Höstsonaten / Autumn Sonate – Güz Sonatı

Bu film bir senaryo dersidir. Gerçi Bergman'ın kadın hikâyeleri anlattığı neredeyse her film için aynı şey söyleyebilirim ancak yine de belirtmem lazım bu film bir senaryo dersidir. “Sessizlik”, “Persona” ve “Çığlıklar ve Fısıltılar” neyse bu film de odur. Elbette “Çığlıklar ve Fısıltılar” kadar uzun değil, hatta kısa bir film bile denebilir “Güz Sonatı” için. Ne var ki Tarkovski'den Woody Allen'a dek pek çok yönetmeni etkileyen Bergman büyüsünü bu filmde de konuşturuyor.

Bir anne-kız öyküsünde Bergman, yüzleşmeyi, sevgiyi ve sevgisizliği, nefreti, yıllarca biriken öfkeyi, ilgisizliği, mükemmelliği anlatıyor. Dünyaca ünlü bir piyanist olan annesi ile yıllar sonra buluşan bir kadının annesinin mükemmeliyetçiliği, duygularını kontrol altında tutuşu ile hesaplaşmasını izliyoruz. Anne, yıllar evvel kocasını ve biri hasta olan iki kızını piyanistlik uğruna terk etmiş. Kız ise geride kalan herkesi toplamış, daha sade bir hayat sürmüş, herkesin cefasını çekmiş. Bir hafta sonu eve gelen annesi ile en sonunda yüzleşebilir kızımız ve film bu yüzleşme anlarını, anne kızın farklarını ortaya koyan sahneleri bizlerle paylaşır. Çok basit ve aslında düz bir hikâye ama Bergman bu hikâyede devleşiyor zaten. Tek mekân ve iki kişi arasında geçen bir hikâyeyi akıcı ve de detayları ile çoğullaşan bir şey haline getiriyor. Öyle sahneler var ki bakıp bakıp hayran kalıyorsunuz. Mesela bu sahnelerden birine hayran kalan Pedro Almodovar bütün sahneyi “Tacones Lejanos”ta anlattığı anne-kız ilişkisi hikâyesinde kızın annesi ile hesaplaştığı sahnede kıza anlattırmaya çekinmemişti. Sahne gerçekten güzeller güzeli bir Chopin sahnesi. Anne ile kızın farkını o kadar güzel ortaya koyuyor ki ve oyunculuklar o kadar muhteşem ki, inanın bu sahneyi altyazısız bile izleyebilirsiniz.

Hatta terbiyesizlik edip sahneyi de anlatacağım, Almodovar anlatmış, ben anlatsam çok mu? Anne kız birlikte çay içerlerken damat beyimiz karısına annesi için Chopin çalmasını söyler. Ürkek ve çekinen kızımız piyanoya geçer ve hatalarla dolu ama çok duygusal bir Chopin yorumu ortaya koyar. Kızın piyano çalışını zaman zaman gülümseyerek zaman zaman hüzünlenerek dinler anne, kızının tam bir aktris diye tanımladığı, her hareketini iyicene planlayıp sahneleyen anne duygularını saklamaz bu anlarda. Ama kızına doğru şekilde çalmanın nasıl olacağını göstermek için piyano başına geçtiğinde çok kontrollüdür, Chopin'i duygu seli olarak değil, duygularını saklayarak çalmak gerektiğini anlatır ve mükemmel bir yorum ile Chopin'i çalar. Kızı annesinin mükemmelliği ve kontrolü karşısında ezilir, ümitsizliğe kapılır, annesine hayranlığı ile çöker. Sahne inanılmaz bir başarıdır.

Liv Ullman zaten öteden beri çalıştığı Ingmar Bergman'ın elinde en iyi performanslarından birini ortaya koyar. Her mimiği, her ses kırılması ile karakterin içinde kaybolur. Ingrid Bergman ise ilk defa Ingmar Bergman ile çalışır ve ortaya çıkan performans gerçekten enfestir. Neredeyse kendi hayatına çok benzeşen bir hikâyede duygularını kontrol altında tutan, soğuk ve bencil bir anneyi canlandırırken senaryonun kendine tanıdığı imkânları aşan bir oyunculuk ortaya koyar. Bu rolü ile NY Eleştirmenler Birliği ödülü almış ve Oscar'a da aday olmuştur. Çok hak ettiği ödülü ne yazık ki alamamış da olsa görüldüğünde insanın nutkunu tutacağı bir oyunculuk vermiştir.

Ama senaryonun kadınlara pek de adil davrandığını söyleyemeyiz. Anne bencil ve benmerkezcidir. Günümüzde benzeri hikâyelerde evlerini terk eden kadınlar, bunu özgürlük için, boğuldukları için, sosyal çevrenin beklenti ve baskılarını kaldıramadıkları için yani kurtulmak için yapıyorlar. Onların bunalımlarını da anlatmaya yelteniyor sinema. Oysa Bergman karakterini büyük bir acımasızlıkla ele almış. Gece yarısı yaşanan uzun tartışma sahnesi ile anneyi yargılayan, onu dizleri üzerine getiren ve en sonunda kaçmaya mecbur bırakan Bergman'ın bu acımasızlığını ne yazık ki anlayamıyoruz.

Sonuçta gerçek bir senaryo başyapıtı var elimizde. Oyuncuların enfes performanslarla süsledikleri bu senaryo başarısını bence kimse kaçırmamalı.





sAnasayfa>>
Sinema Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010