DOSYA |
 |
|
Müziğin dinamiklerinin değiştiği bir dönemdeyiz. Gerek müziğe erişimin gerekse tüketimin hızlandığı bu dönemde, başarılı ve ünlü olmanın kriterleri de farklılaştı. Altın plaklar, milyon satan albümler geride kaldı, artık bayt’ların hüküm sürdüğü, bant genişliği ile rajon kesildiği bambaşka bir alemdeyiz. Tek gecede edinilen şöhretlere sahip olmak, albüm dahi çıkarmadan kıtalar arası turnelere katılmak gibi alışık olmadığımız rutinleri yaşamaya mecburuz bu dönemde. Hızlı tüketim dalgasının her müzik türünde farklı yansımalara neden olduğu göz önüne alındığında, dans müzik sahnesinin de farklı dinamikler ile yürüdüğünü söyleyebiliriz. Bu bağlamda günümüz dans müziğinin disko kökenli modern kahramanlarını ise hiç kuşkusuz başarılı prodüktörler ve prodüksüyonlar oluşturuyor. Formül aslında çok basit;
Devam > |
|
 |
|
Bir buçuk seneden beri yollarda olan Fleet Foxes, turnenin son konseri için 16 Eylül akşamı Paris’in en eski sinema salonlarından Le Grand Rex’teydi. Fleet Foxes konseri için ilginç bir mekan seçimi! Konser daha da ilginçti. Kısacası, oradaydım…
Devam > |
|
 |
|
Biletler serimizde baktık elimizdeki biletler tükenmiş. Sıra geldi okuyucu biletlerine. Seda'nın biletleri huzurlarınızda.
Chambao
Chambao benim pozitif hissetmek için dinlediğim özel grubumdu..
Solist La Mari'nin kanseri yenmesi ve akdeniz sıcaklığına sahip olmalarını severim.
Birgün Barcelona'da konserlerine denk gelmek gibi bir hayalim vardı.
Ben onlara gidene kadar onlar buraya geldiler..
İşsanat'ta bir daha konsere gitmiyeceğim dediğim ilk konser oldu..
Devam > |
|
|
|
|
|
RÖPORTAJ |
 |
|
Reset’in yenilenen yüzüyle beraber güzel bir röportaj yapma arzusundaydık. Müzikal açıdan en sevdiğimiz ve saygı duyduğumuz gruplardan biri olan Replikas
Devam > |
|
 |
|
Underground rap müziğin Türkiye’deki önemli temsilcilerinden Alaturka Mavzer ile Türkiye’de rap müziğin durumu, gelecek planları ve Kadıköy mevzu üzerine çok samimi bir söyleşi gerçekleştirdik.
Reset Magazine: Alaturka Mavzer'in dünden bugüne nasıl var olduğunu, zaman içerisinde grup üyelerindeki değişimle birlikte bugüne nasıl gelindiğini -şu anki mevcut durumdan da bahsederek- anlatır mısınız?
Devam > |
|
 |
|
İstanbul bağımsız müzik sahnesi serimize bu hafta deneysel müziğin üretken ismi I Create Soundscapes ile devam ediyoruz
Devam > |
|
|
|
|
|
|
|
BAZILARI UZUNÇALAR |
 |
| Bazıları Uzunçalar |
The Golden Filter – Solid Gold (7”)
Glass Candy – The Gate / High B
Lullabies In The Dark – Iridium
Devam > |
|
|
|
|
|
|
|
|
ALBÜM LİSTELERİ |
|
1-Memory Tapes – Seek Magic |
|
2-Girls – Album |
|
3-No Age – Losing Feeling |
|
4-Fuck Buttons – Tarot Sport |
|
5-Washed Out – Life of Leisure |
|
6-The Big Pink –
A Brief History of Love |
|
7-Neon Indian – Psychic Chams |
|
8-JJ – JJ No:2 |
|
9-YACHT – See Mystery Lights |
|
10-The XX – The XX |
|
|
|
BU HAFTA NELER DİNLEDİK |
1-Memory Tapes – Bicycle |
2-Girls – Hellhole Rat Race |
3-Neon Indian – Deadbeat Summer |
4-Fuck Buttons – Surf Solar |
5-Washed Out – Get Out |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ALBÜMLER |
 |
|
Sanırım müzik tarihinde sadece bir yıl süre içerisinde bir kaç kayıtla ciddi anlamda süperstar olmuş müzik grupları bir elin parmağını geçmeyecek sayıdadır.
Devam > |
|
 |
|
Yaklaşık 2 hafta evvel raflarda yerini alan A Sunny Day in Glasgow’un ikinci albümü “Ashes Gramer” ilk albümdeki havayı taşır nitelikte
Devam > |
|
 |
|
Pearl Jam'in dokuzuncu stüdyo albümleri ''Backspacer'' konumuz. Ama Pearl Jam'e ve yeni albümlerine geçmeden önce Eddie
Devam > |
|
 |
|
2007'de çıkardıkları Cryptograms ve Fluorescent Grey EP'lerinden beri Pitchfork'un favori gruplarından biri olan Deerhunter'ı gürültülü müziklerinden tanırdık eskiden.
