İstanbul Indie Sahnesi # 3

Kupka Röportajı



İstanbul Indie sahnesinin sevdiğimiz gruplarından Kupka ile iş çıkışı röportaj yapmak üzere Kadıköy'de sözleşiyoruz. Aniden bastıran yağmur, soruları ofiste unutmak, arabasına bindiğiniz taksicinin baston kilitle kovalanması türünden aksilikler içerisinde şans, biraz da olsa bizden yana gidiyor; yoldan taksi çevirir gibi denizden vapur çeviriyoruz ve tam vaktinde Arkaoda'da oluyoruz.

Bundan sonrası ise oldukça keyifli… Buyrun:

Reset!: Önce güncel haberlerle başlayalım. Şu sıralar Kupka neler yapıyor?

Cenk Akkaya: En son Cansel Elçin'in yönettiği ‘Kampüste Çıplak Ayaklar’ filmine iki şarkımızı verdik. Film, Ekim ayında vizyona girecek.

Reset!: Teklif nasıl geldi? Nereden duymuşlar sizi?

Berkan Tunçludemir: Myspace üzerinden ulaştılar.

Erkin Gören: Aslında Kafabindünya'dan Can'ın önermesiyle oldu. Kendisi, o dönem, Myspace'ten bir sürü grup dinletmiş.

Reset!: Yeni şarkılar mı bunlar?

Erkin: Yeni değiller aslında; 'Uyk La' albümümüzden, Lai Pun Lal ve Reli Mehir isimli şarkılarımızı verdik. Tabii, film için hepsini tekrar kaydettik.

Reset!: Güncel haberlerden konuyu açmışken; şu anki piyasada albüm çıkarma fikrine nasıl bakıyorsunuz?

Cenk: Bizim şarkılarımız memleketin piyasasıyla pek uyuşmuyor galiba…

Reset!: Albümler de alınmıyor gerçi...

Erkin: Sorun bu değil aslında... Bizim çıkardığımız albümün de alınmayacağı çok net. Bizim böyle bir hayalimiz dahi yok. Bu cesareti gösterip Kupka şarkılarını yayınlayacak insanların, bizlere istediğimiz şekilde kayıt yapma özgürlüğünü tanıması lazım. Bunun yanı sıra rahat bir stüdyo ortamı vermeleri gerekiyor. Keza prodüktörlerin genel olarak sound konusunda bazı takıntıları da var. Biz böyle bir müdahale istemiyoruz.

Cenk: Şarkılarımızı kaydedelim ve nihayetlendirelim durumumuz hiç olmadı. Mesela, Lai Pun Lal, 2002'den beri var olan fakat her seferinde farklı çaldığımız bir parça... Bu şekilde şarkı da her seferinde nefes aldı.

Reset!: 'Konsere neden gidiyorsun ki? Albümden dinlersin!' gibi bir durum da var genel kitlede...

Erkin: Konserlerin, cezp edici bir şeyler sunması gerekli bir durum aslında... Konser arayışında olmamamızın diğer bir sebebi de bu! Görsellerimiz var, onlar da olmadığında sahnede çalan üç kişiyiz sadece. Cenk davul çalıyor, Berkan biraz hareketli, ben de ileri-geri sallanmak dışında pek bir şey yapmıyorum. Gerçi Peyote sahnesinde başka ne yapabilirsin ki? (Gülüşmeler)

Reset!: Düşersin!

Erkin: Bir kere amfi düşürdüm mesela... (Gülüşmeler)

Reset!: Peki, bir plak şirketi desteği ile çalışma isteğiniz hiç olmadı mı?

Erkin: İsterdik aslında... Gerçi, Türkiye'da daha önce Peyote Müzik gibi bağımsız bir plak şirketi yoktu.  Aslında albüm, konser, kayıt durumlarından hiçbiri grup içi dinamiklerimizden biri olmadı. O yüzden çok önemsemiyoruz.

Cenk: Bizim için bir arada müzik yapmak yeterli. İhtiyarladığımızda da, beraber müzik yapmaya devam edebiliriz? (Erkin ve Berkan'a) Doğru mu, abi?

