Reset! Avrupa Festivallerinde Vol.4 - Rock En Seine


Geçen seneki Hollanda festivalleri çıkarmamdan sonra aslında bu sene Türkiye’de fazla kişinin de ilgi göstermediği bir Fransa festivali olan Rock En Seine’e gitmeye karar verdim. Peki neden Rock en Seine? Glastonbury, Bennicasim, Woodstock dururken Fransa’da festival mi olurmuş demeyin!.


Devam >>

Biletler Serisi 3 - Phonem By Miller Biletleri

Bu sayıda elimdeki Phonem By Miller biletlerini huzurlarınıza sunuyorum. Ha bu kadar mı Phonem konserine gittin diyecek olursanız, hayır. Bundan çok daha fazlasına gittim ama elimdekiler ancak bu kadar çıktı. İşin üzücü tarafı Phonem By Miller festivali bu sene - belki de önümüzdeki diğer senelerde de- yapılmayacak. Rock n Coke biter bitmez kasım ayı gelse de Phonem'le coşsak derken, festivalin iptal oluşuyla büyük bir üzüntü içerisine girmiş bulunmaktayım. Buyrunuz. .
.


Devam >>

Madonna Konseri @ Münih

Madonna'yı görmek... Madonna'yı görmek... Çok zor gibi gelmese ve kimileri için di'li geçmiş zamanda veya kapsama alanı dışında kalsa da benim için küçüklüğümden beri düşünmeden yapabileceğim harcamalar kapsamına giriyordu. Büyük bir iştahla her sene Türkiye'ye geleceğine yönelik dedikoduları yutarak bir bardak soğuk suyla sindirmekten yorulmuş olacağım ki, sonunda bavulumu toplayıp sen neredeysen ben oradayım nidalarıyla kendisini Münih’te yakaladım..


Devam >>

ado“M”üzik

Bazı şeyler “var oldukları andan itibaren ilişkilidir” ve bunu engellemek neredeyse imkânsızdır. Neden böyle özlü söz misali bir cümle kurdum ki şimdi? Şöyle basit bir şekilde anlatayım hemen..


Devam >>

 
 

Zoot Woman - Things Are What They Used To Be


Araya altı yıl ve solo projeler (özellikle de Stuart Price'ın Madonna ve Goldfrapp gibi isimlerle kotardığı başarılı prodüksiyonlar) girince, Zoot Woman rafa kalktı diye düşünmeye başlamıştık ki, karizmatik üçlü Stuart Price, Adam ve Johnny Blake kardeşler bizi "Things Are What They Used To Be" ile selamlayıp şaşırtmayı başardılar..

Devam >>

 


Julian Plenti - Julian Plenti is... Skyscraper

Sizde benim gibi malum marka cola bağımlılarından mısınız? Hatta bazen aktif olarak suyun yerine mi koyarsınız? Peki ya bu markanın yeni bir ürünü çıkıyor desem ne derdiniz? . Devam >>

Gossip – Music For Men

Tabloid kazanının ışık hızında dedikoduları ve anti kahramanlığın satılabilirliğiyle ecnebi basını normalden uzun süre meşgul eden Gossip,  yepisyeni albümü Music For Men ile müzikal kulvara geri dönmüş durumda. .

Devam >>

 


Pete Yorn & Scarlet Johansson - Break Up

Kayıtlarının tamamlandığı 2006'dan bu yana gün yüzü görmeyen Pete Yorn & Scarlett Johansson ortak  çalışması "Break Up", sonunda raflardaki yerini aldı. Yorn'un, Serge Gainsbourg'un, Brigitte Bardot'la 1960'larin sonunda kaydedilen şarkılarından esinlenerek başladığı proje, dönemin üç dakikayı geçmeyen, melodik kayıtlarına oykünüyor. Pete Yorn'un tüm şarkıları yazıp besteledikten sonra, yanına partner olarak Scarlett'i seçmesi ise fazlasıyla yerinde bir seçim olmuş diyebilirim. . Devam >>


Lotus Plaza - The Floodlight Collective

Deerhunter ve grup üyelerinin solo projelerinin bu aralarki üretkenliği takdir edilecek oranda yüksek. Mayıs ayında yeni EP’leri “Rainwater Cassette Exchange” i , 4AD etiketiyle çıkaran Deerhunter üyelerinden Lockett Pundt’ın tam o sıralarda ayrı bir heyecanı daha vardı. Deerhunter kurucusu Bradford Cox’ın en yakın arkadaşı olan Lockett Pundt, 2004 yılında grup üyelerinden Justin Bosworth’un ölümünden hemen sonra Con’ın ricası ile gruba katılmıştı. Herhalde Cox kendini anlayabilecek ve onun gibi düşünen biri arıyordu. İşte Lockett Pundt’ın diğer heyecanı da Cox’ın bu düşüncelerini onaylar nitelikte bir heyecan; Lotus Plaza . Devam >>


