Reset! - Thieves Like Us Röportajı
Berlin’de tanışan, müziklerini Fransa’da icra eden, arada da bizim ülkeye uğrayan İki İsveçli ve bir Amerikalıdan olma Thieves Like Us’ın iki İsveçlisi Björn ve Pontus ile 25 Nisan Cumartesi gecesi soundcheck’ten sonra Babylon kulisindeydik....
Berlin’deki tanışmanız nasıl oldu?
Berlin’de çeşitli kulüplerde DJ’lik yaparken tanıştık ve oradaki elektro camiasından hoşlanmadığımız için başka bir ülkeye taşınıp birlikte çalışmaya karar verdik. Çünkü Berlin’de elektrodan çok techno dinleniyor.
Geçtiğimiz yıl Paris’e taşındınız ve şimdi oradan çalışıyorsunuz. Oradaki hayat nasıl? Başka bir ülkede yaşamak sizin için zor olmuyor mu?
Paris çok güzel bir şehir, etrafta gezmeye bayılıyoruz. Ancak Fransızca konuşmadığımız için arada zorluk çekebiliyoruz. Ayrıca inanılmaz pahalı...
Geçtiğimiz 7 yıl boyunca pek çok kez şehir değiştirmişsiniz. Şimdi de Rio De Janeiro’ya taşınmak istediğiniz duyduk. Bu doğru mu?
Evet! Londra, New York, Paris... Birçok şehirde çalıştık ancak hiçbirinde mutlu olamayıp Paris’e geldik. Bir yıldır burada yaşıyoruz. Turneye çıktığımızdan beri önceden hiç görmediğimiz yerler gördük ve bu yüzden çok mutluyuz. Rio De Janerio’ya da gitmek istiyoruz. Yaklaşık 1 ay orada kalacağız ancak daha taşınma gibi bir karar almadık. Yaşayacağımız yerin güneşli ve tercihen ılıman iklimli bir yer olmasını istiyoruz, çünkü Berlin, Paris hep puslu...
İstanbul’a ilk kez mi geliyorsunuz? Bugün Asya yakasını da gezdiğinizi öğrendik. İzlenimler nasıl?
Evet, bu İstanbul’a ilk gelişimiz. Aslında İstanbul o kadar büyük ki şehir hakkında bir şey söylemek imkânsız gibi. Buraya gelmeden önce Asya tarafında balık ekmek yedik ve Arka Oda’ya gittik. Boğaz manzarasına bayıldık tabii! : )
Profesyonel olarak turneye çıkmadan önce neler yapıyordunuz? Eski günlerinizi özlüyor musunuz?
Turneye çıkmadan önce geçinmek için çeşitli işler yapıyorduk ama pek mutlu olduğumuzu söyleyemem. O yüzden eski günlerimizi özlemiyoruz. Fakir ailelerden geldiğimiz için kendi geçimimizi sağlamak zorundaydık ve ancak turneye çıktığımızdan beri daha iyi para kazanmaya başlayıp birçok farklı ülke görme şansına eriştik. Bu da bizi mutlu ediyor.

Elektro müzik camiası hakkında ne düşünüyorsunuz? Fransa’daki elektro müzikten hiç hoşlanmadığınızı biliyoruz. Peki ya İsveç ve Amerika?
Aslında biz hiç yeni müzik dinlemiyoruz. Dinlediğimiz müziklerin hepsi 60’lar, 70’ler ve 80’lere ait. O yüzden İsveç ve Amerika’daki elektro camiası hakkında fazla yorum yapamayacağız.
Sizi tanımadan önce Thieves Like Us hakkında bildiğimiz tek Thieves like us New Order’ın şarkısıydı. 80’lerden ilham alıyorsunuz değil mi?
Evet kesinlikle... Eski müzikleri çok seviyoruz ve durmadan kendimize bir şeyler çıkartabileceğimiz şarkılar arıyoruz.
İkinci albüm çalışmalarınız nasıl gidiyor?
Albüm çalışmalarını büyük çapta bitirmiş durumdayız. Sanıyorum dört aya kadar, yani 2009 bitmeden piyasaya sürmüş oluruz. İlk albümümüze göre daha olgun geleceği kesin ama yine eğlenceli parçalar sizleri bekliyor olacak. Albüm dışında iki tane de remix çalışmamız var. En son Peter, Björn and John’a yapmıştık, bu sıralar piyasaya çıkmış olmalı.
Albümün sözlerini kim yazıyor?
Albümün sözlerini grubumuzun vokalisti Andy yazıyor. İkinci albümün de sözlerini Andy yazdı. Grup olarak şarkı sözlerine önem veriyoruz. Bizimkiler biraz da şiire benziyor. Bugünlerde şarkı sözlerini önemseyen çok küçük bir kitle var; mesela satması için Drop It Like It’s Hot gibi saçma sapan şarkılar yapıyorlar. Hâlbuki pek çok konuda şarkı yazabilirsiniz.
Şarkı sözlerinden bahsetmişken, Pitchfork gibi ünlü müzik otoriteleri tarafından da çok yüksek puan aldınız ve “Drugs In My Body” şarkısı için bağımlılık yaratan bir şarkı diye bahsedildi. Bu şarkı nasıl ortaya çıktı?
Aslında bu şarkının ortaya çıkışı spontane olarak gerçekleşti. Şarkıyı Andy’nin odasında yazdık ve kaydettik. Bir gecede sözleriyle birlikte ortaya çıkarmıştık.
Bizi şaşırtabilecek herhangi bir özelliğiniz var mı? Mesela Mariah Carey sevmek gibi...
Hmmm.. : ) Evet, aslında R&B severiz. Hiphop da dinleriz. Siyahilerin yaptığı müziklere her zaman kulak veririz! Onlardan her zaman yeni şeyler öğrenebiliyoruz. Aslında Timbaland veya Beyonce gibi bir sanatçı için prodüksiyon yapmayı çok isteriz!
Müzik kariyerinize baktığınız zaman sizi en çok etkileyen anınız nedir?
Geçtiğimiz bir ay boyunca Meksika’daydık. Bir festivale davet edilmiştik, tabii oraya giderken “bizi orada kim dinler?” gibi şüphelerimiz vardı. Ancak sahneye çıktığımızda çok şaşırdık, çünkü büyük bir kalabalık bizim için toplanmıştı. Hep bir ağızdan “Drugs In My Body” şarkısını söylerken şarkının ortasında teknik bir problem yaşadık ve ses gitti. Yine de 500 kişinin orada hep bir ağızdan şarkımızı söylemesi bizi çok mutlu etti. Hatta bir Meksikalının o gün düğününü bizim konserimizi izlemek uğruna ertelediğini öğrendik.
Sohbetiniz için çok teşekkürler, yine bekleriz.
Grup isminin hikâyesini sormadığınız için biz teşekkür ederiz : )


Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>
|