|
Replikas Röportajı

Reset’in yenilenen yüzüyle beraber güzel bir röportaj yapma arzusundaydık. Müzikal açıdan en sevdiğimiz ve saygı duyduğumuz gruplardan biri olan Replikas da bizi kırmadı; son albümleri Zerre’den, piyasanın durumuna, müzikal yolculuklarından, beğenilerini mail üzerinden sorduğumuz soruları içtenlikle cevap verdi:
Reset!: Gruplar için ortak fikirlerde ve zevklerde buluşmak zordur... Sizler bunu nasıl başardınız, nasıl buldunuz birbirinizi?
Replikas: Genel olarak bir araya gelişimizde okulların ve ortak arkadaşların rolleri büyük. Bir araya geldiğimiz ilk anlardan itibaren aynı fikirlerle motive olan insanlar olduğumuzu anlamamız heyecan verici idi. Sonradan ekibe eklenen herkesle de aynı heyecanı yaşadık. Birlikte büyüdük diyebiliriz.
Reset!: Bugün pek çok underground grubun hayal ettiği noktada olduğunuzu söyleyebiliriz; 5 albüm, film müzikleri, en sevdiğiniz grupla (Sonic Youth) aynı sahneyi paylaşmak ve hatta prodüktörleri ile albüm kaydetmek... Bir 15 sene önce ne hayal ediyordunuz? "Şu da olsaydı!” dediğiniz türden bir şeyler var mı?
Replikas: 15 sene önce müziğe yeni başlayan her grup gibi sadece müzik yapmak ve eğlenmek istiyorduk. Yıllar içinde, müziğin ciddi bir iş olduğunu anlamaya başladığımız andan itibaren hem yenilikçi tavrımızı oturtmaya, hem de işimizi profesyonel anlamda ele almaya başladık. Tüm bunların neticesinde belirttiğiniz gibi güzel ve hayalini kurduğumuz işlere imza attık. Şu da olsa dediğimiz özel bir şey yok. Her zaman için en büyük hayalimiz teknik ve içerik olarak gelişerek istediğimiz müziği yapmaya devam edebilmektir.
Reset!: İlk albümlerinizden sonra üstünüze sürekli bir psychedelic etiketinin yapıştırıldığını düşünüyorum. Fakat Avaz ve Zerre ile daha deneysel zaman zaman endüstriyele yakın tarzlara gidişatınız var. Müzikal evriminizi siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Replikas: Etkilendiğimiz tüm türleri korkusuzca müziğimizde kullanmak istedik. Tek bir akıma dâhil olmanın getirebileceği kısıtlamalardan uzak durmak, geriye baktığımızda aldığımız içgüdüsel bir karar gibi. Müzik yapma heyecanımızı taze tutan şey, zamanla değişen ve gelişen ilham kaynaklarımızı yansıtmaktan çekinmemiz. Çoğu zaman kendimize bile açıklayamadığımız düzenlemelerimizle müzisyen ruhumuzun derin, alaycı ve karanlık noktalarıyla temas ettik ve yeni ifade biçimleri aradık. Bu noktada bahsedilen türlerden çok daha yukarıda durduğumuz söylenebilir.
Reset!: Yabancı ülkelerde konser veren Türk grupları genel olarak world music kategorisinde veya batının oryantalizm sevdasına yönelik alanlarda konser imkânı buluyor, yurtdışı konserlerinde sizi izlemeye gelenler bekledikleri şeyi buluyorlar mı? Dışarıdaki dinleyici kalıplarını-tepkilerini nasıl buluyorsunuz?
Replikas: Biz oryantalizm anlamında onlara verilebilecek en son hediyeyiz. Şehirli bir grubuz ve tarihin şehir kültürü altında ezildiği, dejenere olduğu, kültürel erozyonun ve yabancılaşmanın gündelik hayata damgasını vurduğu bir yerden doğduk. Dolayısıyla tüm bahsedilen kavramlar müziğimizin içinde tüm gerçekliği ile yer almakta. Yurtdışında oryantalizm yanılgısına düşmeyen kitlelerle buluştuk ve bundan sonra da buluşmaya devam edeceğiz gibi gözüküyor. Şimdiye kadar oldukça olumlu tepkiler aldık.
