Reset! - Firewater Röportajı

Geçtiğimiz günlerde ülkemizde Balkan müziği çatısı ve adı altında ilk kez bir festival haline getirilerek gerçekleştirilen Balkan Soundz Festivali’nden bizler de gelen tüm izleyiciler gibi çok memnun kalarak döndük evlerimize. Hem Küçükçiftlik Park gibi sevimli ve bol eğlence dolu bir festival alanı kazandık, hem de ülkemizde yükselişte olan, boş geçmeyecek bir Balkan konseptli, sürekli hale gelebilecek –umarız- bir festival kazandık. Festival esnasında sahne alan Firewater’ın kurucusu ve lideri Tod Ashley ile minik bir sohbet gerçekleştirme imkanı bulduk.



-İlk olarak ülkemize hoş geldiniz.

Teşekkürler.

-Bunun Türkiye’ye ilk gelişiniz olmadığını ve çok kez gelip gittiğinizi biliyoruz ama ne yazık ki bunların pek çoğu konser verme sebebiyle olmadı. Bu gelip gitmelerinizde sevgilinizin etkisi olduğunu da biliyoruz ama neden bugünkü ikinci konseriniz oldu? Burada özellikle Radyo Eksen’de sürekli olarak parçalarınızı dinleyebiliyoruz ve Radyo Eksen ülkenin en iyi radyosu diyebiliriz. Burada sizi bekleyen hayran kitleniz olduğu da bir gerçek. İzleyici kitlesi ve festival alanı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Evet aslında haklısınız aslında birçok kez geldim buraya çok seyahat ettiğimi de söyleyebilirim ve evet sevgilimin bunda payı büyük aslında. Bugünkü Türkiye’deki ikinci konserimiz oldu. İlki de geçen yıl Babylon’da olmuştu. Eksen’i ve büyüklüğünü biliyorum, zaten bizi bulup, geçen yıl ilk kez buraya gelmemizi sağlayan da Radyo Eksen olmuştu. Hatta Eksen’den yakın dostluğumun olduğu Gülşah Güray’a borçluyuz diyebilirim. Bizi keşfedip, buraya sunan o. Burada bir kitlemiz olduğunu da önceki konserimizden biliyordum. Eksen’de sürekli çalındığımızı da. Bugünkü konser de bir hayli güzel geçti. Kalabalık, enerjik bir izleyici kitlesi vardı ve herkes dans ediyordu. Festival alanı ise harika, çok eğlenceli. Seyirci harika. Biz konser verdiğimiz esnada denizin ortasında havai fişekler atıldı. Çok hoştu Boğaz’a karşı böylesine güzel bir yerde çalmak.



-Az da olsa Türkçe öğrendiğinizi konser esnasında söylediğiniz ünlü bir tekerleme ile gösterdiniz. İnanır mısınız onu biz bile söyleyemiyoruz.

Türkçeyi sevgilim öğretmeye çalışıyor ama halen pek bildiğimi söyleyemeyeceğim. Ama bunu öğrenmek için bayağı vaktimi harcadım; "Bir berber bir berbere gel beraber gel bire berber…" (gülüşmeler)

-Konserde de bunu söylerken ‘I fucked this up too’ dediniz.

Bayağı zor birşey doğrusu. Saatlerimi verdim. (gülüşmeler)

-Bu arada sizin için gypsy-punk’ın kurucusu gibi tabirler kullanılıyor. Zaten bunu icra eden ilk grup da sizsiniz çok örneği olmasa da bir şeyleri başlattığınız bizce de doğru. Ska ve punk ile birlikte bir de üstüne Balkan müzikleri ekleme fikri ve bu maceranın başlaması ne zaman oldu?

Gypsy-punk’ın kurucusu gibi iddialı bir şeyi yakıştırmak aslında pek istemediğim bir şey. 90’ların başında ilgimi çeken Balkan müziğiyle birlikte kaynaştırdığım bir şeyler oldu ve evet onu icraya döken ilk grup da olabiliriz ama biz yaratmadık zaten olan şeyleri karıştırdık diyebilirim. Tamam, hepsi arkamızdan çıktı doğru ama piyasada çok çok iyi gypsy-punk grupları da var. Amerika'da hep beraberiz ve dayanışma içindeyiz. Bunlardan bir tanesi de benim de en iyi dostlarımdan son yıllarda oldukça da popüler bir hale gelen sürekli beraber takıldığımız Gogol Bordello.

-Gogol Bordello gerçekten çok populer oldu evet. Yakın dostlarınızdan olduklarını bilmiyorduk.


Özellikle onlarla bayağı yakınızdır sürekli beraber konserler veririz.

-Tarzınızı yorumlamaya kalktığımızda bir hayli zorlandığımızı söyleyebiliriz. Ska, punk fazlalığından ötürü bunlar daha kolay söylenebilecek şeyler olmaz mı janr açısından. Siz ne demeyi tercih ediyorsunuz?

Evet, ska ve punk içermekte tabii ama ben pek de sınıflandırmak istemiyorum bunu miksaj gibi düşünülsün isterim.

-Bolca ska tonları dışında bir o kadar da punk vokaller... Biz en çok ska’nın ‘pick it up’ yapacak kadar fazla kendini gösterdiği parçalarda kendimizi kaybettik diyebiliriz. (gülüşmeler) Bu arada birçok grup kargo ücretinden ötürü olarak kendi cd’lerini, plaklarını, t-shirt’lerini bekliyor olmamıza rağmen getirmiyor, getiremiyor. Sizin bir şeyler getirmenize çok sevindik.


Havaalanında kargoya ödenen ücret gerçekten çok fazla o yüzdendir. Biz gittiğimiz yerlere getirmeye çalışıyoruz hep. Duyduğum kadarıyla iyi de gidiyormuş satışlar.

-Bazı parçalarınızın bazı yerlerinde tanıdık tınılar çalındı kulaklarımıza. Sanki biraz benzerlik varmış gibi.

Türk sanatçılardan severek dinlediğim Erkin Koray vardır. Onun haricinde pek hakim değilim. En azından benim arakladığım bir şeyler yok yani, (gülüşmeler) Esasında konu Balkan sound’u olunca benzerlik olması da normal diye düşünüyorum.

Teşekkür ederiz bu güzel sohbet için.

Ben de size teşekkür ederim yakında yine görüşeceğiz.



Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>

 

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010