Joakim Röportajı


İyi adam hoş adam şu Joakim dedikleri. Boğazın kenarında, güneş batarken, elinde kutu birasıyla sahneye çıkıveriyor Fransiz beyefendi ki, karşısında ne görsün ? Hiçbirsey göremiyor işte. Kanımca organizasyon hatasından dolayı çok çok erken bir saatte sahneye çıkan Joakim ilk bir saat 8 kisiye (gerçekten 8 kişiye) çalıyor. Elinden geleni de yapıyor herkesi sahne önüne çekmek için. Alkolsüz gündüz partisine gidip kız yapmak için dikkat çekmeye çalışan bir ergen gibi çırpınıyor Joakim. Eski Tiga deniyor, yeni Tiga deniyor, Mr Oizo patlatıyor ve en sonunda hava da karardıktan sonra sonunda sahneyi dolduruyor. Gerçekten etkileyici ve öğretici bir deejay setle bizi arkadaşımın aşkısın Friendly Fires'a bırakıyor.

- 2 Tiga, 2 Mr Oizo, Mehdi ve bir sürü daha popüler elektro şarkılar da çaldın bugün, ilk başta kimse dansetmiyordu daha sonra çalkalandı ortalık, senin formulün nedir ?

Organizatorler beni erken bir saate koydukları için çok dolu değildi başta evet, bende büyük silahlarımı çıkarttım, daha sonra da istediğim gibi oldu zaten. Boğazda gün batımını izleyerek çalmak da çok keyifliymiş bu arada.

- Partilemeyi sevdiğin deejayler kimlerdir ?

Jackson, Optimum ve Kavinsky. Bir de Mehdi. Mehdi'yi eklemeden olmaz.

- Mehdi sahnedeyken küçük çocuklar gibi şen şakrak, çok iyi bir arkadaşı olarak bunu neye bağlıyorsun ?

Yaptığı müziği çok seviyor ve sahnede olmaktan çok hoşlanıyor Mehdi, onun dışında tabi vücuduna giren şeylerin de önemi var.

- Sadece vodka değil mi ?

Tabii ki de.

- Stüdyoya birlikte girmeye bayıldığın 3 prodüktör ?

Daha önce gerçekten kimseyle çalışmadım çok stilim olmadığı için bilmiyorum.

- O zaman soruyu biraz değiştireyim ben, şansın olsaydı kiminle çalışmak isterdin ?

Aphex Twin.

- Ama o gayet 'secret' bir şahıs, hiçbir yerde bulabileceğini sanmıyorum onu.

Evet o da kimliğini ön plana koymayan deejaylerden, bulacağım bir gün ama onu.

- Aphex Twin'in uçakta unuttuğu mp3 player'ından çalınan yeni albümüne ne diyorsun. Aslında bayağı eski bir olay ama senin de başına böyle birşey geldi mi ?

Aphex Twin hikayesinin çok fazla versiyonu var, çok da doğru olduğunu sanmıyorum ama kesinlikle birşey olmuş orada. Bana gelince, daha önce maalesef çok fazla şarkı kaybettim böyle. En son olarak harddrive'ımın bozulmasından dolayı tamamına yakın bir albümümü kaybettim o yüzden buradan Aphex Twin'e sesleniyorum: nasıl hissettiğini biliyorum dostum.

- E, ne yapacaksın o zaman, daha iyisini mi yapacaksın albümün, yoksa 'eeeh' diyip hemen bitsin mantığı mı ?

Çok canımı sıkıyor bu olay ama evet çalışmaya tekrar başladım. Daha iyi bir albüm yapacağım diye umuyorum ama gerçekten çok acı verici bir olay.

- Ne zaman gerçekten ünlendiğini ve bu işi kıvırabildiğini anladın ?

Benim icin bu çok yavaş gerçekleşti çünkü çok fazla PR, myspace, mail, telefon kullanan biri değilim. İnsanlarla ilişkim kötü ve öyle ünlenmeyi de zaten çok 'cheesy' buluyorum. Bir gecede ünlenmedim, ki zaten o kadar da ünlü değilim.

