Isaac Mizrahi ve Postwar

Efendim bu hafta alım gücünü zorlamayan, ‘Ahh pek de güzelmiş ama pek de pahalıymış’ diye iç geçirdiğimiz tasarımcılar yerine, “alın-verin ekonomiye can verin” kıvamında bir köşe hazırlamıştım fakat hepimizin pek sevdiği, pek sevimli Chloe Sevigny’i Emmy ödülleri gecesi kırmızı halı üzerinde Isaac Mizrahi tasarımıyla görünce yine dayanamadım. Gün gelir bizimde olur canım! Diyerek başladım yazmaya.



Gerçi Sayın Mizrahi de zamanında halka inelim, tasarımlarımızı herkes taşıyabilsin mantığı ile bir koleksiyon hazırlamıştı ama o zamanlar çok geride kaldı.

Yıllardır Chanel başta olmak üzere pek çok firma ile ortak çalışan Isaac Mizrahi’yi ne yazık ki pek çoğumuz bir ödül gecesi Scarlett Johanson’ın kırmızı elbise içindeki ‘göğsünü’ hissetme çabalarından hatırlıyoruz. Tabii ki bu eğlenceli magazin olayından sonra yaptığı sıra dışı moda programları ile bir zamanlar yitirdiği popülaritesini tekrar kazandı, zira şu düşük bütçe koleksiyonunun başarısızlığı hala dillerdeydi. Bence başarılıydı ve o zamanlar da favorimdi.



Laf kalabalığı yapmadan bakalım Isaac Mizrahi bu New York Moda Haftasında neler yapmış? 2010 ilkbahar koleksiyonuyla kendisi bana daha bu kıştan ilham kaynağı oldu!

Şovunun başlığı ‘Astaire Case or Obstacle Course’du. Ne çıkar acaba buradan, nereye bağlar kendileri derken karşımıza çıkan şapkalardan konsept kendini hemen ele veriyordu; Mizrahi’nin bu sezon ilham kaynağı 1950’ler olmuş. Şapkalar ve yanına ‘case’ olarak adlandırdığımız çantalardan serpiştirince 1950’lerin ciddiyeti sonuna kadar sağlanmış derken, yine bir sürpriz ve küpeler! Büyük göz alıcı küpeleri kullanmakla harika bir iş yapmış bence-ki eğer siz de aksesuar çılgını iseniz benim gibi beğenebilirsiniz.



Bol pastel renginin yanına siyah-beyaz dahil olmak üzere cebinde ne varsa ortaya atmış tasarımcı. Yazın ve ilkbaharın en sevdiğim kumaşları şifonlar ve uçuşan danteller de cabası… Bu sezon görmeye alışık olduğumuz payetler de yine koleksiyona eklenmiş… Ayrıca, abartı ve espriden hoşlanan tasarımcı yakaya veya eteğin kenarına yapıştırdığı kocaman güllerde ilkbaharı sonuna kadar hissettiriyor ki bunu daha önce çok tasarımcı denedi ama hediye paketi kıvamının dışına pek çıkılamadı. Ayakkabılarda ise pek de favorim olamayan Mizrahi -ki kendisi de iddiadan kaçınmış gibi - 1950’lere pek yenilik getirememiş bence.

Aslında anlatmakla olmaz, biz kendimiz görmek isteriz derseniz buyurun Isaac Mizrahi ve Postwar!

Not: İnternet sitesi gerçekten görmeye değer… Esprili kişiliğinin ürünü videoları ve blogları pek eğlenceli… Göz atmanız dileği ile www.isaacmizrahiny.com.




























 

Anasayfa | Ajanda | İletişim | Künye | Arşiv
Müzik | Sinema | Moda | Güncel Sanat | Etkinlik
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! Magazine © 2007 - 2010