Class Of 2008 - Part 2: Sarp

The Ting Tings

Elektronik olayını abartmadan da danceable şarkılar yapılabileceğinin –ki bu konuda biraz muhafazakârım-, bunların da gayet tutacağının 2008 model kanıtı olarak gösterebiliriz The Ting Tings’i. Şu anda ellerinde kapağından kayıtlarına kadar her şeyiyle kendilerine ait bir albüm var ve yayınlamak için 14 Nisanı bekliyorlar. Son olarak, her ne kadar bana kendilerini “That’s not my Name” ile kabul ettirmiş olsalar da BBC Radio 1 ve xfm tarafından şu aralar çılgınca Great DJ döndürülmekte. Destek bununla da bitmiyor, Zane Lowe ve NME’nin çılgın gazı da The Ting Tings’in yelkenlerini doldurmuş durumda. Bu arada Zane Lowe’ın grup için yaptığı tanım çok hoşuma gitti: “The Ting Tings’ rider is made up solely of Skittles and a crate of Smirnoff Ice.”

http://www.myspace.com/thetingtings
http://uk.youtube.com/watch?v=myJnsqGgxxM – Great DJ

Cazals

Bilmiyorum kaç tane genç yetenek vardır tam olarak pişmeden İstanbul takımlarına transfer olduğu için çabuk sönen. Aynen o futbolcular gibi, tek solukta nice grup sayarım, tam olarak pişmeden çıkardıkları albümleri yüzünden gümbürtüye giden. İşte Cazals o hatayı yapmayan gruplardan (bir diğeri için bkz: Elle Milano). Nerdeyse 2 seneden fazla zamandır piyasada olmalarına rağmen albümleri için 2008 yazını düşünüyorlar ki bence de zamanlama mükemmel. Kitsune ile kontrat yapmaları da bu uzun bekleyişin meyvesi diyelim. Burunlarının da şimdiden birkaç karış yükselmesini Pete Doherty ile çocukluktan beri kanka olmalarına ve Londra’lı olmalarının getirdiği bir özellik olduğunu iddia ettikleri fashionista’lıklarına bağlıyorlar. Life is Boring ve Poor Innocent Boys sizi Cazals bağımlısı yapmaya yetecek şarkılar.

http://www.myspace.com/cazalsuk
http://uk.youtube.com/watch?v=fQMiq--iswk – Poor Innocent Boys



Late of Pier

Kitsune’nin fütursuzca suratımıza doğru patlattığı bir diğer bomba. Tarzları kısa ve öz olarak New-Rave ( demek ki hala modaları geçmemiş). Onların da yükselişi Shitdisco, Klaxons ve The Horrors’la aynı yoldan, yani underage scene’e verdikleri çılgın partilere dayanıyor. Çıkarmamız gereken ders nedir? —Eğer bir gün olur da, İngiltere’ye yerleşirsek, punk etkileşimli işler çıkaran bir grup kurup çılgın underage’lerle birlikte azmak farzmış. Space and Woods efendim.

http://www.myspace.com/lateofthepier
http://uk.youtube.com/watch?v=MYuwGGqd0y4 – Bathroom Gurgle




Model Horror

Reset!’in yolunda çok iyi bir örnek teşkil edebilecek bir online dergi var, İngiliz. İşte onlar da bir iki senelik maceralarından sonra kendi record label’larını kuruyorlar ve piyasada indie band avına çıkıyorlar. İşte doityourself records’un çaldığı ilk başarılı maya ve onun yoğurdu. Bir iki sene önce çıksalar favorilerimden biri olabilirlerdi. Hâlâ çok popüler olmaları pek muhtemel, tabii basından gördükleri destekle doğru orantılı olarak. Folio en başarılı çalışmaları olarak bize göz kırpmakta…

http://www.myspace.com/themodelhorror




Soko

“If I find her / I swear / I’ll kill her” diyerek girdi hayatımıza. İlk zamanlar bu tek şarkıyı kardeşimle dinleyip duvarları yumruklayarak kahkahalar atıyorduk. Sonra da I think I am Pregnant geldi (Babazula’nın ellerinden öpüyorlar aynı zamanda), tabii bizim reaksiyon aynı şekilde. Ancak, son gülen Soko oldu ve bir sabah kendimi I’ll Kill Her dinleyip pek de eğlenirken buldum. Fazlası, isimleri bende gizli bir grup Reset! yazarı da aynı dertten muzdarip. Lâkin Soko’yla ilgili kötü haber ise albüm konusunun bahsinin bile geçmemesi.

http://www.myspace.com/mysoko
http://uk.youtube.com/watch?v=TF9LnyfDz5M














The Last Shadow Puppets

Karagöz ve Hacivat değil ne yazık ki ama en az onlar kadar bomba bir ikili mevzubahis. Aslında ikisi de çok yakından tanıdığımız kişiler –hatta üçü diyelim-. Alex Turner ve The Rascals’ın frontman’i Miles Kane’in Voltran oluşturmaya karar verip, Simian Mobile Disco’ın James Ford’unu da parçaları bir araya getirecek teknisyen olarak seçmeleriyle bir araya gelmiş –şimdilik- tek albümlük bir proje. Geçtiğimiz hafta internette yayınladıkları 43 saniyelik video’dan başka hiçbir şekilde fikir sahibi olmasak da bence bu senenin en heyecan verici projeleri listesinde en üst sırada. Alex bu durmak, yorulmak bilmeyen hallerini ise bir The White Stripes şarkısıyla açıklamış NME’ye “I just don’t know what to do with myself.”

http://www.theageoftheunderstatement.com


Jakobínarína


İzlandalıları ne kadar sevsem de İzlandalı gruplarla hiç bir zaman aram çok çok iyi olamadı. Hiç sevemedik birbirimizi, hep de içimde uhde kaldı. Neyse ki sonunda gönlüme göre biri çıktı karşıma. İsimleri yako-bin-arena olarak telaffuz edilen Hafnarfjörður ‘lu, yaşları ise 17–21 arasında değişen 6 genç İzlandalı’dan oluşan grup ellerinde albümleri “The First Crusade” ile fark edilmeyi bekliyorlar. Tarz olarak indie-punk diyebiliriz. Tek olumsuz yanları dinlemek için biraz emek sarf etmeyi ön şart olarak önümüze koymaları çünkü albüm gerçekten ağır ancak çok leziz. His Lyrics Are Disastrous’ı ilk dinlemesi gereken şarkılar olarak paylaşabiliriz.

http://www.myspace.com/jakobinarina
http://uk.youtube.com/watch?v=Bhy7jRltahw



Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010