 |
| |
 |
Re-Make
Çok güzeldi, haydi daha fazla para ile yeniden yapalım...
Devam >>
|
|
|
|
 |
 |
| |
 |
Supernatural
Supernatural’ın varlığından aslında dizinin başladığı 2005 yılından beri haberdardım, ancak gerek ülkemizde bir kanalın yayınlamıyor oluşu, gerekse “kotalı internet” diye bir icat olduğundan uzunca bir süre izleme şerefine sahip olamadıydım. Bu diziye olan sevgim ve saygım o kadar üst bir düzeye ulaştı ki, tutup neresini anlatacağımı, eleştireceğimi, tanıtacağımı bilmiyorum.
Devam >> |
|
|
|
 |
 |
| |
 |
Star Trek
Sayın J.J. Abrams,
Hem Lost, Alias gibi birbirinden harikulade dizilerle bizi tanıştırdığınız hem de Cloverfield gibi aklımı çıkaran bir projeyle çıkageldiğiniz için size ne kadar müteşekkir olduğumu bilemezsiniz.
Devam >>
|
 |
 |
X-Men Origins: Wolverine – X-Men Başlangıç: Wolverine
Bryan Singer’ın da beni pek tatmin edemeyen serilerinin ardından Brett Ratner’ın çektiği “X-Men: The Last Stand”in bütün o önemli karakterleri piç eden senaryosu çocukluk hayallerimi de kendisiyle beraber dibe çektiğinden beri yeni bir X-Men filmine koşa koşa gitmeyecek kadar yeterli sebebim vardı.
Devam >>
|
 |
 |
Martyrs – İşkence Odası
İlk olarak, !f İstanbul' da, ardından da vizyonda gösterim şansı bulan Pascal Laugier'in yönettiği "gore" türünde bir film olarak sınıflandırabileceğimiz 2008 yapımı Martyrs, "İşkence Odası" olarak Türkçe'ye çevrilmiş olan isminden de anlaşılacağı üzere; izleyiciye bolca kan, vahşet ve işkence vaat eden bir Fransız filmi.
Devam >> |
 |
Friday, the 13th – 13. Gün
İlk kez kaç yaşında Jason'la tanıştım hatırlamıyorum ama kesinlikle korkmadığımı hatırlamıyorum. İnsanın bilinç-altıyla oynayan, yem olma empatisi getiren korku filmlerinden zaten etkilenmediğim kesin. Madem empati kuracağız, kovalanan olacağız, niye bu filmleri normal bir zekaya sahip insan evladı ne yaparsa öyle yapmazlar, anlamıyorum. Belki de Amerikan gençliği bu kadar salak cesaretine ve korktuğunda da şuursuz korkaklığına sahiptir; bilemiyoruz.
Devam >>
|
 |
|
|
|
 |
 |
| |
 |
The Descent – Cehenneme Bir Adım
"Dünya başka bir dünya gibiydi. Uysallaştırılmış, zincire vurulmuş bir canavara bakmaya çalışmıştık, oysa orada gördüğümüz, canavarca ama özgür bir şeydi. Dünya dışında bir şeydi, insanlar da, hayır, insanlık dışı değildiler. En kötüsü de buydu anlıyor musunuz? İnsanlık dışı olmadıkları kuşkusu...
Devam >>
|
 |
|
|
|
 |
|
|