Comic-Con 2009

Gün olur devran döner, yolum Amerika’nın Batısına düşer ve de param olursa bizzat katılıp izlenimlerimi aktarmak istediğim yegâne festival Comic-Con’a Amerikalı vatandaşlar her sene olduğu gibi ilgi alaka göstermekten geri durmazlarken bana da bu bomboş yaz günlerinde uzaktan onlara imrenmek ve yalana yalana festivalde bu sene neler yaşanmış, hangi gelecek projeler görücüye çıkmış onları size anlatmak düştü..

Devam >>

 

Hollywod’un Soykırım Algısı: Schindler's List ve The Reader

Nazi Rejiminin ve İkinci Dünya Savaşı ve öncesinde uyguladığı soykırımın geriye bıraktıklarına ve sinema üzerinde yarattığı etkilere bakmadan önce İngilizce tabiriyle Holokost’un anlamına ve soykırımın sonuçlarını sayılarla incelemekte yarar var. Artık “Nazi Soykırımı” olarak değil de yalnızca “Soykırım (Holocoust)” olarak adlandırılmaya başlanan kavram, Nazi rejimi ve işbirlikçileri tarafından sistemli, bürokratik yollarla, malî açıdan ülke eli ile desteklenen bir şekilde yaklaşık altı milyon Yahudi'nin hapsedilmesi ve öldürülmesi anlamına geliyor.

Devam >>

 

 

 

 

61. Emmy Ödülleri

Bu sene 61.si düzenlenicek olan televizyon Oscarları diyebileceğimiz Emmy Ödülleri’nin sunuculuğunu How I Met Your Mother dizisindeki eşsiz Barney karakteri ile tanıdığımız Neil Patrick Harris yapacak olduğunun müjdesini vererek başlamak istiyorum. Emmy Ödülleri benim için Sonbahar’ın geldiğinin ve yeni dizi sezonunun başlayacağının habercisidir en başta. MTV v.b. Müzik-Sinema ödüllerini bir kenara bıraktığımızda Oscar ve Golden Globe’un ardından büyük bir şov olacağı kesin olan en önemli ödül törenidir diyebiliriz.
.

Devam >>


The Tudors

İngiliz hanedanlarının belki de en sansasyonel ve en merak edilen ailelerinden biri olma özelliğini taşıyor Tudorlar. Gerek altı kez evlenen 8.Henry olsun gerekse de uğruna koca bir ülkenin din değiştirmek zorunda kaldığı ama sonrasında kafası uçurulan Anna Boleyn olsun; Tudorlar harika magazin malzemesi sunuyor günümüz popüler kültürüne..

Devam >>

 

 

 

Eden Lake – Kan Gölü

İzleyecek olduğum bir filmin janrına baktığımda, ne zaman korku-gerilim ibaresini görsem, hemen beynimde "eyvah yine klişelerle dolu, anlamsızca akan kan ve istismara kaçan şiddet görüntüleri ile boğuşmak zorunda kalacağım" gibi düşünceler dönmeye başlar. Hele ki bu film bir yönetmenin ilk deneyimiyse, bu düşünceleri bastırabilmek oldukça zordur. Bu günlerde vizyonda izleme şansı bulduğumuz Eden Lake (Kan Gölü) adlı film; sürükleyici yapısı, ince göndermeleri, şiddetin dozunun yerinde kullanımı, ilginç ayrıntıları ve çarpıcı finaliyle, önyargılarımı kırmayı başardı, Devam >>


 

My Sister's Keeper – Kız Kardeşimin Hikâyesi

Amerikan sinemasının aile filmlerine, ağlak dramalara verdiği önemin hepimiz farkındayız. Özellikle seksenlerde 'kutsal aile' formülüne sıkı sıkıya sarılan, ailelerin bir trajedi ile parçalanmalarını, bir araya gelmelerini anlatan nice film çekildi ve nicesi Oscar aldı. Kramer vs. Kramer (1979), Ordinary People (1980), On the Golden Pont (1981), Terms of Endearment (1983), Rain Man (1988)... her biri Oscar’lar kazanmış, gişelerde az çok başarılı olmuş 'aile filmleri'..

