The Whip Röportajı

Miller Freshtival’da bu kez Manchester’lı grup The Whip ile birlikteyiz. Son üç yılın yükselen İngiliz electro gruplarından biri The Whip’le sahne arkasında Bruce ve Lil ile keyifli bir röportaj yaptık. Kısıtlı zamanlarında bize zaman ayırdıkları için onlara teşekkür ediyoruz!
Bruce ve Lil, grubunuzun kuruluş hikayesi nedir?
Bruce: Danny ile okuldayken birlikte çalışmaya başlamıştık. Bir müzik dükkanında satış elemanı olarak çalışıyorduk ama tahmin ettiğiniz gibi satıştan çok gitar çalmakla ilgileniyorduk. Danny özellikle işle hiç ilgilenmezdi.
Lil: Evet Danny çok tembeldi ve çalışıyormuş numarası yapardı ama Bruce hep çalışkandı.
Bruce: Sonradan grubun diğer üyeleriyle bir araya geldik. Şimdi birlikte çok eğleniyoruz ve sıkı çalışmanın sonucunda farklı ülkelerde konser verebildiğimiz için çok mutluyuz.
İlk single’ınız Frustration 2006 yılında piyasaya sürüldü; ancak albümünüz “ X Marks Destination” 2008 yılında çıktı. 2 yılda ne oldu ve müziğiniz bu süre içerisinde nasıl bir değişime uğradı?
Doğru, albümüzü çıkarmamız biraz zaman aldı. İlk başlarda daha çok dance müziği üzerine yoğunlaştık ama sonra tamamen electro sound’unu seçtik.
İngiliz grupları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Müzik çok hızlı ilerliyor ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte biz de sadece İngiltere’ye değil tüm dünyaya sesimizi duyurabiliyoruz. Tüm gruplar için böyle ve bir isim söylemem gerekirse MGMT’yi beğendiğimi söylemeliyim. Sadece ingiliz gruplarına değil tüm gruplara odaklanıyoruz.
“Muzzle No:1” adlı parçanız FIFA 2009 oyununun soundtrack’inde yer aldı. Şarkınızı bir oyunda duymak nasıl bir duygu?
Bruce: (şaşırarak) Yoksa sen futbol mu oynuyorsun?!? Wow, böyle bir soru gelmesini beklemiyordum aslında. Biz bilgisayar oyunu oynamıyoruz ama arkadaşlarımız FIFA’da bizim şarkımız olduğunu söyleyince sevindik.
Lil, bu soru sana. O kadar fazla müzik grubu dinledim ama kız baterist çok az gördüm. Özellikle de erkeklerin olduğu bir grupta kız baterist çok ender rastlanır birşey. Sahne performansın da gerçekten süper! Bateri çalmaya nasıl karar verdin?
Küçüklüğümden beri annemlerin ısrarı sonucunda birçok müzik enstürmanı çalmayı denedim...Keman,trompet vs... sonunda birgün ablamın müzik grubuylayken onların bateristi yoktu ve bende “çalıcam” diyip baterinin başına oturdum ve ne yaptığımın farkında olmadan çalmaya başladım. Bateriye olan yeteneğimi fark ettikten sonra özel derslere başladım. Sonra Bruce ile birşekilde tanıştık ve beni gruba aldılar.
Türkiyeye gelirken herhangi bir beklentiniz var mıydı ve festival dinleyicisini nasıl buldunuz?
Lil: Arkadaşlarımdan İstanbul hakkında birçok farklı şey duydum...Hem kocaman camiler olduğunu hem de çok cool klüpler olduğunu. Açıkcası bu nasıl olur diye merak ediyordum. Maalesef burada gezmeye vaktimiz olmadı ama gördüğüm kadarıyla İstanbul çok güzel bir şehir.
Bruce: Ben her zaman kültürlerden etkilenmişimdir. İstanbul’un da hem doğu hem de batı’nın karışımından oluştuğunu biliyordum ama buraya ilk defa geliyorum. Arkadaşlarım bu haftasonu İstanbul’a festival’e geldiğimi duyunca benim için çok sevindiler. İstanbul’un havası Manchester’a hiç benzemiyor, güneşli ve iç açıcı! : ) Buradaki festival havası da çok güzel, umarım buraya yakın zamanda tekrar geliriz.
 
Anasayfa>>
insan Bolumu>>
|