The Prodigy - Invaders Must Die
Elektronica devleri geri döndü! Stadyumlar desibeli tavan yapmış gürültüyü, club’larsa sert figürleri özlemişti doğrusu.
Beş yıl aradan sonra çıkan yeni albüm grubun alışıla gelmiş elektronik zekâ numaralarını içermiyor. Bu seferki zekâ pırıltısı grubun beyni Liam Howlett’ın seçiminde yatıyor. Howlett bu sefer nu-rave patlamasının müzikte yarattığı bedensel açılıma parelel bir dans anlayışı ile albümü sunuyor. Aslında ambalaj aynı; elektronik-punk-endüstriyel anlayışın, rave paketiyle dansa yönelişinin oturduğu big beat temel. Fark bu bileşenlerdeki denge dağılımında. The Prodigy dans ettirmek amacında, olgunluk devri hissiyatını da kaybetmeden.
Zamanında çalkantılar yaratan Prodigy var mı ortada? Cevap hayır. Prodigy gibisi var mı? Cevap yine hayır. Ne olursa olsun onların formülü yine tıkır tıkır işliyor, özellikle müziğin yüksek hacimli sesi ile barışık olanlar için. Bir sonraki Prodigy albümüne dek böyle bir albüm olamayacağını bilmek bile tek başına önemli bir olay sanırım. Devrim yaratmadan kırılmalar yaratmak bu olsa gerek!

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|