Yaz Festivalleri - 2009

Geçen seni hatırlayın; 2007’ deki şahane konser ve festival çılgınlığının ardından; “acaba bu sene hangi festivaller olacak”, “hangi grup-müzisyenler gelecek” diye heyecanla beklemekteydik. Hatta “kendi line-up’ımızı hazırlayıp organizasyon şirketlerine verelim, yoksa gitmem ben” bile diyebilecek duruma gelmiştik. Gelen gruplara çoğumuz burun kıvırıp, “aman canım ona gitmeyelim nasıl olsa seçenek çok” diyebiliyorduk.


Devam >>

 

Manic Street Preachers – Journal For Plague Lovers

Ne kadar gerçekler?

Bunu bizlere kolunu “for real” yazacak şekilde keserek cevaplayacak bir Richey artık yok belki ama, kendisinin Manic Street Preachers’ ın ölümsüz bir gerçeği olduğunu kanıtlayan bir Journal For Plague Lovers duruyor karşımızda, dimdik! .

Devam >>

 


The Decemberists - The Hazards Of Love

Uzun zaman oldu, gerçekten çok uzun zaman oldu. Şaka maka yaklaşık altı aydır müzik piyasasından kopuk bir durumdaydım ve henüz iki haftadır adamakıllı müzik dinleyebiliyorum. ‘Start’ ı ise; ben askerdeyken çıkmış olan ve albümün kritik edilmesini kimselere bırakmadığım en favori gruplarımdan The Decemberists’ in The Hazards Of Love albümüyle yapıyorum.

Devam >>


The Sounds - Crossing The Rubicon

The Sounds’u nasıl bilirdiniz?

Şahsen ben pop ve rock soslu new wave soundlarının yeryüzündeki en büyük hayranlarından birisiydim. İlk iki albümlerinin güzellikleriyle, becerilerini de kanıtladıklarını düşündüğüm The Sounds, bu albümle bende büyük bir hayalkırıklığı yarattı. Bunun sebebinin, o ayılıp bayıldığım, grubun en büyük özelliği olduğunu düşündüğüm klavye kullanımlarına bağlıyorum. Klavyecileri gruptan mı ayrıldı, bilemiyorum ama new wave’liklerinden eser yok. Dolayısıyla alışık olduğum The Sounds tarzından çok uzaklaşmış bir albümle karşımıza çıkıp, beni acayip derecede üzdüler.


Devam >>


Sonic Youth – The Eternal

Yaşadığımızı onaylama adına koşuşturduğumuz taş toprak yığınında başımızdan gelip geçenlerin doğanın ve zamanın dinamiklerine uydurarak kendimizi olumlama adına girdiğimiz cefakâr çabaların her zerresinde sinen sinsi çıkar-ım-ların ekseninde şekilden şekle girmeye devam ediyoruz.

Devam >>


Passion Pit - Manners

Yaz sıcaklarından ömrünün on sekiz senesini Nisan ortasında 54 derece olabilen bir yerde geçirmiş bir insan olarak her zaman buruşuk suratlarla, güneş'e ve sıcaklar hakkında ileri geri konuşmuş olabilirim, evet. Ama bu sıcak yazvaktiöğledensonralarını güneşli seslerle daha çekilebilir ve hatta bir yerde anlamlı kılabilen Passion Pit adlı yeniyetme gruptan hoşlanmama engel değil tabii ki.

Devam >>


Thieves Like Us - Play Music

İki İsveçli ve bir Amerika'lıdan oluşan Thieves Like Us'ın hikayesi Berlin'de tanışmalarıyla başladı. Berlin'de DJ'lik yaparken tanışan üçlü, oradaki elektro camiasından hoşlanmayıp kendi tarzlarını yaratmak üzere Paris'e yola çıktılar.7 yıldır birlikte çalışan ekip geçtiğimiz ay ilk kez İstanbul'a geldi ve 25 Nisan'da Babylon'da sahne aldı. Biz de Reset! Magazine olarak Ezgi’yle yaptığımız röportaj sonrasında müziklerine iyice kulak verdik.

Devam >>

 


Official Secret Act - Understanding Electricity

Sürprizleri hepimiz severiz öyle değil mi? Bir de bu süpriz kulaklarımıza (hatun kısmının gözlerine de olabilir, lol) hitap ediyorsa daha çok severiz! Official Secrets Act (OSA) de, benim için bu yılın şimdiye kadarki en büyük sürprizidir.

Devam >>


Bowerbirds - Upper Air

Folk müzikte, muhteviyatını, "aile kutsaldır!", "hayvanları koruyalım!", "beşeriyetin sonu var mı?" ana fikirleriyle dolduran şarkıları dinlemeyi, maneviyatı yüksek dinleyicilere bıraktığımız günlerden beri, dikkatimizi daha "freak" abi ve ablalara yöneltmiştik. Mevsim yaz! Küresel ısınma Everest tepesindeki karlara ulaşmışken içimizdeki tabiat sevgisi mutfaktaki -dağlardan evimize ulaşmış- bir damacana suyla sınırlı kalmıyor tabii. Mevsim griden yeşile dönmüşken, müzik dünyasında çanlar kimin için çalıyor?.

Devam >>


Telebant – EP

Meraklısına myspace sayfaları üzerinden kendi çabalarıyla hazırladıkları EP’lerini indirme olanağı sağlayan Telebant, Kerim, Arda ve Anıl adlı üç gençten oluşan ve 2007’nin Mayıs ayında İzmir’de kurulmuş olan ama geçtiğimiz yıl İzmir’den İstanbul’a yerleşen çok yetenekli ve bir o kadar da istekli bir grup.

Devam >>

 
 

Let’s Wrestle

Eddie Argos'u duyar gibi olan kulaklarınız ve nispeten daha lo-fi sayılabilecek çiğ bir garage rock sound'uyla kombine haldeki şarkılar.

 

Devam >>

 


New Islands

The Departure'un dağılmasına yakın, grubun vokalisti David Jones'la Reset! için bir röportaj yapmıştım. Röportajdan sonra, msn'den sürekli görüşmeye devam ettik. İngiltere'de sigaranın pahalılığından yakınıp, benden birkaç karton sigara göndermemi istemesine neden olabilecek kadar da samimi olduk

 

Devam >>

 


Winter Gloves

Kanadalı grupları her zaman sevmişimdir. Winter Gloves da yeni Kanadalı favori topluluklarımdan biri. 4 kişiden oluşan grup 2008'de bir araya geldiğinden beri etkileyici performanslarıyla hızlı bir çıkış yakalamayı başarmış durumda


Devam >>

 

 


 

Madonna - Like A Virgin

Evet, Madonna ve “Like A Virgin”. 80’lerde bu kadın iyi iş çıkartıyordu. Reset!e gelebilecek tüm kınama maillerine göğüs gereceğimi deklare ederek üstüne basarak diyorum ki: Bu albüm çok iyi!


Devam >>

 

 

Jimmy Edgar - Color Strip

“Warp’çu”lar için değil ama geri kalan kitle için kulaktan kaçmış bir albüm: Color Strip.


Devam >>

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010