Ian Brown – My Way
İki sene aradan sonra Ian Brown, denemekten vazgeçmediğini kanıtlarcasına kendi deyimiyle "otobiyografik" altıncı albümü "My Way" ile geri döndü.
Yeni albümde Michael Jackson'in "Thriller"i gibi baştan sona kusursuz pop parçalarıyla dolu bir kayıt peşinde olduğunu söyleyen Brown'ın bir diğer ilham kaynagi ise, Kanye West'in "808s and Heartbreaks" albümü. Kanye için yazılan "Vanity Kills" ve "Marathon Man", albümdeki Kanye West etkisini pozitif anlamda kanıtlayan şarkılar. Brown'ın Rihanna için yazıp (Bir sonraki adımı Mariah Carey'e şarkı yazmak olacak diye korkar oldum), çok beğendiği ve kendine sakladığı "Stellify" ve basit bir synth pad üzerine inşa edilen minimal güzellik "Crowning of the Poor" yine albümdeki indie-pop-R&B kombinasyonunu meşrulaştırır nitelikte.
İşin enteresan tarafı ise Ian Brown'ın, Michael Jackson'ın adını zikredip, daha cok R&B yıldızlarından ve sert rock grup/müzisyenlerinden esinlenmesi. Mesela, dingin "So High" nasıl Paul Weller balladlarını anımsatıyorsa, "Always Remember Me" de Velvet Underground & Nico'nun "All Tomorrow's Parties"ine aşırı dozda öykünüyor. Pop şekerlemesi niyetine Zager & Evans klasiği "In The Year 2525"'i cover’layan Brown'ın, "Own Brain" ile electroclash beat'lerine yelken açmasi ise biraz gereksiz kaçmış diyebilirim, ki bana kalırsa, albümdeki en çok Ian Brown'mış gibi duran iki parça "For The Glory" ve "Just Like You". Geri kalanlar ise başarılı/başarısız olmaları bir yana, "Top 40"ta zirveye oturmus müzisyen/şarkıcı formüllerinin Ian Brown tarafından kendi şarkılarına uygulanması gibi durmalarından ötürü biraz eğreti kayıtlar. Zira Brown'da bir roportajında "My Way" için her biri başlı başına hit olan parçalardan oluşuyor demşti ki, bu açıklamasıyla albümü kaydederken nasıl bir ruh hali içinde olduğunu fazlasıyla dışa vurmuştu.
Dolayısıyla yeni albüm, Ian Brown'ın iddia ettiği gibi otobiyografik olmaktan epey uzak. Fakat "My Way" sound olarak belki de Ian Brown'ın bugüne kadarki en bütünlüklü solosu ve kesinlikle başarılı pop kayıtları barındıran iddiali bir albüm.

//////////////////// Görüş Farkı ////////////////////////////
Keep What You Got’i ilk dinlediğim anı hatırlıyorum, beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Hem bu kadar karanlık, hem bu kadar pop, hem de bu kadar sert bir parça daha önce dinlememiştim. Fakat o gün bile Ian Brown’ın bir daha böyle bir şarkı yapmasının zor olduğunun farkındaydım. Nitekim Solarized üzerine iki uzun soluklu albüm yayımlayan Brown, bize cennete giden bileti bir daha veremedi. Demek ki One Way Ticket to Paradise şarkısında samimiymiş Brown, geçekten de o yolculuk tek yönmüş.
2004 tarihli Ian Brown baş yapıtı Solarized sonrası yayımlanan World is Yours ile bir sonraki albümde neler yapamayacağının sinyalini veren Ian, sözünde durdu ve My Way ile geçmişte yaptıklarının üzerine hiçbir şey eklemedi. Dolphins Were Monkeys’leri, Corpses in Her Mouths’ları, Golden Gaze’leri, Love Like a Fountain’leri ve şarkı yazma konusunda ustalık dönemini yaşadığı F.E.A.R’ı dinleyen hiç kimse bu albümden tatmin olamaz, ben olamadım.
Üzerine konuştuğumuz bir Ian albümü ve tabii ki albüm boyunca müzikal doygunluğa ulaştığınız bir çok an var. Bun anlardan beni en çok heyecanlandıran ise Just Like You ve Marathon Man oldu. Pop hassasiyetine sahip bu iki akılda kalıcı parça dışında sosyal kaygıların yoğun olarak hissedildiği albüm de Always Remmember Me gibi ne için yazıldığı anlaşılmayan şarkılar azda olsa var. Bu arada Zegan and Evar yeniden düzenlemesi olan In the Year 2525’de albümün konseptine uyan güzel bir çalışma olmuş.
Şu anda piyasaki sümüklü, sözüm ona rock yıldızlarının “nasıl karizmatik olunur - 101” dersini yıllardır Ian Brown’dan aldığı düşünüldüğünde herkesin her yeni çıkan Ian albümünü en az bir kere dinlemesi gerekir diye düşünüyorum. My Way’de bu albümlerden biri ve kesinlikle kötü bir albüm değil. Ian o kadar büyük bir isim ki inanıyorum bu albümle bile büyük ses getirecek ve konserlerde maymun kral duruşunu gurur ile yapacak. Biz eski kafalar mı? hala uslanmadan bitirilememiş maynum uğraşlarımıza devam edeceğiz.

|