Interstate 60 – Bilinmeyen Yol
Bazı filmler vardır, izlerken siz de karakterle beraber hareket ediyor hissine kapılırsınız. Interstate 60 de aynen öyle işte. İlk izlediğimde tv ekranından yakaladığımdan ötürü kesik kesik bakabildiğim ama hayal meyal aklımda kalan magical 8 ball kavramıyla senelerce beynimin bir köşesinde yer eden bu filmi yine bir tesadüf eseri bu sefer baştan sonra izleme fırsatı bulduğumda Bob Gale’e olan hayranlığım bin kat arttı. Pek çok insanın benim gibi Cine5’te şansa görüp fark ettiği bu film pek kıyıda köşede kalmış gibi gözüktüğünden elinden tutup buradan sizlere tanıtma ihtiyacı hissettim.
Adından da anlaşılabileceği üzere Interstate 60 bir yol filmi. Yalnız 60 no’lu otobanı haritada bulmak biraz sorun yaratabilir. O yüzden filme başlarken akıl oyunlarına, göndermelere, zekice tasarlanmış kurgusal bilmecelere hazırlıklı olun. Yok, ben iki saat boyunca bir yol filmi izlemeye dayanamam derseniz buyurun ileriki sayfaya geçin.
İsmi Türkçe’ye şahane bir şekilde “Bilinmeyen Yol” olarak çevirilen film 2002 yılında gerek senaristliği gerek yönetmenliği olsun tamamıyla Bob Gale’in elinden çıkma. Bob Gale ismini nerden aşinayım derseniz Back to the Future serisine bir göz atın, yeterli.
Sadece fantastik kurgusu veya akıl almaz hayal gücüyle bezeli bu filmde kahramanımızla beraber yol alırken kendinizi Cindrella’nın ya da Grimm Brothers’ın herhangi bir masalının re-make’inde hissedebilirsiniz. Filmin konusundan kısaca bahsedersek, her şey “Amerikan kültüründe dilekleri yerine getiren mitolojik bir varlık var mı?” sorusuyla başlıyor. Unutulmaz maymun kafalı piposu ve kırmızı papyonuyla ortalıklarda gezinen Gary Oldman da tam bu noktada devreye giriyor işte. Kahramanımız James Marsden bu doğaüstü kişilikten aldığı talimatlarla ve tabi ki unutmadan magical 8 ball’ın da yardımıyla gerçek ve gerçek üstünün birbirine karıştığı bu otoyolda kendisine verilen görevi yerine getirmek için uğraşıyor. Hani bilgisayar oyununa benzemiyor değil, çünkü kırmızı BMW’si ile talimatları yerine getiren başrol oyuncumuzun karşına ilginç sınavlar çıkıyor.
Ünlü kadrosuyla da insanı beklenmedik anda şaşırtan film Michael J. Fox ve Kurt Russel’ı önümüze sunarken bilgece deneyimlerden ders çıkarmamız isteniyor. Yapım tarihine bakaraktan insanın neredeyse gözünün içine soktukları göndermelerin henüz o yıllarda yeni yeni yapıldığını farz ederek üstlerine gitmiyorum ama bazen aşırılık sıkabiliyor.
Bu arada 2002 yılında çekilmesine rağmen 90’lardan kurtulamayan teması ve kırmızı BMW’si ile tipik American Boy imajı çizen James Marsden’in doğru bir seçim olduğunu düşünmekteyim ki bu sönük karakter Gary Oldman’ın karizması altında ezilirken ister istemez bir haz alıyorsunuz. Bu da filmin etkileyiciliğini arttırıyor.
Hollywood yapımı olmasına rağmen Amerikan kültürünün güzel bir eleştirisini yapan nadir filmlerden biri olan Interstate 60 hakkında Kurt Russel’ın dediği gibi en son şunu söylemek istiyorum:
”Some people just wants to get high, no matter what”.

sAnasayfa>>
Sinema Bölümü>>
|