon Wachsmuth -  “Parabasis” (2009)
  • Artur Żmijewski – “Demokrasiler” (2009), “İki Anıt” (2009)


Tütün Deposu 

  • Vyacheslav Akhunov – “1 m2” (2007), “Şüpheler” (1976)
  • KP Brehmer – “Patates Fiyatları” (1968-74, 1975), “Reel Sermaye-Üretim” (1974)
  • Hamlet Hovsepian – “Baş” (1975), “Düşünür” (1975), “Esneme” (1975), “İsimsiz” (1976), “Kaşınma” (1975)
  • Mladen Stilinović – “Yemekli Çalışmalar” (1978-2009)
  • Jumana Emil Abboud – “Azizlik ve Aklı Başında-lık” (1999-2009)
  • Karen Andreassian – “Ontolojik Güzergâhlar” (2009)
  • KP Brehmer – “Çinko Hammadde Fiyatı - Aylık En Yüksek ve En Düşük Fiyatlar” (1978-79),

    “tarihsiz”

  • Cengiz Çekil – “Yazısız” (1977)
  • Işıl Eğrikavuk – “Gül” (2007)
  • Sanja Iveković – “Türkiye Raporu 09”
  • Jesse Jones – “Mahogany” (2009)
  • Darinka Pop-Mitić – “Manzaralar” (2004)
  • Jinoos Taghizadeh – “İyi Geceler” (2009), “Kayıp” (2009), “Taş, Kağıt, Makas” (2009)
  • What is to be done / Chto delat? – “Chto delat Gazetesi", “Sayı 27” – “Büyük Yöntem” (2009), “Partizan Songspiel” (2009), “Perestroika Songspiel” – “Darbeye Karşı Zafer” (2008),
  • Perestroika Günlükleri” (2008-09)

Feriköy Rum Okulu

 

  • Cengiz Çekil – “Enerji Plakaları” (1976), “Su Isıtma Aleti” (1976)
  • Igor Grubić – “Doğu Yakası Hikâyesi” (2006-08)
  • Erkan Özgen – “Robben” (2008)
  • Lisi Raskin – “1978-1986" (2008-09), “Nakavt Yumruğu” (2008)
  • KP Brehmer – “Dünya Borsalarında Trend (Paris-Alman Borsaları)” (1976)
  • Avi Mograbi – “Z32” (2008)
  • Larissa Sansour – “Beytüllahim’de Çorba İçmek” (2006)
  • Simon Wachsmuth – “Parabasis” (2009)
  • Lado Darakhvelidze – “İdeal Medya” (2008-09)
  • Natalya Dyu – “Mutlustan” (2007)
  • Nilbar Güreş – “Bilinmeyen Sporlar” (2008-09)
  • Alimjan Jorobaev – “Bişkek Şehir Merkezi Meydanı'nda Namaz Kılan Adamlar” (1982-2005)
  • Michel Journiac – “Freud’a Saygı” (1972-84)
  • KwieKulik (Zofia Kulik tarafından sunuluyor) – “Dobromierz ile Etkinlikler” (1972-74)
  • Ruti Sela & Maayan Amir – “Suçluluğun Ötesinde #2” (2004)
  • Vyacheslav Akhunov – “Pullar” (1977-85)
  • Doa Aly – “Harika Yürüyüşlü Kız” (2009)
  • Decolonizing.ps (Sandi Hilal, Alessandro Petti, Eyal Weizman) – “Geri Dönüşler” (2009)
  • Vlatka Horvat – “Mesela” (2009)
  • Sanja Iveković – “Kağıttan Kadınlar” (1976-77), “Türkiye Raporu 09” (2009)
  • Siniša Labrović – “Lisansüstü Eğitim” (2009)
  • Ioana Nemes – “Aylık Değerlendirmeler” (2009)
  • Société Réaliste – “Mimarlık Bakanlığı: Kültür Devletleri” (2008-09)

 



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010