Pixies - Surfer Rosa

Yeraltındaki müziklerin yeryüzüne yayılmasında basitçe iki coğrafyada iki akım görev aldı. Amerika’daki grunge ve Ada’daki britpop. Amerika ayağında başı Nirvana çekmişti genel geçer. Öyle mi? Nirvana mı? Yoksa Pixies mi?
Nirvana’nın, Pixies’in enerjisini punk’a yönlendirmesini mi sayalım? Yoksa Pixies’in ‘sessizlik-gürültü-sessizlik’ formülünü aşırıp kendi omurgası yapmasını? Evet alternatif ve indie müzik dolaylı ve dolaysız Pixies’e çok şey borçlu.
Geçmişte anlattığım plak hikâyelerinde yine geçen bir mekân: Polonya ve Varşova. Varşova’nın merkezindeki bayıldığım kültür mekânı Empik’in en üst katındayım yine. Cd’lere göre sayısı çok az olan plaklara dalmışım gidiyorum. “Surfer Rosa”nın beyaz zemin üzerine yarı çıplak Latin hatun temalı kapağını gördüğümde heyecanıma hâkim olamadım, elbette plağı anında korumam altına alarak kasaya yöneldim.
“Surfer Rosa”, Black Francis’in alternatif rock yönünü eksiksiz yansıtan harika bir albüm. Steve Albini’nin imzası olan doğal ve konser kaydı tadını yakalamaya çalışan mühendisliği ile albümü plak formatında dinlemek gerçek bir hazsal doruk noktası. Alternatif ve indie dinleyip hala Pixies ve Surfer Rosa ile tanışmamış olanların acil bir randevuya ihtiyaçları var. Ben randevumu Placebo’nun da müthiş cover’ladığı ‘Where Is My Mind’a vermiştim. Plağın B yüzünün ilk şarkısı olur kendileri tanıştırayım. Siz tanışırken ben şarkı sonrası rahatlama seansım için kurabiye ile süt eylemindeki randevuma yetişmeliyim, iyi eğlenceler.

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|