- Garip Fransız alışkanlıkların var mı bari ? Baget alıp, denizci kıyafetiyle gezmek olsun, babandan nefret etmek, polise kızmak olsun ?

Bagete bayılırım, yemek yemeyi çok seviyorum, şarap içmeyi seviyorum onun dışında küçük kafelerin terasında yazın kahve içmeye bağımlıyım diyebilirim.

- Şu anda en sevdiğin prodüktörler ?

Kesinlikle Siriusmo

- Aeroplane hakkında ne düşünüyorsun, bence sound'unuz da benziyor. One Love'a gelecek bir ay sonra o yüzden önceden bir sana soruşturayım dedim.

Aeroplane iyidir aslında da, yaptığımız müziği benzetiyorlar diye midir bilmem çok hoşuma gitmiyor. Bildiğim herşey var müziğinde, değişik sound'lara aç olduğumdan olsa gerek çok büyük hayranı değilim.

- Mehdi'yle olan remix hikayeniz nasıl gelişti ?

İnanılmaz güzeldi ve çok doğal gelişti. Biz hepimiz aynı cadde'de oturuyoruz zaten.

- Paris 18'de ?

Yok hayır 20'de.

- Yeni 18, 20 mi oldu ?

Aynen 18 oldu. Neyse yolda karşılaştık yeni Mehdi single'ı çıkacak dedi. Pedro Winter ve bir promosyon cd'si verdi bana. Bir hafta sonra da remix yapmak ister misin dedi aynen böyle gelişti.

- Ed Banger o kadar iyi mi bari ?

Valla evet çok da konuşmaya gerek yok Ed Banger'ı. Gerçekten iyiler ve çok güzel işler yapıyorlar. Hepsinin üstünde Pedro inanılmaz iyi bir menajer ve çok zeki bir insan, başınızda böyle bir insan varsa zaten başarı kendiliğinden gelir.

- Peki Pedro Winter'in deejaylerini hafiften sömürdüğüne inanmıyor musun ? Örneğin; Justice yaklaşık 3 yıldır filan turda. Yazık adamlara valla.

Ama Pedro yapmıyor ki onu, diğer plak şirketi yapıyor. Ed Banger bağımsız bir plak şirketi olmadığından günün sonunda son sözü büyük plak şirketi söylüyor ve genelde de ne isterlerse yapıyorsun. Baştan bütün parayı koyan büyük plak şirketleri, size bir sürü yatırım yapıyorlar ve ünlü olduğunuzda da 1 yil boyunca turlayacaksın diyorlar ve turluyorsun.



- Ed Banger'dan favori prodüktörün ?

Ben Sebastian derim. Çok özgün ve geleceğin müziğini yapıyor.

- Stüdyo'da en sevdiğin aletlerin nelerdir ?

Ooo. Stüdyoya gelince tam bir ucube gibiyim. Paramın çoğunu buna yatırıyorum ve çok zevk alıyorum ama stüdyoda benim tek favorim var. Korg MS-20. Canlı grubumla çalarken de onu kullanıyorum ama en sevdiğin synthesizer ne diye sorarsan gitardır derim. Gerçekten çığlık atabilen bir enstrüman.

- Evinde yangın çıksa ilk kurtaracağın sey ?

Korg MS-20

- Her Fransiz gibi polisten nefret eder misin ?


Tabii ki de polisten de nefret ederim, Sarkozy'den de nefret ederim. Ama yani o kadar da polisten nefret etmiyorum. Fransiz polisinden nefret ediyorum sadece.

- İnanılmaz yorgun gözüküyorsun ben seni rahat bırakayım artık istersen ?

Tek düşüncem gidip uyumak gerçekten teşekkür ederim

- Ben teşekkür ederim Joakim ağabey.

Nefretle noktalanan bir röportaj. İhtiras, deejaylik, synthesizerlar, Fransız polisi, baget ve aşk-ı memnu. Joakim gene gel.




Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>

 

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010