Iggy Pop-Preliminaries
Iggy Pop hiç bir zaman sıradan veya sıkıcı olmamıştır. Sıkıntı ile delilik arasında
gidip geldiği şarkıları insanda bilinçsizce hareket etme isteği uyandırır. Bu hastalığın en ileri safhasında etrafınızdaki insanı veya insanları yere sermek gibi pek de sağlıklı olmayan düşüncelerle dolup taşabilir beyniniz.
Stooges dönemi için büyük ölçüde geçerli olan bu durumlar son albümünde silinip gitmiş gibi. Iggy Pop'un sanki ruhu göçmüş de hayaleti ortalıkta salınıyor sanırsınız. Karanlık, depresif, ölüm kokan bir albüm bu. Fransız yazar Michel Houllebecq'in 'Possibility of an Island' romanını albüm için esin kaynağı olarak kullanan Pop, Fransızların moda ettiği varoluşçuluk akımından fazlaca etkilenmişe benziyor. Jean Paul Sartre'ın bunalımlı
ruhu sinmiş bu müziğe, kendisi de pörtlek gözlerini size dikmiş, alaycı ifadesiyle gülümsüyor sanki. Nihilizmin bu kadarı korkarım bizim gibi genç bünyeler için biraz fazla. Tabii Pop'u, dürüstçe hislerini ifade ettiği için kutlamalı.
Belki de sadece 65 yaşın getirdiği yorgunluk, bıkkınlık ve nefrettir bu. Aklımda kalan parçalar arasında romandan bir pasajı okuduğu 'A Machine for Loving' var. Köpeklerin sahiplerini koşulsuz sevdiklerini anlatan bu şarkı insanda garip bir his bırakıyor. Öyle ki biz insanların biraz köpeklerden ders almamız gerektiğini hatırlatıyor. O zaman bu can sıkıcı yazıyı güzel bir öğütle bitirelim. Kusurları olsa da insanları sevmekten vazgeçmeyin.

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|