Devam >>



O’Horten

Mutfak Hikâyeleri ve Yumurtalar gibi başarılı filmleriyle Norveç ve hatta Avrupa Sineması’nda önemli bir yer edinmeyi başaran yönetmen Bent Hamer, en son Charles Bukowski uyarlaması Factotum ile Amerika sınırlarına geçiş yaptıktan sonra kendine has kuzey mizahına, sade duruşuna ve karlarla kaplı Norveç sokaklarına 2 sene aradan sonra geri dönüyor.

Devam >>



Franklyn

Franklyn ilk sahneleri ile enfes bir açılış yapıyor. Öyle muhteşem bir atmosfer kurmuş ki izlerken “Kafka” (1992, Sodernberg), “La Cité des Enfants Perdu” (1995, Caro& Jeunet) ve “Dark City”'i (1998, Projas) anmadan edemedik ve iyicene iştahlandık..

Devam >>


The Children – Histeri

Besle kargayı, oysun gözünü…

Allah biliyor ya şu korku filmlerinde çocuk oyuncular kullanarak gerilim yaratma trendinden fenalık geldi. Ancak için asıl sinir bozucu tarafı, tüm sıkılmışlığıma rağmen bir noktadan sonra amaçlandığı gibi bu nalet veletlerin gerçekten de insanının asabını bozmaya başlaması. Türkçe çevirisiyle Histeri, bana ister istemez çocukların aileleri için birer korku ve tehlike unsuru haline geldiği sinir bozucu derecede ürkütücü Supernatural bölümünü anımsattı. Orijinalinin yerini alan sahte çocuklardan birinin kendisini tuvalete kapatan annesine kapıya vurarak bir seslenmesi vardır ki kuyudan çıkmış bir Samara bile bu kadar sinirlerimi zıplatmamıştı.


Devam >>


Gake no ue no Ponyo – Küçük Denizkızı Ponyo

Küçük Denizkızı Ponyo; Ruhların Kaçışı, Prenses Mononoke filmlerinden tanıdığımız animasyon film ustası Japon yönetmen Hayao Miyazaki’nin son filmi. Aslında film 2008 yapımı olmasına rağmen ülkemizde anca gösterime girebilmiş olması şaşırtıcı; fakat hiç girmemesinden iyidir diye düşünüyoruz. Birbirinden sevimli küçük karakterleriyle, muhteşem çizimiyle, fantastik animeleriyle karşımıza çıkan Miyazaki, son filmiyle de bizi yine bu dünyadan koparıp büyülü diyarlarda gezintiye çıkarıyor.

Devam >>

 

 

Strange Days – Tuhaf Günler

Akla takılan hafıza kartları zamanı…

Biri beni takip ediyor, hayır ben onu takip ediyorum. Rüyamı yönlendirirken aniden yüksek bir yerden düşer gibi oluyorum. Boşluğa düşerken birden uyanıyorum. Ve ışıklar kapalıyken karanlık bir film böyle başlıyor. Devamında ise sürekli o hissi yeniden deneyimlememe neden oluyor. Duvarda asılı Blade Runner dünyasının kararmış resminden akan bir damla, distopyan manga atmosferindeki bir yılbaşı arifesinde peliküle düşüyor: Strange Days... .


Devam >>

 


 

À bout de souffle – Serseri Âşıklar


O arabayı çaldım, ben bir serseriyim ama seni seviyorum...


Kısa saçlı bir kadın, üzerinde beyaz bir t-shirt ve siyah bir pantolonla Paris'in görkemli caddesinde “New York Herald Tribune” diye bağırarak yürür. Yanına gelen Humphrey Bogart'ın çocuksu modeli bir adam, gazete satan o kızı tavlamaya çalışır. Bu iki serserinin o caddede yürüyüşü hafızalara kazınacak, yıllar sonra bile unutulmayacaktır: À bout de souffle... .


Devam >>

 




Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010