Denali – The Instinct
Sizlere last.fm’imde dinleme rekorları kırdığım gruplardan biri olan Denali’den bahsedesim var. Farklı farklı reaksiyonlar göstereceğiz bu albüme, hissediyorum. Kimimiz Maura’nın sesini duyduğu gibi içi fena olacak ve kapatacak; kimimiz dünyayla ilişkisini kesip bu albümleyken kimse tarafından rahatsız edilmek istemeyecek; kimimiz abartmayıp sadece sevecek ya da göz atacak; kimimiz öyle yapacak; kimimiz şöyle…
Denali’den bahsedeyim biraz. Amerika’nın Richmond, Virginia civarlarından gelen bir indie grubu Denali. 2000 yılında Maura, abisi Keeley’den bazı şarkılarında yardım etmesini istemiş. Yetmemiş, daha fazlası olmalı bir elin nesi var iki elin sesi var misali etrafa daha fazla yardım çağrısında bulunmuşlar. Bu sırada civardaki çocuklardan Jonathan Fuller ve Cam DiNunzio da yardım çağrılarını duymuş ve 4’ü bir araya gelerek çalışmalara başlamışlar. 2001’de çıkardıkları demoların ardından 2002 yılında ilk albümleri ‘Denali’ ile ilk ciddi adımlarını atmışlar. 2003’te de ‘The Instinct’i oluşturarak oluşumlarını tamamlamış sonra da elimize geçecek pek bir şey yapmamışlar. Bir iki tane dvd. Amerika’dan fazla uzaklaşmadan yaptıkları birkaç tur… Sonra dağılmışlar diğer gruplarına kaçmışlar. Jonathan ve Keeley ‘Engine Down’ isimli diğer gruplarına vermişler tüm enerjilerini. Maura da ‘Ambulette’ isimli bir grupta ve abisi Keeley ile birlikte ‘Glös’ grubunda yer almış. 2008 yılına geldiklerinde tekrar bir araya gelmek için kolları sıvamışlar. Bir şeyler yapıyorlar. Hala kulağımızı ve gözlerimizi açmış bekliyoruz.
Haklarında verilecek daha fazla bilgim yok. Bu noktadan sonra sadece duygularımdan bahsedeceğim. Ve ilk söyleyeceğim şey elimde The Instinct albümünü tutmaktan ve sizlerle paylaşmaktan mutluyum.
The Instinct albümü Hold Your Breath ile başlıyor. Nakarat kısmına kadar hoşunuza gideceğini zannetmiyorum. Bence albümün tümüne bakınca zayıf ama yine de dinledikçe kulağa hoş gelen bir şarkı. Arkasından benim 1 numaram ‘Surface’ geliyor zaten. Sözleri, melodisi her şeyiyle beni gerçekten duygusal karmaşalara sürükleyip duygularımı ne hale getirmek istiyorsa o hale getirebilen garip bir matematiğe sahip olduğunu düşündüğüm, çoğu zaman gözlerimi kapatıp anlamsız bir gülümsemeyle dinlediğim ve abartarak anlatacak kadar sevdiğim bir şarkı. : ) Beğeneceğinizi umuyorum. Surface’den sonra albümdeki diğer şarkılara gerekli değeri verebildiğimi düşünmüyorum. Albümle ilgili önerebileceğim şeylerden biri albümdeki parçaları sırasıyla dinlemektense shuffleda dinlemeniz. Ama ben sizlere sırasıyla anlatacağım. 3. şarkımız Run Through. Sanki Surface’in ayaklandırdığı tüm duyguları dindirmek için yapılmış gibi. Sakin, zamanına göre acıklı, dinlendirici.. Albüme adını veren The Instinct benim 2. şarkım. Fazla değişmeyen bir ritme sahip. Hızlı adımlarla ilerleme hissi yaratıyor ve bu kadının sesi gerçekten güzel! Do Something bir isyan şarkısı. ‘One more chance to do something.’ diye haykırıyor içimizden gökyüzüne. Sonra Real Heat, Nullaby derken Normal Days’ e geliyoruz. Önceki 2 şarkıdan sonra ‘Yine mi sürünceme, baydık artık.’ diyebilirsiniz fakat birkaç saniye daha dayanırsanız gitarlar, klavye, davul ve çığlıklar arasında daha hareketli titreşimler hissedeceksiniz. Ondan sonra da ‘Welcome’ ile kapanış yapacaksınız zaten. Şarkıları albüm sırasıyla dinlediyseniz şu anda büyük ihtimal sıkılmış olacaksınız ama tavsiyeme uyanlardan olumlu tepkiler bekliyorum.
Uzun zaman sonraki ilkyazım. Heyecanlıyım. Şimdilik, Denali dünyasına hoş geldiniz. Umarım beğenmişsinizdir. : )


Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|