Devam > |
|
 |
|
Bombay Bicycle Club’ın yeni albümü uzun bir sürecin meyvesi gibi durmakta. Gerek albümün piyasaya sürülme süresinin fazla olması.
Devam > |
|
 |
|
İngiliz elektro ikilisi Robbie Furze ve Milo Cordell'in müzik camiasına hediyesi The Big Pink, ilk albümleri "A Brief History of Love" ile karşımızda.
Devam > |
|
 |
|
1970’lerden günümüze gelene kadar Post-Punk birçok tarzdan etkileşimlerle rave, new rave, dance punk gibi yeni tarzlarla evrilmesinin yanında
Devam > |
|
 |
|
Frankmusik’in ilk albümü “Complete Me”nin kapağını ilk gördüğümde, aklımdan o kadar çok şey geçti ki, serbest çağrışım bu olsa gerek!
Devam > |
|
 |
|
Henüz 2004’te Paramore kurulduğunda bir çok kişi şu anki geldikleri noktaya varabileceklerini kimse düşünemezdi herhalde henüz yaşları.
Devam > |
|
 |
|
Ayrılık sonrası debelenmeleri din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin hep aynı ritüelleri beraberinde getirir. Hal böyleyken, son
Devam > |
|
 |
The Dead Weather - Horehound |
Yaklaşık altı ay kadar önce Jack White yine bir yan projeyle geliyormuş dedikodusu kulağıma çalındığında fazla şaşırdığımı söyleyemeyeceğim.
Devam > |
|
 |
|
İki sene aradan sonra Ian Brown, denemekten vazgeçmediğini kanıtlarcasına kendi deyimiyle "otobiyografik" altıncı albümü "My Way" ile geri döndü.
Devam > |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
| Emily Wells |
Müzik adına yeni yazımı güzel bir isim etrafında yoğunlaşarak tuşluyorum. 2009'un soğuk Şubat gecelerinin birinde tanıma fırsatı bulduğum bir isim Emily Wells. Amerikalı bir şarkıcı. Oysa ben kendisini tanıyıp müziğine kulak verene dek onun 2 adet albümü ve çeşitli çalışmaları vardı piyasada. Ne talihsizlik ama! Yaptığım ufak çaplı araştırmalara göre kendisi ülkemizde bile çok gün yüzüne çıkan bir isim değil. Anladığım kadarıyla Emily Wells dinleyenler bu işi genelde gizli kapaklı yapıyorlar ve keyfini tek başlarına sürüyorlar bu güzelliğin. Emily’nin söylediklerine bakılırsa henüz genç yaşta büyük plak şirketleri tarafından keşfediliyor, ancak o bu plak şirketleriyle çalışmak yerine müziğini kafasına göre şekillendirmeyi daha uygun buluyor.
Devam > |
|
 |
 |
| Soldout |
Tüm dünyada dinleyici edinecek müzikler ülkemizde arttıkça seviniyoruz. O isimleri el üstünde tutuyoruz. Sayı az olunca ne güzel de yapıyoruz bunu. Doymuş olunca durum şekil değiştiriyor. Bakın burada ne var: Soldout… Belçika’lı ikiliyi uzun zamandır takip ediyorum ve kısa bir araştırma ile aslında ülkeleri dışında çok daha popüler olduklarını fark ettim.
Devam > |
|
 |
 |
| Extrawelt |
Minimal-techo denildiğinde insanın aklına pek de fazla seçenek gelmediği bir gerçek. Özellikle alternatif müzik veya derinlemesine bir müzik araştırmasına girişmiyorsanız, açıkçası adını duymamış olmanız bile muhtemel. Dolayısıyla elimizdekileri değerlendirmeye çalışırken aslında ortalıkta çok daha iyilerinin olduğunu fark etmek insanda farklı etkiler yaratıyor. Arna Schaffhaused ve Wayan Raaben ortak projesi Extrawelt de, mini-tech tarzında fevkalade işler çıkarmaktalar. 90’ların başlarında ödünç aldıkları ekipmanları ve bir adet Macintosh’ları ile o dönemde pek de bir şey ifade etmemiş olsalarda, günümüzde Almanya’dan çıkan en iyi elektronik müzik grupları kategorisine dahil edilmekteler. En azından yazının başında tarif etmiş olduğum “araştırmacı” tanımına uyanlar tarafından.
Devam > |
|
 |
 |
| JT Donaldson |
Arkadaşlarımla gurur duymamı sağlayan bir müzisyeni sizlerle paylaşmak benim için büyük bir zevktir. Hayır, JT Donaldson arkadaşım değil, güzel tahmin. Ama bundan sonra arkadaşlarımdan gelen tavsiyeleri dinlemek için büyük bir sebep olarak görüyorum kendisini. Tabii öncelikle kendimi kınamalıyım, oldukça popüler olan bu “yanlış zaman keşfim”, uzun süredir house müzik piyasasının önemli isimlerindenmiş de ben fark etmek lütfunda bulunmamışım, daha fazla geç kalmadan bu işe müdahele ediyorum o yüzden.
Devam > |
|
|
|
|
|
| |
|