Eskimeyen Stil: Michael Jackson
‘Unique ‘ tabirinin pek yakıştığı kimselerden biri olan Michael Jackson söz konusu olduğunda, en küçüğümüzden en büyüğümüze hemen herkes benzer cümleler zikreder ezelden beri; ki o da, ortaya çıkardığı işlerin başarısına tekabül eder çoğunlukla. Hayattayken pek anılmayan, tabiri caizse değeri bilinmeyen isimlerden olmamak gibi bir ayrıcalığa sahip olan MJ, herkesin hayatının herhangi bir evresinde bir şekilde yerini almıştır. Daha pek küçükken, Jackson 5 zamanlarındayken bile kendisindeki potansiyelin zamanla açığa çıkacağı aşikar olan MJ, gerek eşsiz dans figürleriyle olsun, gerek yayınladığı başarılı kayıtlarla olsun –ki kanımca Thriller gelmiş geçmiş en iyi albümlerden biridir- gerekse cesur stiliyle olsun, 50 senelik hayatını birçok insana ilham kaynağı olmak üzere tamamlamış bulunuyor. Bu hafta, kendisinin aramızdan ayrılması nedeniyle, MJ’in, yıllarca imite edilmeye çalışılan, birçok tasarımcı için ilham kaynağı olmuş olan ilginç stiline değinmeyi bir borç biliyorum, izninizle.
  
Müzik dünyasıyla büyük bir etkileşim halinde olan moda dünyasının ilgisini çekme konusunda pek bir sıkıntısı olmadı MJ’in kariyeri boyunca. Keza kısa paçalı pantolonları, beyaz çorapları, askeri formaları andıran takımları ve kullandığı aksesuarlar kolaylıkla hafızamızda yer edinmeyi başardı her daim. Her fotoğraf karesinde, her videosunda kıyafet seçimleriyle gönlümüzü fethetmeyi başarmış olup, her seferinde gözlerimizi ekrandan ayırmadan onu izlememizi sağladı MJ. Yenilikçiliğin, yaratıcılığın her zaman ilk sırada yer aldığı seçimleri sayesinde belli kriterleri yok sayarak, sınırları zorlamanın çekiciliğini insanoğluna adeta kanıtladı sevgili pop kralımız. Belli kalıplara bağlı kalmak yerine, içindeki enerjiyi özgürce dışa vurmasının meyvelerini fazlasıyla topladığını düşünüyorum şahsen. Ürettiği müziğin dikkat çekmek için tamamlayıcı bir unsura ihtiyacı olmasa da, Michael amcamız giydiği yüksek topuklar eşliğinde dans ederekten, cesurca ifade etti kendisini. Moda dünyası oldukça zalimdir; özgürce, içimden geldiği gibi giyiniyorum derken rüküşlüğe kaymak gibi hatalar yapmak oldukça muhtemeldir. Lakin MJ amcamız, o aradaki ince ve narin çizgiyi her daim korumuş gibi görünüyor.
Zaman geçtikçe, olgunluğun verdiği bir rehavet ile stilinde biraz klasikliğe kayan, lakin eski tadından hiçbir şey kaybetmeyen MJ, yıllandıkça aynı oranda artan müzikal başarısını, stilini anlatış şekliyle de son nefesine kadar tamamlamış bulunuyor. Yaptığı son işlerde bile kullandığı konseptlerdeki farklılık kendisini göstermekte zorlanmıyor. Kendisinden bir ‘efsane’ olarak söz ettirmeyi başaran MJ amcamızın her adımını olduğu gibi moda vizyonunu da takdir etmekten başka bir şey gelmiyor elden.
İşyerinde yazımı tamamlamaya çalıştığım sırada, bir arkadaşımın gelip de ‘MJ’i mi yazıyorsun, söyleyecek ne var ki hakkında, MJ işte!’ demesi aslında her şeyi açıklıyor gibi. Yıllar boyunca birçok nesle cesaret veren, yaptığı işlerle çocuk aklımızla vizyonumuzu genişletmemize yardım eden bu yetenek kumkumasını saygıyla anıyor, yazımı eskimeyen bir klasikle bitirmek istiyorum. Kalbimizdesin Michael!
  

Anasayfa>>
Moda Bölümü>>
|