Yurtdışında genel olarak sanata yaklaşımın daha pozitif ve bilinçli olduğunu eklemekte fayda var.
Reset!: İlk dört albümü şöyle bir gözden geçirince Dadaizm, edebi buhranlı seçkiler, Eminönü arabeskçileri, Nevizade'de rakı-balık, türbe yeşili gıcırtılar ve yer yer deneysel-psychodelic yamalarla karşılaşıyoruz. Zerre'nin muhteviyatı nedir?
Replikas: Zerre tüm bunların birleşimi ve tüm bunlardan daha fazlasıdır. Yayınladığımız her albümün, edinilen yeni tecrübelerle ve yapılan keşiflerle doğal olarak gelişen ve büyüyen bir organizmanın yaşamının evreleri olarak düşünebiliriz.
Reset!: Zerre'nin infosunda, okuduğunuz ve takip ettiğiniz edebi eserlerden etkilendiğiniz belirtilmiş. Albüm sürecinde nelerden beslendiniz?
Replikas: Bu daha çok sözlerimize ve sanatsal tavrımıza yansıyan genel bir etkilenme. Romantizm ve bohemia, eskiden daha çok olmak üzere gerçeküstücü ve beat edebiyatı her zaman ilgiyle takip ettiğimiz türler arasındadır. Aklın yerine sezgiyi, olumlu sanat yerine aşkın duygular ile sanatı ve duygusal özgürleşmeyi öneren bu akımlar, sanatçının kendi inisiyatifini ortaya koyması ve rasyonaliteyi ret etmesi neticesinde yeni ifadeler ortaya koymuş, modernizme giden yolun mihenk taşını oluşturmuştur. Replikas’ın sanatsal duruşunun bundan çok uzak olduğunu söyleyemeyiz. Zerre sürecinde tüm bu düşüncelerin fazlasıyla etkisi altında idik.
Reset!: Albümde eski dönem şarkıları var mı ya da söz yazımı sancılı geçmiş, bitmesi seneleri bulan herhangi bir çalışmanız oldu mu?
Replikas: Zerre’nin hepsi yeni dönemde hayat buldu. Her albümün beli bir dönemi/dönemimizi yansıtması fikrini olumlu buluyoruz. Tüm yaratım süreçleri, özellikle bizim gibi yapı bozumcu bir grup için sancılı geçer. Böyle olması da gerekir.
Reset!: Gökçeada'da kayıt yapma fikri nasıl oluştu? Kasvetli, reverb oranı baskın - bol gıcırtılı seslerin uzun tavanları ziyaret ettiği akustiği derin shoegaze haller mi tasarladınız? Ne aradınız, ne buldunuz? Birkaç sene sonrasına anı kalacak durumlar oldu mu? :)
Replikas: İki ana çıkış noktası vardı. Birincisi müziğimizin ana akustik enstrümanı olan davulu gerçek ve büyük bir yapıda kaydetmek. Kayıt estetiği olarak böyle bir yol izleyeceğimize daha şarkılar tam olarak hayata geçmeden önce karar vermiştik. İkincisi önemli zaman olarak özgür ve kısıtlanmadan çalışma isteği idi. Uzunca süren arayışlardan sonra yolumuz Gökçeada’ya düştü ve beklentilerimizin üzerinde bir sonuç aldık.
Kayıt sürecinin bizim için en büyük bir diğer farklılığı ise, doğanın içinde ve hayvanlarla baş başa olmamızdı. Zaman zaman kayıt için kumlandığımız bina hindilerin saldırısına uğruyordu. Sesleri mikrofonlara kaçtığı için aralarda hindi kovalamak zorunda kalıyorduk.
Reset!: Albümün prodüksiyon ve miks aşamalarını kendi başınıza gerçekleştirmeniz nasıl bir duyguydu? Diğer albümlere göre size olumlu-olumsuz ne katkıları oldu?