Berkan: Tarihin tozlu sayfalarında da kaybolabiliriz. (Gülüşmeler) Zaten şu an yaptığımız şey, vermesi gereken hazzı fazlasıyla veriyor. Tabii, zamanla sadık bir dinleyici kitlesi de oluştu...  Onlar da kendi açılarından haklılar. Ben de dinlediğim gruplar için aynı şeyi düşünüyorum. 'Keşke daha fazla kayıtları veya konserleri olsa' diyorum kendi kendime...

Reset!: Dinleyenlerinizden olumsuz tepkiler alıyor musunuz peki?

Erkin: Olumsuz değil de şöyle bir durum olmuştu; konser sonunda bir dinleyici, 'Abi, ben sizin şarkılara söz yazdım kafamdan, vokal de yaptım. Hadi, bir gün stüdyoya girelim!' demişti. (Gülüşmeler)

Berkan: Hard rock yaptığımızı düşünen insanlar da çıkmıştı.

Reset!: Kupka'nın bunca yıllık külliyatını da hesaba katınca, tek albümle dinleyicilere haksızlık yaptığınızı düşünmüyor musunuz? 'Myspace'teki şarkılar ve verdiğimiz konserler yeterli, albüme gerek yok!' düşüncesinde gibisiniz...

Erkin: Aslında kaydolmayan -sadece konserlerde çaldığımız- bir sürü parça var.  Son stüdyo çalışmamızda bir şeyler kaydettik ama onlar da çok istediğimiz gibi olmadı. Açıkçası işler biraz yavaş ilerliyor.

Cenk: Ama Erkin son zamanlarda -bizim için oldukça faydalı olacak- yeni bir olaya girişti; mikrofon, bir ses kartı ve laptop'la yaptığımız her çalışmayı kaydetmeye başladı. Kendisi mikrofonları biz girmeden önce kuruyor. Bizler de prova yapar gibi şarkıları çalıyoruz. Yakın zamanda bu çalışmaları da Myspace'e koymaya başlayacağız.

Reset!: Peyote konser kayıtlarından da bir şeyler olacak mı peki?

Erkin: O kayıtları da bir türlü alamadık ya! (Gülüşmeler)

Reset!: Ekim'de konser var mı?

Cenk: Peyote’de çalarız belki...

Reset!: Peyote’deki son akustik konserinizde sizi ilk defa dinlemeye gelen birkaç kişinin konuşmasına kulak kesildim; gerçekten iyi yorumlardı. Sizin nasıl akustik konserlerle aranız?

Erkin: Son konser güzel geçti. Akustik çalmaktan oldukça keyif alıyoruz.

Cenk: Arkaoda’daki akustik konserimizde konuk bir gitaristimiz de vardı. 

Erkin: Aslında senelerdir dördüncü bir eleman almaya çalışıyoruz.

Cenk: ‘Kupka'ya dördüncü bir ses gerekli’ diyoruz ama ne olduğu konusunda tam karar verebilmiş değiliz. Mesela bir dönem Erkin 'Hadi, ben vokal yapayım!' dedi. Güzel de vokal yapıyordu ama sonrasında vazgeçti. Bir ara, konuk sanatçı olarak Can adında trompetçi bir arkadaşımız aramıza katıldı, keza onunla da çok iyi anlaşmıştık. Şimdilerde kendisini pek göremiyoruz.

Berkan: Ekin de vardı bir ara... Fransızca vokal yapıyordu.

Reset!: Bu dördüncü Kupka üyesini dinleyici mi istiyor, yoksa daha çok kendi arayışınız mı?

Cenk: Dönem dönem yeni şeyler deneme ihtiyacımız oluyor. Yeni bir heyecan olsun istiyoruz. Ama en nihayetinde 3 kişi kalıyoruz.

Reset!: Bir ara vokaliniz vardı ama değil mi?

Erkin: 2003-2004 döneminde Ece Deniztekin'le çalıştık, evet.

Reset!: Eski davulcunuzun da Osman Şeşbeş olduğunu biliyoruz. Beraber yaptığınız kayıtlara bakındık ama bir şey bulamadık tabii...

Erkin: Uyk La'yı Osman'la yaptık aslında...

Cenk: Hayır abi, ben vardım!

Erkin: Doğru! (Gülüşmeler). Eski davulcumuzla kaydettiğimiz 6-7 şarkılık mini bir albüm var.

