Kriz Modası
Sizi bilmem ama ben bu aralar her yerde koca koca harflerle yazılmış %50 indirim tabelalarına çok gıcık oluyorum. Normalde Ocak ayında içimizi ısıtan, Temmuz’da ferahlatan indirim sezonu krizle birlikte indirim yılı halini almış durumda. Yapacağım varsa da kursağımda bırakıyorlar alışveriş hevesimi. Nereye baksam ısrarla gözüme sokmak ister gibi tüm mağazalar krizde olduğumuzu. E haliyle de bu olay ters tepkiye sebep oluyor. Normal zamanda güle oynaya çıkacağımız alışveriş serüvenleri, yerini hesaplı harcamayı hatırlama gezilerine bırakmış gibi. Ama gelin görün ki moda dur durak bilmez, kriz de olsa kıtlık da, bir yolunu bulur da girer hayatımıza öyle değil mi sevgili modaseverler. Şimdi gelin krizle birlikte modanın hayatımızda nasıl bir yer edindiğine bakalım.

Aslında birkaç yıldır yükselişte olan vintage modası bu sene tasarımcıların ilkbahar-Yaz koleksiyonlarında kendine oldukça fazla yer edindi, hatta öyle ki artık üzerinde vintage bir parça bulunmayan kişiler yeterince “fashionable” değilmiş gibi bir izlenim bile yaratılmış oldu. Aslında anlam olarak, kendi zamanında moda olan bir şeyin günümüzde yeniden kullanılması vintage, yani saklanmış tek ve özel olan bir şeyden bahsediyoruz. Gelgelelim dünyada kriz var ve bu tek ve özel olan parçalar da tahmin edebileceğiniz gibi biraz pahalı, ama hiç dert etmeyin modanın her zaman bir çözümü vardır örneğin, Vintage görünümlü kıyafetler! Artık her yerde üstelik de %50 indirimli! Bir şekilde vintage görünmek hepimizin elinde, yok siz de benim gibi bu indirime sinir olanlardansanız onun da bir çaresi var. Son zamanlarda hızla artan başka bir trend ise DIY-do it yourself- dediğimiz kendin pişir kendin ye modası. Eskimiş kıyafetlerimizi elimize alıp içimizdeki tasarımcıya yürü ya kulum diyor ve kesip biçip kendi tasarımlarımızı yaratabiliyoruz artık. Böylelikle krizden hiç etkilenmeden eski kıyafetlerimizle yepyeni bir gardıroba sahip oluyoruz. Hem kıyafetlerin solmuş, yırtılmış ya da büyük geliyor olması da hiç önemli değil. Yırtılmış çoraplar, sökülmüş kazaklar hepsi ama hepsi tarzınızı güçlendiren öğeler. Ayrıca sadece sizin değil anne babanızın, abinizin ablanızın giymediği kıyafetleri de çeşitli aksesuara, ceketlere ve yeleklere dönüştürmeniz mümkün. Özellikle boyfriend jean ve boyfriend jacket teması da ayrıca revaçta olan bir alan, bu da erkek arkadaşlarınızın dolaplarını da gözden geçirmenize olanak sağlıyor. Alın size hiç yoktan bir sürü alışveriş kapısı, hem de kendinizi bir tasarımcı gibi hissetmek de cabası. A tabi unutmadan cropped t-shirt dediğimiz kısa t-shirtler de bu modanın kapsamı içinde, abisi ablası olmayan küçük kardeşlerini de kullanabilir yani. Eğer siz de siniri bozuk bir alışveriş canavarıysanız, modanın size bundan daha güzel hizmet edebileceği bir dönem yok. Kendi yaptığımız amatör görünümlü kıyafetler en “it” görünümü sağlıyorken bundan faydalanmak lazım. Hazır yapabiliyorken elinize iğne iplik makas çamaşır suyu alıp işe koyulun derim. Sonra pişman olduğunuzda metalden giysiler moda olmuş olabilir.


Anasayfa>>
Moda Bölümü>>
|