Replikas: Olumsuz hiçbir katkısı olmadı. Gerçekten çok zor bir deneyim yaşadık ve buna bağlı olarak da sonucun çok etkili olduğunu düşünüyoruz. Albümün her aşamasında yer almak, bir benzetmeyle binanın her tuğlasını özenle tek tek yerleştirmek belki de en kişisel ve özgün albümümüzü gerçekleştirmemize yol açtı. Perspektifimizi kaybetmeme çabasının yorucu olduğunu kabul ediyoruz ama sonuçları için değer.
Reset!: Peyote'nin sizde ayrı bir yeri olduğunu biliyoruz... Peki, Peyote Müzik ile çalışma fikri nasıl ortaya çıktı?
Replikas: Peyote ile dostluğumuz 10 yıl öncesine dayanır. Uzun zamandır bir plak şirketine kurmak fikri bildiğimiz kadarı ile akıllarında vardı. Bizim yeni albüm için mevcut anlaşmalarımızı bitirmemiz onları da bu fikirlerini gerçekleştirme konusunda motive etti sanıyoruz. Önemli bir eksikliği dolduracaklarına inanıyoruz.
Reset!: Peyote İstanbul sahnesinde dinleyici ve müzisyen için mabet niteliğinde bir yer, bu açıdan Peyote'nin sizin ve Proudpilot’ın albümleriyle sektöre dâhil olması hakkında neler düşünüyorsunuz?
Replikas: Bağımsız müziğin ülkemizde desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Peyote bünyesinde yer alan pek çok grubun özgün ve öncü işlere imza attıkları ve desteklendikleri takdirde gelecekte çok daha iyi yerlerde olacakları konusunda şüphemiz yok.
Reset!: Son yıllarda myspace ve internet patlamasıyla birçok müzisyen ve grup plak şirketlerinin boyunduruğunda olmadan işlerini paylaşma ve geliştirme imkânı buldu, fakat ortaya çıkan grupların ömürleri ve yaptıkları işlerde devamlılığa rastlamak oldukça zor oluyor, 10 yılı aşkın süredir Replikas’ı ayakta tutan şey nedir?
Replikas: Her zaman Replikas merkezli düşünmeye çalışıyoruz. Yarattığımız işlere inancımızın tam olması bizi bunca yıldır ayakta tutuyor. Bunu, yıllardır aynı sofraya oturan altı nev-i şahsına münhasır adamın hikâyesi olarak düşünebiliriz.
Reset!: Replikas şarkıları, Türkiye'de entelektüel, çok okumuş, çok dinlemiş kitleye ve aynı zamanda canı istediği zaman müzik dinleyen, arabesk müzik seven, gündemi takip eden... kısaca herkese hitap eden türden... Hal böyleyken, 'mainstream olmak boynumuzun borcu!' demek yerine bağımsız isimler ve şirketlerle çalışıyorsunuz. Diğer yandan, maalesef albümlerin satmadığı bir müzik piyasamız var. Çok canınız yanıyor mu bu durumdan? Mesela sizin de Peyote çıkışı çekilmiş bir fotoğrafınız, gazetelere çıksın ister miydiniz? İleride çocuklara anı olurdu en azından... :))
Replikas: Peyote çıkışı bir fotoğrafımız yayınlansaydı Türk medya tarihinde bir devrim yaratırdı sanırız.
Müziğimizin ulaşabildiği kadar fazla insana ulaşmasında bir sakınca asla görmedik. Fakat bunu sağlamak için ödün vermek ve ek bazı ticari kararlar almak istemediğimiz için her zaman için tercihimiz bağımsız şirketler olacaktır. Kayıt teknolojisi ile değişmiş olan müzik tarihi şimdi tekrar kabuk değiştiriyor. Müzisyenler için ana finansal kaynak tekrar canlı performanslar olacak. Teknolojik gelişmelerin bir sonucu olan bu durumu olumsuz bulmuyoruz. Ama aynı şekilde dinleyicilerin konserlere katılımında bir azalma olursa bu daha önemli bir sorun teşkil edecektir.
