The Dead Weather - Horehound

Yaklaşık altı ay kadar önce Jack White yine bir yan projeyle geliyormuş dedikodusu kulağıma çalındığında fazla şaşırdığımı söyleyemeyeceğim. The White Stripes'ın malum patlaması sonrası şan şöhret para içinde boğulup uzun süre ortalarda görünmeyeceğine kesin gözle baktığım White, The Raconteurs ile beni yanıltmıştı. Sonrasında bir çok isme ya prodüktör olarak ya da vokal ve gitarıyla katkıda bulundu. Yakın bir zamanda da solo albümüyle karşımızda olacak. Görüldüğü gibi müzik aşkı ve yeteneği enginlere sığmaz taşar bir insandan bahsediyorum. The Dead Weather adını verdiği ikinci yan projesinin bileşenlerine baktığımda ise bir süre kelimelerim kifayetsiz kalmıştı. The Kills'den daha çok V.V olarak bildiğimiz Alison Mosshart, The Raconteurs'dan Jack Lawrence ve Queens of the Stone Age'den Dean Fertita. Yani ecnebilerin "supergroup" dedikleri tanıma fazlasıyla tekabül eden bir oluşum. Bu yetmezmiş gibi lügatımıza fazla duymadığımız yeni bir tür eklemek istiyorlar. Gothic Blues. Sanki Blues yeterince karanlık ve depresif değilmiş gibi. Günümüzde neredeyse bütün mainstreami saran fazla synthesizerlı new raver gençler düşünüldüğünde bu biraz göze batacaklar demek. Tabii bunu kolayca avantaja çevirdiklerini tahmin etmişsinizdir.

Albümü ilk dinlemeye başladığımda gözümde soluk sarı ve turuncu tonlarında Texas kasabaları, bardan yeni çıkmış ve atlarına doğru yürüyen kovboylar gibi muhtelif vahşi batı görüntüleri belirdi. 'I Cut Like A Buffalo', 'Will There Be Enough Water' gibi parça isimleri ya da Alison Mosshart'ın kullandığı 'Baby Ruthless' adı buna neden olmuş olabilir. Onun dışında Horehound'da hem The White Stripes'ın hem de The Raconteurs'un renklerini görmek mümkün. Bunun muhtemel sebebi White'ın büyük bir aşkla bağlı olduğu Nashville toprakları ve burada şeytanın müzikleri olarak anılan Classic Rock ve Southern Blues. Bunların izlerini şimdiye kadarki bütün işlerinde görmek mümkün. Horehound'da bir istisna değil. Farklı olan ise White'ın bu sefer ilk göz ağrısı davulun arkasına geçmiş olması. Bu noktada şunu belirtmek lazım; The Dead Weather elbetteki bir grup çalışması fakat daha çok Alison Mosshart öne çıkartılmaya çalışılmış gibi görünüyor. 'New Pony' ve White'ın tek başına gösteriş yaptığı 'I Cut Like A Buffalo' dışında tüm şarkı sözlerinde imzası var ve albüm kapağında bir tek onu görüyoruz. Yinede grubun ve albümün adına kadar bir çok yerde parmak izi olan White asla kendini unutturmuyor. Bu da bir çok parçada mikrofon kavgası yapıyorlarmış gibi hissetmemize neden oluyor. Hatta rahatça söyleyebilirim ki davulun diğer enstrümanların ve vokalin önüne geçtiği nadir örnekler görmek mümkün bu albümde. '60 Feet Tall' sürekli tekrar eden iki riffi ve 5:33'lük uzunluğuyla açılış parçası olarak fazla iddalı olsa da çok sıkılmadan sonunu getirebiliyorsunuz. İlk single olarak seçilen 'Hang You from the Heavens''da ilk defa Mosshart'ın sesinin gerektiği kadar kuvvetli olmadığını düşündüm. Onun dışında White'ın imzası minimal melodikliği ile albümün en iyilerinden olduğunu söyleyebilirim. İkinci Single 'Treat Me Like Your Mother'da adından da anlaşıldığı üzere biraz oedipussal durumlar söz konusu ve 'you blink when you breathe and you breathe when you lie, you blink when you lie' gibi sözleriyle fark ettirmeden dilinize dolanıyor. Albümün kesinlikle hemen fark edilen din, günah, şeytan üçgeninde bir teması var. 'Şeytan kesinlikle bir kadın ve sürekli koleksiyonuna katmak için iyi hristiyan gençler arıyor' diyen White için pek şaşırtıcı değil. Ve bu konuda cover olarak Bob Dylan'ın 'New Pony'sinden daha iyi bir seçim olamazdı herhalde.

The Dead Weather için Jack White'ın elini attığı her işten başarıyla çıkacağının bir göstergesi diyebiliriz. Bu noktada White'ın bir 'to do list'i olduğunu düşünmeden edemiyorum. Her seferinde de çıtayı yükseltiyor. Özellikle bu aralar yeni albümü için Keith Richards ile takıldığı düşünülürse. Bu yüzden üzülerek ikinci bir albüm için çok ümitli olmadığımı söylemeliyim. Ama bakın Keith Richards diyorum, bu avunmaya yeterli olmalı değil mi?

 



 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010