Kaiser Chiefs - Off with Their Heads
Abuk sabuk röportajlarda, anketlerde "Hayatınızı değiştiren bir grup var mı?" diye bir soru gelir hep. İşte o baştan sağma soruya millet de böle derin derin düşünüp içli içli cevap verir, sanırım ben de soruyla aynı ciddiyette daha "mı?" yı bile duymadan "Kaiser Chiefs" diye cevap verebilirim sanırım. Bu yüzden de onlardan beklentim, onlara karşı olan kredim gibi yüksektir. Mesela Razorlight'ın kaba etleriyle yaptıkları albümü ilk dinleyişimden sonra verdiğim "İğrenç, abi!" reaksiyonunu Kaiser Chiefs için vermeden önce biraz daha zaman verip alışmaya çalışmıştım "Yours Truely, Angry Mob" konusunda. Sonunda da Proodos Sühan'ın dediğine gelmiş "Kaiser Chiefs mi? I-ıh." demiştim bu yaz Rock Werchter'de..
Kaiser Chiefs'i incelerken Empoyment'tan değil de Parva adıyla yayınladıkları 22'dan (Yıl: 2003) başlayarak ele almak daha iyi olur sanırım. Gruplar arasında paralellik kurmaktan, onları bir önceki on yıllık (decade'in Türkçesi var mı?) dönemdeki ağabeyleri ile üst üste koyup karşılaştırmaktan hiç haz etmem ama Kaiser Chiefs bunu kendi kendine yapan bir grup olduğu için bu seferlik sorun yok. "Onlar kadar çok albüm satmak istiyoruz" dedikleri Blur'den bahsediyorum. Bugünkü hallerinden aslında oldukça farklı olan 22'yu Blur'ün Pavement'ıyla; zaten aynı prodüktörlerin elinden çıkmış olan Employment'ı, Parklife'la -ki buna kimsenin itiraz edemez sanırım-, en nihayetin de Yours Truely, Angry Mob'u Great Escape'le kıyaslayabiliriz bence ki iki albüm de pekiyi değildir.
Off with Their Heads' e gelmek gerekirse. Biraz bu Blur'le olan ve çokça eleştirilen benzerlikten kurtulmak, biraz Oh My God'ın Lily Allen'la kaydettikleri versiyonun başarısından, çokça da aralarından su sızmamasından olsa gerek Mark Ronson'la çalışmayı tercih etmişler. Doğruyu söylemek gerekirse yeni bir albüm kaydettikleri haberini bile duymadan albümün artwork'ünü gördüm ve Mark Ronson konusuna heyecanlanmaya vaktim bile olmadı. Hemen bir kaç gün sora da çıkış single'ları olan "Never Miss A Beat" bilumum adalı kanalda dönmeye başladı zaten. Açık konuşmak gerekirse "Never Miss A Beat" her ne kadar uzun yıllarca akıllardan çık(a)mayacak kadar yakalayıcı ve başarılı bir şarkı olsa da aklıma ilk gelen şey Ruby oldu. Kısaca o zamanı hatırlamak gerekirse "I Predict A Riot'tan sonra taş gibi Empoyment geliyorsa, bundan sonra kim bilir ne olur?" demiştik, verdikleri cevap hayal kırıklığı olmuştu. Üstelik 2. albümden 18 ay gibi kısa bir süre sonra geliyor oluşu da "Biraz acele mi etmişler, ne?" sorusunu da akıllara getiriyordu. Keza öyle de oldu. Albümün ilk şarkısı Spanish Metal kulağa her ne kadar umut verici gelse, hemen arkasındaki Never Miss A Beat çok başarılı olsa da albümün geri kalanı çok tek düze devam ediyor, Yours Truely gibi. Ayrıca grubun eleştirisel oluşunu kabul etsem ve bir yere hoşuma gitse de son olarak geldikleri "Otu boku eleştirmeliyiz. Çok politiğiz biz, evet." noktası artık can sıkıyor, e hadi o zaman "Biz yaşlandık, zaten çok iyiyiz ne yapsak satar ama aslında son iki albümümüzde de çok bir film yok aslında" diye söz yazsanıza dedirtiyor.
Albümde yukarda da bahsettiğim kısacık Spanish Metal ve Never Miss A Beat haricinde "I like It Too Much", "You Want History" ve "Always Happens Like That" kulağa hoş tınlayan parçalar ancak kesinlikle bir hamlık, bitmemişlik hissiyatı var. Addicted to Drugs, cowbell seven insanların çok hoşuna gidecek bir parça olarak öne çıkıyor ancak biraz bahsettiğim eleştirisel olma kaygısından da kaynaklanan sıkıcı sözleri yüzünden bir hit olmaya uzak. Ayrıca bu insanı bayan sözler meselesi bütün albümde hâkim.
İlk paragrafta bahsetmiştim, kredimin çok olduğu gruplardan biriydi Kaiser Chiefs. Sadece benim değil genel olarak bütün seyircinin de kendilerine bu krediyi verdikleri, çok sevdikleri aşikar. Yoksa kendileriyle yaşıt ve aynı tarzda indie/brit rock/pop grupların patır patır dökülmeye başladığı bu günlerde hala büyük festivallerde bu kadar çok alkış ve ilgi almaları mümkün değildi zaten şu halleriyle. Bir The Rakes vardı mesela, hatırlar mısınız? Hangi pub'da bartender'lık yapıyorlar acaba şimdilerde? Ya da The Long Blondes.. Sizce Sheffield kütüphanesindeki eski işlerine geri mi döndüler? Onlar için artık çok geç ama Kaiser Chiefs sahip olduğu bu potansiyelin kıymetini bilmeli eğer bir 5. albümleri olsun istiyorlarsa.

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|