Blondie - Eat To The Beat - Autoamerican
Bazı gruplar için akımların ve türlerin tam da yol ayrımında olmak son derece çekici olabiliyor. Bizim 'Sarışın' için de bu geçerli.
Hala 70'ler punk devriminin, çocuk ve torunlarının bize sundukları ile gündemimizin dolup taştığını görmek şaşırtıcı değil açıkçası. 'Yap-boz'un parçaları doğrudan ya da dolaylı yoldan ya hareketle ilgili ya da hareketin getirdiği duruş felsefesi ile.
Blondie, 70'lerin ikinci yarısındaki punk akımının yarattıklarından. Bulundukları yer, yeni dalga akımının pop ve dansa rahatça uzanabildiği bir noktayı işaret ediyor. Onları, tutucu olmayan(!!) bir punk, ve ya kurtlarını dökmek isteyen bir genç, ya da ciddiyetini bozmadan müziğe kafa yormak isteyen biriyle dinlemeniz mümkün. Bu çorba içerisinden homojenlik aramak mümkün olmaz diye düşünenlere Blondie'nin cevabı ise slalomlarını mümkün kılan punk istikameti oldu. Pistols'dan çok Clash punk'ının reaggie'yi de selamlayan çerçevesinin içini doldururken de iyilerdi, sıcak içeceğin içine karışan buz misali erimiş Abba pop'larını yaparken de, seyrek olarak saykedelik-garaj gibi tınlarken de.
'Eat To The Beat' grubun dört numaralı ve 1979 tarihli albümü. 'Autoamerican'da takiben
1980 tarihli beş numaralı albümleri. 'Eat...' dönemi meşhur 'Atomic'i de barındıran ve beni aslen tavladıkları kıvama geldikleri dönem. İngiliz soğuğu ile bulamaç olmuş tanımı zor Amerikan gruplarını da çekici bulduğumu hesaba katarsak bu kıvam harika!
Plakçaların üzerinde tuhaf duruyor hep Blondie. Bakıyorum 30 yıl olmuş bu albümler çıkalı. Evet, gayet vintaj ama aynı dönem plaklarım gibi de değiller. Blondie bana hep güncel bir grubun "30 yıl önce çıksaydık nasıl müzik yapardık?" projesi gibi gelir. Geçmişten bugünü görüş kudreti ile değil bugünden geçmişi anlayabilme becerisi sanki hem de 30 yıl önce.


Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|