 |
| |
 |
28. Uluslararası İstanbul Film Festivali
Festivali geride bırakırken izleme şansı bulabildiğimiz filmleri ve festivalle ilgili gözümüze çarpanları aktaralım dedik.
Devam >>
|
|
|
|
 |
 |
| |
 |
Weeds
Weeds, Desperate Housewives’ın başarısının ardından “ev hanımları konsepti tuttu, niye biz de ekmeğini yemeyelim?” hissiyatıyla yayınlanmaya başlamış gibi dursa da DH’ın konseptinden çok çok uzak ve acayip bir mizah anlayışına sahip, banliyöde geçmesi dışında ona öykünen bir yanı olmayan, “bi acayip” bir dizi.
Devam >> |
|
|
|
 |
 |
| |
 |
Underworld: Rise of the Lycans – Karanlıklar Ülkesi: Lycan’ların Yükselişi
Doğanın giz kilidini açacak anahtarların peşindeki bilim adamları, kimi zaman Tao’nun kimi zaman pozitif bilimlerin rehber olduğu araştırmalar, gerçek-hayal ya da rüya arasında gidip gelen, efsane ve mitlerle beslenen insan zihni ve bedeninin büyülü yolculuğu, kimi zaman aşktan kimi zaman uyuşturucudan acı çeken sevgililer; ya da ölüm ve ölümsüzlük üzerine sorulmuş soruların cevabını arayış… Aronofsky uzun süren bir gecenin karamsarlığından sonra The Wrestler ile çok daha anlaşılır, çok daha eğlenceli ama bir o kadar da iyi.
Devam >>
|
 |
 |
Hayat Var
Gün geçtikçe değeri yükselen Türk Sineması'nın en önemli yönetmenlerinden biri olan Reha Erdem'in 5. filmi olan Hayat Var, sonunda vizyonlarımıza az sayıda kopyayla da olsa girdi. Gişede fark edilebilinir bir başarı sağlamasa da ve Antalya'dan sadece Siyad Özel Ödülü alarak hayal kırıklığı ile ayrılsa da film, oldukça başarılı bir senaryoya, görüntü yönetmenliğine, yönetmenliğe ve oyunculuğa sahip. Bir filmin iyi olması için gereken tüm özellikleri fazlasıyla bünyesinde taşıyan bu yapımın, halk tarafından bir nevi görmezden gelinmesi oldukça üzücü bir durum.
Devam >>
|
 |
 |
The Oxford Murders – Oxford Cinayetleri
The Oxford Murders, ilk sahneleri ile insanda büyük beklenti uyandıran ve hüsrana uğratan bir film. Elijah Wood hayranları için de büyük hayal kırıklığı. Filmi usta oyuncu John Hurt de kurtaramıyor maalesef. Fakat bir şeyi de öve öve bitiremem herhalde, o da filmin müzikleri.
Devam >> |
 |
The Reader - Okuyucu
Kate Winslet! Gel evimin hanımı çocuklarımın anası ol! GERÇEKTEN! Seviyoruz seni... Kate ablamızdaki doğal güzellik Hollywood'ta çoğu kadında yok. Bu bir gerçek. Kadın da bu doğal güzelliğini iyi kullanıyor. Öyle kokoş kıyafetlerden kaçınıyor, ağır makyaja gerek duymuyor. Gayet sade ve alımlı bir surata sahip ve mimikleriyle konuşmayı iyi biliyor.
Devam >>
|
 |
All the Boys Love Mandy Lane – Vahşet Partisi
Bir Kulunu Çok Sevdim, O Beni Hiç Sevmiyor…
Gözleri fettan güzel, henüz kimseyle birlikte olmamış Mandy Lane, okulun bütün erkeklerinin hayallerini süsleyen, kızlarınsa imreniyle iğreni karışımı bakışlar attığı boy desen boy pos desen pos, hem zeki hem sportif, hem çok güzel hem de bir o kadar saf, alçakgönüllü, hafiften de cilveli, genç ve çekici bir bayan (yes, this boy loves Mandy Lane too).
Devam >>
|
 |
 |
Marley & Me – Marley ve Ben
Birazdan Owen Wilson denen şahsiyetin oynadığı bir film hakkında olumlu şeyler söyleyeceğim, -ki bunların bazıları kendisini de kapsıyor- o açıdan lütfen beni yargılamayın, zaten çok zoruma giden bir durum.
Devam >> |
 |
Monsters vs. Aliens / Canavarlar Yaratıklara Karşı
gnctrkcll sponsorluğundaki REAL D 3D teknolojisi ile 3 BOYUTLU olarak 10 Nisan’da vizyona giren Canavarlar Yaratıklara Karşı sadece Cinebonus'larda gösterimde olacak.
Devam >>
|
|
|
|
 |
 |
| |
 |
Be Like Others – Herkes Gibi Ol
Be Like Others, Tanaz Eshagian tarafından İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın ağzının ortasına koca bir tokat atsın niyetiyle çekilmiş bir film sanırım. Kendisinin 2007'de Columbia Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada "İran'da hiç gay yoktur" söylemi üzerine bu filmi oturtmak acı bir gülümseme konduruyor insanın yüzüne.
Devam >>
|
 |
I Want You – Seni İstiyorum
Bir şarkısın sen “I Want You!”
İngiltere'de soğuk bir sahil kasabası. O uzun sahilde rüzgar estiğinde sanki sürekli koşan birinin ayak sesleri ve dağlayan bir keman melodisi duyulabilir. “Çok istediğim ve ulaşamadığım sürekli sahilde koştuğum neydi” der biri... Dalgalardan yorulmuş bir taş mı, o taştan bir kalp mi, gizemli bir kadın mı, saplantılı bir erkek mi yoksa yeniden bir başlangıç mı...
Devam >>
|
 |
|
|
|
 |
|
|