Berkan: O albümde de ben vokal yapıyorum.

Cenk: Bu arada, grupla ilk çalışmaya başladığımda Berkan hem gitarist hem vokalistti.

Berkan: Evet, hatta Erkin bas gitar çalıyordu. Sonra ben basa geçtim, Erkin ise gitara... Bir süre sonra, vokali de bıraktım, Osman'ı çıkardık, Cenk gruba dahil oldu. Cenk'in gelişiyle enstrümantal çalmaya başladık.

Reset!: Osman'ı neden çıkardınız?

Erkin: Son stüdyo çalışmamızda, adamın kulaklığında Kenan Doğulu çaldığını fark ettik!(Gülüşmeler). İşin şakası bir yana, Osman profesyonel kariyere başladı. Kupka olarak 11 senedir çalıyoruz ama 'profesyonel' olmadık.

Reset!: Cenk'le nasıl tanıştınız? Yerdenyüksek'le ilgili olabilir mi?

Cenk: Tanışmamız ilanla oldu. Bir dönem, 1 sene Marmaris'te yaşadım. İstanbul’a dönünce müzikal anlamda bir şeyler yapmak istiyordum. Erkin ve Berkan'ın ilanını gördüm ve başvurdum. Sonrasında stüdyoya çağırdılar.

Erkin: İlanda ne yazıyordu?

Cenk: ‘Karate, Pinback, Sea & The Cake seven adam arıyoruz’ diyordu!

Reset!: Müzikal zevkiniz uyuştu mu gerçekten? Çünkü böyle bir uyumu yakalamak zor olsa gerek...

Erkin: Herkesin sevdiği gruplar var tabii... Doğal olarak herkesin müzikal yaklaşımı çok farklı... Ama grup olduğunuz zaman, o 'bir şey'e dönüşmeye başlıyor aslında... Şu şekilde olacak diye kesin bir kanıya varamıyorsun. Beraber çaldığınızda da ortaya çıkan füzyona boyun eğmek zorundasın. Başka türlü grup müziği yapılmaz zaten.

Cenk: Örnek vermek gerekirse; önceki grubum Yerdenyüksek'te beş kişiydik ve hiçbirimizin müzik zevki birbirine benzemiyordu. Trash dinleyen de vardı, caz dinleyen de... Fakat bir araya geldiğimizde bambaşka bir şey üretiyorduk.

Reset!: Monera gibi punk kökenli bir gruptan Kupka'daki temiz yüzlü müziğe nasıl dönüştünüz?

Erkin: Monera döneminde new-school şarkılar çalıyorduk. O zamanlar bile şimdilerde pek kimsenin çalmadığı şarkıları -59 Times The Pain, Ten Foot Pole gibi grupları- cover'lıyorduk. Bir de çok hızlı çalıyorduk. (Masaya vurarak çaldıkları tempoyu gösterir). Şu an aynı hızda çalamayabilirim.

Reset!: Sizler, Kupka'yı nasıl tanımlıyorsunuz?

Erkin: Abi, bir şey söyleme bu konuda! (Gülüşmeler)

Reset!: Tanımlandırmak zor aslında... Post-rock desek, yakın ama tam değil...

Erkin: Zaten insanın algısı bu şekilde çalışmıyor. Algılamaya çalıştığında da kategorileştirmeye başlıyorsun. Öylece kalıyorsun, hareket edemiyorsun.  Mesela kendi müzik kütüphaneni düşün; bir grubu bir klasöre koymayı dene... Örneğin, Bowie! Bowie'nin bütün şarkıları rock mı ya da glam mi?! Bu tamamen müzik endüstrisinin ortaya attığı, bizlere yedirmeye çalıştığı bir şey!

Reset!: Peyote ve Arkaoda'da düzenli olarak izlemeye gittiğiniz veya takip ettiğiniz gruplar var mı?

Berkan: Ben Change of Plans'i seviyorum! (Gülüşmeler)

Erkin: Ricochet ve Change of Plans'i seviyorum. Seha (Can) da iyi müzik yapıyor.

Reset!: İşte can alıcı soru; şarkılarınızın isimleri oldukça ilginç... Anlamlı da değil sanırım... Bu isimleri nasıl türetiyorsunuz?

