Green Day – 21st Century Breakdown

Green Day'in yeni CD'si ilk bakışta bir kitabı andırıyor; kapağında üzerine grafiti yapılmış bir duvar ve beyaz boyayla grubun adının yazıldığı renkli ve dikkat çekici bir tasarım. Açıp incelediğinizde de şarkıların sözlerinin olduğu bir kitapçıkla karşılaşıyorsunuz. Albüm üç bölüme ayrılmış bir 'rock opera', içerdiği 18 şarkı 69 dakika gibi bir punk grubundan beklenmeyen bir uzunluğa sahip. Tabii Green Day'in ne kadar punk olduğu konusu saatlerce süren tartışmalara meze olabilir. Bana kalırsa 4 dakikanın üzerinde şarkılar yapan bir grup olsa olsa alternatif rock kategorisine sokulabilir. Neyse, janrdan çok içerik önemli tabii. 

Öncelikle albümün Amerikan toplumunun bildik arızalarını; misyoner siyasetçiler, haksız savaş ve saldırgan dış politika, ülkenin genel olarak eski görkem ve refahı kaybetmeye yüz tutması ve tüm bunların bireysel etkilerini anlattığı söylenebilir. Green Day'in böylesine siyasileştiğini görmek ilginç. Tabii son yıllarda ABD hükümetinin politikaları karşısında ses çıkarmamanın olağanüstü bir aymazlık olacağını da kabul etmek gerekir. Burada şu söz aklıma geliyor, siz siyasetle ilgilenmiyor olabilirsiniz ama o sizinle ilgilenir. Green Day bu gerçeğin farkına varmış belli ki. Bir diğer dikkat çeken nokta da ABD kamuoyunda hatırı sayılır etkisi olan dindar muhafazakâr retoriğinin albümde birden fazla yerde hafif dokundurmalar ve ironi yoluyla alaya alınması. Türkiye'de de çokça tartışılan dinin siyasete alet edilmesi tartışmalarının da ithal edilmiş olduğunu düşünmemek elde değil. 

Yazının buraya kadar olan bölümü bir siyaset dönem ödevi gibi görünüyor olabilir, bunları geç bize şarkılardan haber ver demek en doğal hakkınızdır. Müzikal anlamda Green Day'in en önemli kozu olan pop duyarlığı bu albümü dinlenebilir ve az da olsa eğlenceli kılıyor. Özellikle Murder City'ye dikkat. Sözleri yazan Billie Joe Armstrong belli ki ülkesinin ve kendi hayatının gidişatından çok dertli, ancak sorunlar bu kadar fazla olunca onları ifade etmek de aynı derecede zorlaşıyor. Albümün tamamında bir bütünlük hissetmek güç, ordan burdan toplama bir albüm olabilirdi bu pekala. Hikayenin merkezinde fazla belirgin olmamakla beraber Gloria ve Christian çiftinin hayatları var. 21.yüzyıl'da ABD'de, modern dünyanın kalbinde yaşamanın zorlukları tüm şarkılara sinmiş. Hatta o dereceye varmış ki 'modern dünyada yaşamak istemiyorum' liriği albümün tümünü özetler nitelikte. Tüm bunlara rağmen bir umut ışığı görüyor Billie Joe Armstrong. Ne olduğu belirsiz ama onsuz da yaşanmıyor işte...



Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010