The Mars Volta - Octahedron

Bir senelik bir aradan sonra sekiz şarkılık ''Octahedron'' ile dönüş yapan grup diğer albümlerine nazaran daha naif ve daha sakin olan bir albümle karşımızda. .İlk single ''Cotopaxi'' çoktan radyolarda dönmeye başlamış listelerin tozunu yutmuş durumda. Grubun geçmişine şöyle bir göz gezdirdiğimizde Meksikalı olan grubumuzun lanetlendiği hissiyatına kapılmaktan kendimi alamıyorum. Bunu da meydana gelen olumsuz olaylar ve eleman değişiklikleri destekliyor sanki. Başa dönersek At The Drive In sonrası grubun afroları Omar ve Cedric yanlarına J.M Ward'u da alarak De Facto isimli bir dub projesi oluşturdular. Daha sonra bu kadroya bassçı E.Gardner ve klavyeci I.Owen katılır, grup son halini almış gibi görünse de davulcu sorunu ile karşı karşıya kaldılar. Daha sonrasında ise bu boşluğu Jon Theodore ile doldurarak ilk Ep'leri olan Tremulant EP'yi piyasaya sürdüler

Bu Ep den sonra bassist E.Gardner ile yolları ayrılan The Mars Volta De Loused in the Comatorium albümünün kayıtları sırasında RHCP üyesi Flea’dan yardım alır. Yine bu albümde John Frusciante de gitarıyla gruba eşlik eder. Nitekim De Loused in the Comatorium çıktığı vakit Amerika da büyük ses getirip iyi bir albüm satışına ulaşmıştı.

Bu albüm devamında J.M Ward'un aşırı dozda eroin kullanımı sonucu hayatını kaybetmesi grubun turnelerinin de yarıda kalmasına sebep oldu. Bu olayın ardından gelen ikinci darbede davulcu Jon Theodore grubu bırakması olmuştu. Onun boşluğunu doldurabilecek davulcu arayışı da böyle başlar. Uzun arayışlar sonrası Thomas Pridgen gruba dâhil edilir.(Unutmadan bassçı sıkıntısı da Juan Alderete ile aşılır).Thomas Pridgen davulcu boşluğunu dolduracak herhalde en iyi isimdir kendisinin geçmişine bakarsak eğer 9 yaşında kendisinden söz ettirmeye başlamış ve 10 yaşında zildjian zillerinin en genç endorser'ı ünvanını elde etmiştir. Dennis Chambers gibi davul'un efsane bir ismi ile turlamış 15 yaşında Berklee'den burs alan en genç öğrenci unvanını elde etmiş anlayacağınız davulda yeteneği kadar mekaniği de oturmuş harika ötesi davulcu.The Bedlam In Goliath albümü referans olur mu bilmiyorum ama GospelChops.com'un hazırladığı Shed Sessions vol.1 ı izleyip karar verin derim.

Octahedron'a dönersek albüm satışlarının kaliteyi belirlemediği günümüzde - zaten bu albüm satsaydı kaç satardı malum müzik piyasası satış keşmekeşinde - en uç noktalardaki kaliteli albümlerden biri olmuş diyebiliriz. Kaldıki Mars Volta elemanları bunu kuruluşundan bu yana yapıyorlar. Bazı şarkılar vardır iki üç akor ile kulaklara aşina olur dilimize pelesenk olur sonra bir bakmışız ki müzik listelerinin en tepesindeki şarkı olmuş. Ben bu tarz şarkılara kısaca kulak dostu şarkıları diyorum. Mars Volta'yı bildiğim bileli bu tarzda ve bu ziyniyette şarkılar yapmadı. İhtiyaç duyduklarını da zannetmiyorum.(En kulak dostu şarkıları The Widow ve bu albümden Desperate Graves'tir herhalde) Olayı biraz açarsak 30 dk. yakın şarkıları canlı performanslarındaki bitmeyen dinamizmi, şarkılardaki delirmiş davul partisyonları ve yapılan doğaçlamalar her zaman grubun diğerleriyle arasındaki en büyük fark oldu. Amiyane tabirle fark attılar! Canlı performanslarını ne zaman izlesem bende sesi sert ve gür çıkan bir müzikal izliyormuşum hissi uyandırıyor. Bu arada bu albümde de gruba birçok sanatçı eşlik etmiş, onlardan biri de yine John Frusciante özellikle Cotopaxi ve Desperate Graves adlı şarkılarda onun tonlarını duyabilmek mümkün.

Albüm diğer albümlere nazaran daha kendi halinde olmuş diyebilirim.(Tabi Cotopaxi yi bu tanımın içine koymuyorum.) Açılış Since We've Been Wrong ile sessiz sakin başlıyor kaldı ki bu şarkı da kullanılan gitar tonları biraz The Widow u hatırlatıyor..Teflon ile biraz daha hareketlenecekmiş gibi görünen albüm Cotopaxi ye kadar aynı sakinlikte ilerliyor Luciforms adlı 8. ve son şarkıyla sona eriyor.Çevremden ve arkadaşlarımdan edindiğim ilk yorumlar diğer The Mars Volta albümlerinin altında ezildiği yolunda olsa da zamanla bu görüşün değiştiğini görüyorum. Şahsi fikrim sindirilerek dinlenilmesi gereken albümlerden olduğu ve bir kaç kez üst üste dinlenildiğinde ne kadar kıymetli bir The Mars Volta albümü olduğunu anlayacaksınız. Sadece biraz zaman ayırmak yeterli olacaktır. Albümden öne çıkan şarkılardan özellikle Desperate Graves, Since We've Been Wrong ,Cotopaxi veTeflon'a bir kulak verin derim.

http://www.myspace.com/themarsvolta



Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010