The Astroids Galaxy Tour - Fruit

İşte İskandinavya'nın bize Peter, Bjorn & John ve Ikea'dan sonra bahşettiği bir güzellik daha... Bir de Ace of Base var tabii. Ama o bir kazaydı çokta üstlerine gitmeye gerek yok diye düşünüyorum. Danimarka'nın en hipster ismi tacını bir diğer sevdiğimiz grup The Raveonettes'den almak üzere olan ve 2009 yazımın soundtrack’i debut albümleri Fruit ile The Asteroids Galaxy Tour'dan bahsediyorum. Devam >>

 
 

Giovanca

Bu hafta size tanıtmak istediğim isim aslında çok önceden keşfettiğim; ancak üzerinde yazmayı düşünemediğim biri : duru sesli, melek yüzlü Hollandalı Giovanca!. Devam >>

 


Lullabies In The Dark

2009 yılının müzik dünyasına en büyük getirisi, balearic hareketin ana vatanından yola çıkarak, avrupalı akranları tarafından yeniden şekillenip devam ettiği yolculuğun evlerimizde son bulması olsa gerek. Akdeniz esintilerinin avrupa ve kuzey ülkelerine kadar ulaşması sonucu  disco, nu-disco, electro-pop gibi alt türlerde kendine yer eden balearic ritimler, etnik kimliğinden sıyrılarak dans pistlerine kadar uzanmış oldu. Studio, Low Motion Disco, JJ, Air France gibi grupların yanında Aeroplane, Lindstrom ve Mudd gibi DJ kökenli müzisyenleride etkileyen bu akım, evde dinlenilebilir elektronik müzik cephesinde kendine sağlam bir yer edindi. . Devam >>

 

Miami Horror

Önce el ele verip Miami Horror için Last.fm’de kendisine takdir edilen elctro, electronica ve synth-pop gibi etiketleri kaldıralım. Neden mi? Çünkü bu müzik düpedüz disco...hemde en eskisinden, en italo’sundan, 80’lerin en parıltılı dönemlerinden. Ustalarından öğrendiği her numarayı, yaşının vermesi gereken amötörlükten uzak bir kıvraklık içinde müziğe yansıtan Miami Horror, nu-disco olamayacak kadar eski kafalı. Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşta anavatanı Avustrulaya’da tüm dans pistlerinin tozunu attıran Miami Horror, Pnau, The Presets, Faker, Datarock, Midnight Juggernauts, Bloc Party ve daha niceleri için yapmış oluğu remix’ler ile de okyanus ötesinden kalkıp memleketim insanını da dans ettirmeyi başarıyor.

.
Devam >>

 

Sky Ferreira

Merhabalar sayın okuyucu. 

Bir aya çok yakın bir süredir vatani görevimi yapmak üzere Kütahya'da bulunmaktayım. Ocak ayının ortalarında dönmüş olacağım ama döner dönmez yapacaklarımla ilgili bir dünya planım var. Mesela İstanbul'a gelir gelmez hani şu TeleVole'nin milleti gazladığı dönemlerdeki popüler eğlence kültürüne Etiler tarafından esir alınan uşakları gibi tabak kıra kıra döneceğim. İsraftır etme, eyleme derseniz paket paket peçeteleri havalara saçarak atacağım. Çünkü israfın göbeğinden geliyor olacağım. Ama onun da yeteceğini sanmıyorum döndüğümde ceket bile yakacağım. O derece. .
Devam >>

 

 

 

Blondie - Eat To The Beat - Autoamerican

Bazı gruplar için akımların ve türlerin tam da yol ayrımında olmak son derece çekici olabiliyor. Bizim 'Sarışın' için de bu geçerli. . Devam >>

 

 

Jwalk - A Night On The Rocks

'Hedef kitle problemi' denen canavarın mideye indirdiği grupların dünyasına giriş yaptığınız için teşekkür ederiz. Sizinle tanıştırmak istediğimiz bir grubumuz var! .
.
Devam >>

Denali – The Instinct

Sizlere last.fm’imde dinleme rekorları kırdığım gruplardan biri olan Denali’den bahsedesim var. Farklı farklı reaksiyonlar göstereceğiz bu albüme, hissediyorum. Kimimiz Maura’nın sesini duyduğu gibi içi fena olacak ve kapatacak; kimimiz dünyayla ilişkisini kesip bu albümleyken kimse tarafından rahatsız edilmek istemeyecek; kimimiz abartmayıp sadece sevecek ya da göz atacak; kimimiz öyle yapacak; kimimiz şöyle….

.
Devam >>

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010