Erkin: Açıkçası hafızam çok iyi sayılmaz. Stüdyodan çıktıktan sonra isimleri hemen unutuyorum. Ben unutunca Berkan da unutuyor. Cenk zaten hiçbir şey hatırlamıyor! Bir şekilde sonradan isimlendiriyoruz. Aslında hepsi, bazı kelimelerin belirsiz algoritmalarla kesilip biçilmesi sonucu ortaya çıkan şeyler. Mesela, 'Uyk La' albümünün adı 'uyukla'dan, ‘Ziyr ed’ isimli şarkımız ise 'ziyaret etmek'ten geliyor.  Kısaca, kökleri var aslında... Son ürün müzik olduğu için isim çok da önemli değil. Şarkılarımızın içinde mesaj içeren bir söz de yok! Müziğin algının serbestlik durumuna müdahalesini önlemek için şarkılarımıza, insanı yönlendirecek herhangi bir söz yazmayı gerekli görmüyoruz.

Reset!: Peki, ben bir de 28'i sorayım…

Cenk: Tamamen benim yüzümden: Şarkıyı, Danny Boyle'un ‘28 Gün Sonra’ filmi ile özdeşleştirmiştim. Sonra 28 dedim ve öyle kaldı. 'Neden?' diye bile sormadılar.

Reset!: Kupka dışında müzikal anlamda neler yapıyorsunuz? Başka projeleriniz var mı?

Berkan: 2004'ten beri Change of Plans'te çalıyorum. Onlarla da yeni bir kayıt aşamasındayız. Bir ara Kafabindünya ile çalıştım. Evde tamamen eğlencesine yaptığım elektronik tabanlı çalışmalarım da mevcut. Çok yok aslında... Cenk kadar yoktur! (Gülüşmeler)

Cenk: Eski grubum Yerdenyüksek, 2005'te Bartu'nun ayrılmasıyla sona ermişti. Fakat geçen sene tekrar toparlanalım dedik. Dönem dönem bir araya geliyoruz ama tam olarak çalışmaya başlayamadık. Kupka ile aynı dönemde Cenk Büker’le çalışmaya başladım. Myspace sayfamda birkaç parçasını bulabilirsiniz. Bunun dışında, Ali Alican adında Türkiye'nin görebileceği en iyi vokallerden biri ile çalışıyorum. Son olarak Ars Longa ile çalışmalara başladık. O da güzel olacak...

Erkin: Gözen Atila ile -90'lar kitschpop tadını yakalamaya çalıştığımız- Anadol adında bir projem var. Aslında, daha çok Gözen'in projesi sayılır; ben sadece gitar çalıyorum, vokal yapıyorum. Yakın bir zamanda albüm çıkarmayı planlıyoruz. Mastering'i şu an Volkan Gürkan yapıyor. Yine Gözen ve Cem Yardımcı ile beraber yürüttüğüm AV4 projemiz de var. O da audiovisual yaptığımız bir proje... Görselleri Cem hazırlıyor, ben gitar çalıyorum, Gözen de yaptığı alan kayıtlarından arka plandaki sesleri hazırlıyor. Bunların dışında -kendi adım altında- kaydettiğim dört adet albüm var. İçlerinde akustik ve elektronik tabanlı çalışmalar ve arabesk altyapıda cover'ladığım şarkılar mevcut.

Reset!: Peki neler dinlersiniz?

Berkan: Karate, Pinback, Prefuse73 sevdiğim isimler. Dinlediğim çok isim var. Hatta bazen indirip dinlemeyi dahi unutuyorum!

Cenk: Her şeyi aslında… Şu sıralar daha çok modern caz dinliyorum. Rahmetli Esbjörn Svensson, Brad Mehldau, The Bad Plus, Alex Skolnick Trio, Patricia Barber, Avishai Cohen’i sayabilirim... American Football adında post rock bir gruba da sardım. Last Fm, Radyo Eksen ve Myspace'te müzik avı günlük rutinim zaten.
Erkin: Şu ara Divinyls dinliyorum. Eskilerden The Byrds'ü seviyorum; The Shadows, The Animals tadında giden şeyler... Bir de Türkçe pop çok dinliyorum.

Reset!: Vakit ayırdığınız için teşekkürler… Konserlerde başarılar...




Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010