Pearl Jam – Backspacer
Pearl Jam'in dokuzuncu stüdyo albümleri ''Backspacer'' konumuz. Ama Pearl Jam'e ve yeni albümlerine geçmeden önce Eddie Vedder'ın bende yarattığı kalp çarpıntısını hazır fırsat bulmuşken buradan da dile getirmek istiyorum.
Eddieee Eddiieee... Evet, seni seviyorum. Yanıma gelip kulağıma o aklımı başımdan alan sesinle şarkı söyleyeceğin ve benim de kendimi kaybedip bulutların tepesinde süzülmeye başlayacağım, ardından hızlı bir iniş yaşayacağım ve belki de sonrasında komada kalacağım o anları sabırsızlıkla bekliyorum. Senin sesin kalbimin atması için adeta bir sebep. Şarkı söylerken ki mimiklerin ve hareketlerin.. Evet içimdeki kroyla beraber seviyorum seni.. Eddiiiee Eddiiiee.. İçimde kalan herşeyi bu hayatta ya da öbür hayatta yanında sana gülümserken söyleyeceğim çünkü okuyanlar sıkılmıştır şimdi konumuza dönmeliyim.
Pearl Jam'le ilgili info kısmını her ihtimale karşı kısa olmak koşuluyla es geçmeyeceğim. Pearl Jam Seattle, Washington kökenli bir grup. İlk albümleri ''Ten''i 91 yılında çıkarmış; ''Jeremy'' şarkısına çekilen gerçek bir hikâyeye sahip şahane kliple albümün patlamasını sağlamışlardır. Bugüne kadar da bence birbirinden değerli 8 albüm yapmışlardır. Misal ''Black'' doğduğu günden bugüne içlerimizi bir hoş etmektedir, o yüzden şimdi bir kez Black dinlemeden bu yazıya devam edemeyeceğim. ( Black arası. )
Backspacer albümü kahramanlarımızın daha önce de beraber çalıştıkları Brendan O'Brien tarafından kaydedildi. İlk bizlere sızan şarkı ''Got Some'' olsa da ''The Fixer'' albümün tek single olmuş şarkısı. Albüm ''The End'' diye başladığına bakmayın, önceki albümlerine göre çok daha neşeli ve pozitif bir albüm. Sözler çok daha umut dolu. Tabi bu bizim hoşumuza ne kadar gitti? Hala karar aşamasındayım. Kapak tasarımı çok eleştiri alsa da benim hoşuma giden bir kapak oldu. Bunların dışında bir diğer diyeceğim şudur ki; ''albüm sanki bölümlere ayrılmış gibi''. İlk şarkılarda 'sanki gençliğe dönme çabasında fazla enerjik bir Pearl Jam var karşımızda ki en azından ben Pearl Jam'in o bunalım 'cool'luğundan zevk alan biri olarak biraz afalladım ve bu şarkıları hızlı tüketme yoluna gitmiştim. Fakat bu demek değil ki şarkıları es geçelim. Şarkılar aslında gayet iyiler.. ''Got Some'' sık sık tekrar ettiğim şarkılardan biri haline geldi bile. Bence tam bir guitar hero şarkısı da olmuş.. : ) İlerleyen versiyonlarda oyunda görürsek söylemişti dersiniz. Neyse... Git gide bu gençlik ateşi kıvamındaki şarkılarda duyduğumuz hızlı ritim daha fazla hoşuma gitmeye de başlıyor, büyük ihtimal ilerleyen günlerde bu şarkıları diğerlerinden daha çok dinliyor ve ritim tutuyor olacağım. Ama şimdilik benim Eddie'yle ilgili fark ettiğiniz gibi kişisel bir meselem var fazla beğenmemiş gibi yapıyorum.. Devam edelim... Bölüm bölüm gibi dedim ya.. İşte, ilerledikçe Pearl Jam yaşlanıyor ve 'Just Breathe'de bildiğimiz havasını buluyor. 'Amongst The Waves' bildiğimiz, kabul ettiğimiz Pearl Jam adeta. Bizi tam olarak bu zamana getiriyor. Arada 'Supersonic' sıkıştırılmış ya da orada unutulmuş gibi duruyor. Tüm gidişatı bozmuş gibime geldi benim. Shufflesız dinlediğim her seferde sıradaki parçaya geçmek adına butona basarken buluyorum kendimi. Sakin sakin 'Speed of Sound' ve keyifli keyifli 'Force of Nature' dinledikten sonra da eski albümlere dönüşler yapıyorum her seferinde. Alışma süreci midir, yoksa benim Pearl Jam'ime yakışmayan bir albüm müdür yukarıda da dediğim gibi karar verme aşamasındayım. Göreceğiz…
Son olarak…
Albümü tanıtmak amacıyla albüm öncesi ''Backspacer Short'' isimli bir belgesel yayınladılar. Bu belgeselde 'Got Some', 'The Fixer' ve 'Just Breathe'i canlı canlı çalıyorlar. İzleyebilirsiniz.. Albüm ön satış şeklinde satışa sunuldu. 20 Eylül ise resmi çıkış tarihi. Tur konusuna da gelince, evet Pearl Jam hayranlarını bekleyen bir tur var ufukta fakat henüz tarihler tam kesinleşmiş durumda değil. Kesin olan bir haber ise Kuzey Amerika civarlarında olacakların Austin City Limits Music Festival'inde birçok efsane grubun ve insanın yanında Pearl Jam'i de dinleyebilecekleri. Hep beraber atlayıp gitsek mi?

|