Reset!: Yurtdışında da önemli izler bıraktınız: Konserler - röportajlar verdiniz, listelerde sıralamanız yüksekti ve hatta İtalya'da bir toplama albümde de yer aldınız... Bu network'ü oluşturmanızda size destek olan insanlar var mıydı? Keza sizler bu kadar işi bundan seneler önce yaptınız... Şimdilerde ise çok az grup bu dış işlerle işlegal! Sektör gitgide kötüye gidiyor, insanlar konserlere gitmiyor, albümler alınmıyor, tamam, ama müzisyenler duyarsız ya da başlarında bulunan musicbiz insanları çok tembel diyebilir miyiz?
Replikas: Düzenli olarak konserler vermeye başladığımızdan beri sayısız insandan destek aldık. Her birine müteşekkiriz. Türkiye’de içinde olduğu kadar yurtdışında da insanlar ismimizin yavaş ama düzenli bir şekilde yayılmasını sağlıyorlar. Bu halen devam eden ve heyecanlı bir süreç.
Bahsettiğiniz konuda bir genelleme yapmayı doğru bulmuyoruz. Çevremizdeki birçok müzisyenin yurtdışındaki müzik çevreleri ile sağlam ilişkiler kurmaya başladığını gözlemliyoruz.
Reset!: İstanbul'un sayısı pek de fazla olmayan underground sahnelerinde yıllardır sahne alıyorsunuz. Gruplar ve dinleyici kitleyi göz önüne aldığımızda, 90'lardan bugüne neler değişti?
Replikas: 90’larda en önemli konser mekânları üniversite şenlikleri idi. Ama kendi müziğini yapan müzisyenlerin düzenli olarak sahne alabilecekleri bir mekândan söz etmek neredeyse imkânsızdı. Ek olarak özgün bir dil oluşturma çabasında olan müzisyenlerin sayıları da oldukça azdı. Bugün daha renkli bir çeşitlilikten bahsetmem mümkün.
Reset!: Bir röportajınızda okumuştum; külliyatın ilk yıllarını, -bazılarınız için- metal gruplar, The Beatles, 80'lerdeki gıcır çocuklar ve hatta Samantha Fox'un doldurduğunu biliyoruz. :) '93 öncesi neler çalıp neler dinliyordunuz? O zamanlarda sound'unu kendinize yakın bulduğunuz kimler vardı?
Replikas: Müzikle ciddi anlamda ilgilenmemize yol açan tür Heavy Metal’dir. Hala çok yüksek çalıyoruz. Bu sanırız Heavy Metal geleneğinden kalma bir alışkanlık. Metal’deki aşırılık ve yenilik istemi bizi hala etkileyen faktörler arasındadır.
Reset!: Peki, en sevdiğiniz Replikas şarkısı...? :)
Replikas: Her albümden favorilerimiz var ama son albüm ‘Zerre’ söz konusu olduğunda ‘Dulcinea’ deriz.
Reset!: Avaz ve Zerre’nin albüm kapaklarını tasarlayan Özer Yalçınkaya ile birlikteliğiniz devam edecek mi?
Replikas: Özer Yalçınkaya eski bir Replikas üyesi esasen. Kapak tasarımı konusunda her zaman beraber çalışıyoruz. İlk albümlerimizin kapaklarını da kendisi tasarlamıştır. Bundan sonra da çalışmamamız için hiçbir sebep yok.
Reset!: Yeni albümle ilgili düşünceler şekillenmeye başladı mı? Sırada neler var?
Replikas: Şu an için hala Zerre’nin tanıtımıyla ilgiliyiz ama yeni albümün ‘Zerre’yi aşması için uğraşacağımızdan emin olabilirsiniz.
Reset!: Ayrıca merak ettiğimiz bir husus, Fuat veya başka bir rapçi ile ortak çalışmalar olacak mı?
Replikas: Şu an için öyle bir düşünce yok. Doğru bir kimya yakalandığı sürece ortak çalışmalara her zaman açığız.
Reset!: Röportajımızın seri adını göz önüne alınca sormasak olmaz: Sizler Peyote ve Arkaoda'da çalan yeni gruplardan kimleri beğeniyorsunuz?
Replikas: Hariçten Gazelciler, Ayyuka, Gevende, Dekupe, D2GG, Proudpilot.
Reset!: Çok teşekkür ediyoruz zaman ayırdığınız için… Konserlerde başarılar!
 
|
|
|
|
|
|
|
|